BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ve ko­ca bir dün­ya

Ve ko­ca bir dün­ya

En gü­zel ör­nek­le­ri­ni Sel­çuk­lu ve Os­man­lı sa­nat­kâr­la­rı­nın ver­di­ği se­def kak­ma­cı­lı­ğı, gü­nü­müz­de de ya­şa­tı­lı­yor. De­niz­den top­la­nan yu­mu­şak­ça ka­buk­la­rı; Kur’an-ı ke­rim mu­ha­faza­la­rı­na, rah­le­le­re, kol­tuk­la­ra, seh­pa­la­ra ve kah­ve tep­si­le­ri­ne le­tâ­fet ka­tı­yor.



> İr­fan Öz­fa­tu­ra - ir­fan.oz­fa­tu­ra@tg.com.tr As­lın­da se­def öy­le bu­lun­maz Bur­sa ku­ma­şı de­ğil, su­da ya­şa­yan yu­mu­şak­ça­la­rın ka­buk­la­rı bun­lar. Evet ilk ba­kış­ta “be­yaz” de­dirt­se­ler de de­ği­şik ci­het­ler­den al­dı­ğı ışı­ğa gö­re, açık ma­vi, şe­ker pem­be, ye­şil ve sa­rı ton­lar ala­bi­li­yor­lar. Sa­ğa so­la oy­na­tır­sa­nız renk­ler dal­ga­la­nı­yor, Ye­ni Ca­mi av­lu­sun­da­ki gü­ver­cin­le­rin bo­yun­la­rı­nı an­dı­rı­yor­lar... Ka­buk­ta öy­le ahım şa­hım bir hu­su­si­yet aran­mı­yor, bü­yük kü­çük de fark et­mi­yor, za­ten ufak ufak kı­rı­lıp çar­ka tu­tu­lu­yor. Ama tah­ta özen is­ti­yor ba­kın, gür­gen bu­lur­sa­nız ta­mam, ce­viz olur­sa âlâ... Ko­yu renk­li aba­noz, pe­le­senk, ma­un aliy­yul âlâ... He­le din­len­di­ri­lip ku­ru­tul­muş­sa... ALET İŞ­LER, EL ÖVÜ­NÜR Ge­ri­si ma­ha­re­ti­ni­ze kal­mış, ön­ce ürü­nün is­ke­le­ti­ni ça­tı­yor­su­nuz, rah­ley­se rah­le, kab­zay­sa kab­za... Ve ya­kı­şa­ca­ğı­na inan­dı­ğı­nız mo­tif­le­ri çi­zi­yor­su­nuz tah­ta­ya. İn­ce çiz­gi­ler gü­müş te­le kı­la­vuz olu­yor, ön­ce kes­ki ile oluk açı­yor­su­nuz, ça­kı­yor­su­nuz çı­kı­yor. Tel­ka­ri­le­ri tut­kal­la­sa­nız iyi ama ya­pış­tır­ma­sa­nız olu­yor, ci­la­yı ye­yin­ce ye­ri­ni se­vi­yor. Bez­le bir ova­lı­yor­su­nuz pı­rıl pı­rıl gü­lüm­sü­yor. Bu­ra­da gü­müş şart de­ğil, al­tın da kul­la­na­bi­lir­si­niz, alü­min­yum da... Ar­tık ne ka­dar büt­çe­niz var­sa... Ge­le­lim se­def ka­kı­la­cak kıs­ma. İlk iş yi­ne de­kor çi­zi­mi... Zik­ro­lu­nan alan kes­ki­ler­le oyu­lu­yor. Ve us­ta­lar çar­kın ba­şı­na çö­kü­yor, ma­hir el ha­re­ket­le­ri ile boş­lu­ğa cuk otu­ra­cak ta­ne­ler ha­zır­lı­yor. Se­def­ler yu­va­la­rı­na ko­nu­yor ve mik­ta­rı ka­fi ce­viz ta­la­şı ka­tıl­mış so­ğuk tut­kal­la ya­pış­tı­rı­lı­yor. Er­te­si gü­ne ka­dar ku­ru­ma­sı bek­le­ni­yor. Son­ra­sı zım­pa­ra bo­ya. Bir şey ta­bi­i... Ci­la! Bir ne­vi re­çi­ne olan go­ma­lak ci­la! Ge­ri­si vit­rin rek­lam... Ar­tık pa­zar­la­ma gü­cü­nü­ze ka­lı­yor. Se­def­çi­li­ğin Çin ve Hint kül­tü­rün­de hu­su­si bir ye­ri var­sa da en gü­zel se­def­le­ri Sel­çuk­lu ve Os­man­lı sa­nat­kâr­la­rı ya­pı­yor. Bu sa­nat 16. Yüz­yıl­da ke­ma­le eri­yor. Ca­mi ka­pı­la­rın­da, min­ber ka­nat­la­rın­da, va­az kür­sü­le­rin­de gö­rün­me­ye baş­lı­yor. Se­def işi­ne bil­has­sa En­de­run­lu us­ta­lar hız ka­tı­yor. Me­rak za­man­la sal­ta­nat ka­yık­la­rı­na, ha­nım na­lın­la­rı­na, hat­tat ta­kım­la­rı­na da sıç­rı­yor. Der­ken ev­le­re si­ra­yet edi­yor, özel­lik­le Kur’an-ı ke­rim mu­ha­fa­za­sı, rah­le, kol­tuk, seh­pa, si­lah kab­za­sı, tü­tün ta­ba­ka­sı, kah­ve tep­si­si gi­bi eş­ya­la­ra le­ta­fet ka­tı­yor. Da­ha­sı bas­ton­lar, boy ay­na­la­rı, kı­lıç­lar, kon­sol­lar, piş­tol­lar, şam­dan­lar, san­dık­lar, si­ni alt­la­rı, ka­vuk­luk­lar (şim­di te­le­fon­luk ol­du) se­def­siz ol­mu­yor. Mü­cev­her çek­me­ce­le­ri, nar­gi­le­ler, han­çer­ler da­ha ne­ler ne­ler... Gü­nü­müz­de se­def işi­ni Ga­zi­an­tep omuz­lu­yor. Hal­bu­ki şe­hir­de bir se­def ge­le­ne­ği yok, bu işe alt­mış­lı yıl­lar­da el at­mış ve hız­la me­sa­fe al­mış­lar. Za­man za­man ru­mî, ba­rok ve ara­besk üs­lup­lar öne çık­sa da da­ha zi­ya­de Sel­çuk­lu ve Os­man­lı mo­tif­le­ri iş­le­ni­yor. İKİ ÜN­LÜ SE­DEF­KAR 19. yüz­yı­la gi­rer­ken, se­def­kâr­lık nis­pe­ten ge­ri­li­yor. An­cak sön­mek­te olan kan­dil iki kez şavk­la­nı­yor: Se­def­kâr Va­sıf (Se­def) ve Ulu Ha­kan!... Va­sıf, bu işe Mek­teb-i Bah­ri­ye’de “va­kıf” olu­yor. Emek­li­ye ay­rı­lın­ca Be­şik­taş’ta bir tez­gah açı­yor ve me­sa­isi­ni sa­na­tı­na ve­ri­yor. Çok ese­ri var ama Hır­ka-i Saa­det Da­ire­si’nde­ki ka­pı­la­rı “pes ya­ni” de­dir­ti­yor. 2. Ab­dül­ha­mid Han’ın hü­küm sür­dü­ğü yıl­la­rı bi­li­yor­su­nuz. Sul­tan ka­la­ba­lık­lar için­de ya­pa­yal­nız, ki­mi tut­sa elin­de ka­lı­yor. Bu ka­dar hai­nin, ga­fi­lin ara­sın­da in­san na­sıl stres sa­hi­bi ol­maz? Ol­mu­yor iş­te, bu­nal­dı­ğı an­lar­da atöl­ye­si­ne çe­ki­li­yor, tah­ta­lar­la dert­le­şi­yor. O ha­ki­ki bir sa­nat­kar, eser­le­rin­de­ki zarafeti dost düş­man her­kes ka­bul edi­yor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT