BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NASIL BİR BELEDİYE-4-

NASIL BİR BELEDİYE-4-

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Belediyeler sözleşmeli personel çalıştırmalı. Başka personeli olmamalı. İşçisi memuru sözleşmeli olmalı. Belediye başkanı ile gelip, belediye başkanı ile gideceğini kişiler peşinen kabullenmeli” dedi.



Sözleşmeliye geçmeliyiz Melih Gökçek, hareketli bir kişiliğe sahip. Sorularımızı da hızlı ve heyecanlı bir şekilde cevaplandırıyor. Vatandaşa hizmetin önündeki engellerin kaldırılmasını savunuyor. Hizmetin yolu da belediye kaynaklarının artırılmasından geçiyor. Ancak Gökçek, yeni kaynaklar konusunda devletin pek de istekli olmadığının farkında. Öncelik verdiği konular arasında özelleşirme ve personel sayısının azaltılması var. Tabii mevzuatın sadeleştirilip günümüz şartlarına uydurulması da... Gökçek, yapılacak işin başkanları mevzuat içinde boğmak yerine, onları sade, anlaşılır, kısa ve öz bir kanunla hizmete teşvik etmek olduğunu söylüyor. * Sağlık ve eğitim hizmetlerinin belediyelere devredilmesine nasıl bakıyorsunuz? Bu konuda yerel yönetimlere yetki verilmeli mi? Vermiyorlar, hayır. Sağlık hizmeti yapmaya şu anda imkan var. Dilediğiniz kadar hastane açın, engel yok. Ama kaynağı vermiyor. Kaynak vermeyince hastaneyi ne ile açacaksınız? Sağlık hizmetleri en pahalı hizmet. Bir belediyeye getirilebilecek en büyük yükü getirmek istiyorsan sağlık hizmeti ver. Geliri çok az, gideri çok fazla. Devlet eğer bu yetkiyi bize vermek istiyorsa, kaynağını da vermeli. Eğitim hizmetlerine gelince, devlet belediyelere güvenmez. Güvenmediği için de boşu boşuna konuşmaya gerek yok. Dünyanın bütün demokratik ülkeleri güvenir, belediyelere eğitimi devreder, bizde devretmezler. Bunu unutun. KALİTELİ YÖNETİM * Belediyelerin kaliteli bir yönetim kadrosu, daha profesyonel bir çalışma düzeni kurması için neler yapılmalı? Bir kere bu hantal yapıdan, işçi ve memur yapısından kurtulmak lazım. Belediyeler sözleşmeli personel çalıştırmalı. Başka personeli olmamalı. İşçisi memuru sözleşmeli olmalı. Belediye başkanı ile gelip, belediye başkanı ile gideceğini kişiler peşinen kabullenmeli. Ben belediye başkanı olarak geçmiş dönem yönetiminden yararlı olduğuna inandığım insanlar olursa bunların ideolojik yapısına bakmam. Kimse de bakmaz. Onlar kalır. Ama bürokraside o kadar çok işe yaramayan, devlet memuriyetinden başka hiç bir iş yapamayacak insan var ki, bunlar da belediyelerin sırtına yük. Bakın Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 19 bin personeli var. 19 bin personel 9 bine inse yeter. 10 bin personele ödediğim para otomatikman yatırıma dönüşür. Ankara’ya verdiğim hizmet kat be kat artar. 10 bin personele 1 yıl içerisinde verdiğiniz para aşağı yukarı 60 trilyon lira civarında. 5 senelik bir belediye başkanlığını düşünün, bugünkü rayiçle 300 trilyon lira. Yaklaşık 600-650 milyon dolar. Düşünebiliyor musunuz 300 trilyonla neler yapılır Ankara’ya. Mesela Ankara’nın alt üst geçit problemi kökünden biter. İLÇELERLE DİYALOG * Peki mevcut sistemde büyükşehir - ilçe belediyelerinin ilişkilerini nasıl buluyorsunuz? Birtakım aksaklıklar var. O aksaklıkların giderilmesi için kanunda ufak tefek değişiklikler yapılması lazım. Fazla değil. Ben şu kadarını söyleyeyim. Bu benim kişisel kanaatimdir. Başkaları katılmayabilir: Büyükşehir belediye başkanı seçildikten sonra, ilçe belediye meclislerinin içinden ilçe belediye başkanını büşükşehir belediye başkanı seçmeli. Neden? Uyum içinde çalışabilmesi için. Halk büyükşehir belediye başkanına verdiği bu imkanı bütün ilçelerde kullanmalı. Eğer atamayı ben yapacak olursam, göreve gelecek olan kişi benimle uyumlu çalışmak zorundadır. Gerçi Allah’a hamdolsun kendi partim ve partim dışındaki belediye başkanları ile hiçbir sorunum yok. Ama bu bir ana prensip. Şimdiye kadarki uygulamalardan gördüğümüz şu ki, bazı ilçe belediye başkanlarının kendilerini büyükşehir belediye başkanının yerine aday olarak görmesi iki başkan arasında çok ciddi sıkıntılara meydan veriyor. Bu olay, 15 büyükşehirin 10’unda yaşanıyor. Yaşanmaması için büyükşehir belediye başkanının ilçe belediye başkanını seçmesi daha iyi olur. Sistem de şöyle işlemeli: Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyelerinin tüm gelirleri bir kasada toplanmalı. Daha sonra ilçe belediye başkanına sarfedeceği paralar, yapacağı yatırımlar büyükşehir belediye bütçesinden verilmeli. Onlar da ona göre ilçede yatırımlarını yapmalı. Personel de yarı değil, bütün olarak kabul edilmeli. Dolayısıyla fazlaylı, azdı, eksikti sıkıntıları da ortadan kalkmalı. - Siz ayrı belediyeler yerine, tek bir belediye olarak düşünüyorsunuz. - Tek bir belediyenin bir nevi uzantıları, şubeleri. Yine belediye olacak. Ama randıman alınabilmesi için büyükşehirin emrindeki belediye başkanları olacak. Gene belediye meclisleri olsun, gene denetim ve kararlar olsun. Ama ilçe belediye başkanını büşükşehir belediye başkanı seçsin. ALTYAPI VE ULAŞIM * Belediyenin temel görevi olan altyapı ve üstyapı konusunda neler yaptınız? Ankara’nın altyapısı yoktu. Kanalizasyon ve yağmur suyu problemini geçen dönem yüzde 90 oranında bitirdik. Su diye bir sorunumuz zaten kalmadı. Toplu taşım konusunda raylı sisteme; trafik konusunda alt ve üst geçitlere çok önem verdik. Eğer Ankara’da alt ve üst geçitler geçen dönemde yapılmasaydı, zaten sıkı olan trafik hepten felç olmuştu. Alt ve üst geçitlerin faydasını vatandaşımız yakından görüyor. Medeniyet demek yeşillik demektir. Ankara şimdi Türkiye’nin en yeşil şehirlerinin başında geliyor. Kişi başına 2 metrekareden aldık, 6 metrekareye çıkardık. Avrupa standardı 7 metrekare. Bu bir devrimdir. Başarılı olamadığımız bir konu var ki, toplu konut meselesidir. Onun da sebebi, kanunların bize verdiği yetkilerdeki kısıtlamadır. Geçen dönemde ilçe ve büyükşehir belediyelerinin aynı partiden oluşu bu tip işleri kolaylaştırıyordu. İtiraz etmiyorlardı. Biz Dikmen Vadisi’ne ağırlık verdik, Çankaya Belediyesi bizi engelledi. Bitirebildiğimiz konut sayısı bin civarında oldu. Toplu konut meselesine yeni çıkacak olan kanundan sonra çok daha büyük ağırlık vermemiz mümkün olacak. Büyükşehir Belediyesi başından sonuna kadar projeyi yürütme yetkisine sahip olmalı. Bu yetkiye sahip olmayınca, alt belediye ile yetkilerinizi paylaşınca alt belediye de maalesef köstek olabiliyor. Özelleştirme 10 misli ucuz * Sayın Gökçek, özelleştirme yapıyor musunuz? - Yapıyoruz. Her konuda özelleştirmeye gidiyorum. Belediyeyi küçültmeye çalışıyorum, çalışacağım da. Başka türlü ayakta durma şansı zaten yok. Temizlik hizmetlerini, bakım hizmetlerini; sayaç okuma, sökme takma işlerini, havuz bakımlarını, park ve bahçelerdeki güvenlik görevlilerini özelleştirdik. Hepsini özel sektöre yaptırıyoruz. Bu suretle hizmeti çok daha ucuza alıyoruz. Şöyle bir örnek veriyim: Ankara’daki tüm park ve bahçelerin bakımını piyasaya yaptırırsak, bin metrekaresi 67 milyon lira. Kendimiz yaparsak, en az brüt 700 milyon lira bir işçinin ücreti, artı 3 vardiyalık bir yerde çalışıyorsa, 2 milyar 100 milyon lira. Düşünebiliyor musunuz? Ankara’nın bütün park ve bahçelerinin bakımını adam istihdam etmek suretiyle yapmaya kalksak, hiç mübalağasız piyasaya verdiğimizin en az 10 mislini veririz. Özelleştirmenin bu kadar faydası var. Şimdi asfaltı da özelleştiriyoruz. Süpürge araçlarımız vardı özelleşmeyen, onları da özelleştiriyoruz. Bu suretle özelleştirmeyi bitiriyoruz. Kültürel hizmetler ihmal ediliyor * Sosyal ve kültürel hizmetler konusunda neler yapıyorsunuz? Vazifeleriniz arasında bu tür hizmetler de var mı? Bunlar bizim vazifemiz. Belediye kanununda “sosyal ve kültürel projeleri yapar” diyor. Sosyal projeler o kadar geniş ki, belediye başkanının ufkuna bağlı. Bizde kültür hizmetlerine yeterince önem verilmiyor. Mesela her ilçemizde bir kütüphane olması gerek. Ancak Kültür Bakanlığı açmıyor, belediye de açamıyor, sonra da vatandaş neden okumuyor diye soruyoruz! Açamaz değil, açma yetkisi var. Ama bu hizmet ihmal edilmiş bir hizmet. Yapılması, geliştirilmesi gereken bir hizmet. Eğitim hizmeti de bize yüklenmiş olsa, onlara daha fazla mecbur kalırız. Bütün mesele kaynak meselesi. Kaynağınızın yettiği sürece siz hizmetleri dağıtabiliyorsunuz. Başarı ve başarısızlık * Uzun süreli belediye başkanlığınız sırasında başarılı olduğunuz alanlar hangileri? - Onu halk takdir eder. * Bir de başarısız olduğunuz bir alan ve sebepleri. Benim belediye başkanlığım döneminde ağırlık verdiğim konuların başında sosyal projeler gelir. Altyapı ve üstyapı kadar sosyal projelere de önem verdim. İddiam şudur: Bizim sosyal projelerimiz Türkiye’de Allah’ın izniyle bir numaradır. Kültür ve sanatta da bir numarayız. Bizim yapmış olduğumuz kültür ve sanat faaliyetlerini hiçbir belediye yapmıyor. 40 ayrı branşta kültür sanat faaliyetimiz var. Hatta son zamanda bu rakam daha da yükseldi. Hani ilk başta bir ‘heykele tükürme’ olayı çıktı. Sanat düşmanı olduk çıktık. Bizde, bale ve senfoni orkestrası hariç, aklınıza gelen bütün sanat dallarında çalışma var. Kent orkestrasından tutun, halk müziğine; resimden minyatür sanatına; tiyatrodan orta oyunu ve kuklaya; sirklerden tutun büyük halk konserlerine kadar. Sanat dediğiniz zaman hepsini yapıyoruz. Türkiye’de bu kadar çok yapan yok. Bir numarayız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT