BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuğunuza güven duygusu kazandırın

Çocuğunuza güven duygusu kazandırın

Em­ni­yet, ço­cuk­lar­da gö­rü­len prob­lem­ler­le il­gi­li mi­ni bir ki­tap­çık ha­zır­la­dı ve tüm bi­rim­le­re gön­der­di. Ki­tap­çık­ta an­ne-ba­ba­la­ra önem­li tav­si­ye­ler var.



> Sü­ley­man De­mir / AN­KA­RA Ço­cuk ge­li­şi­mi sı­ra­sın­da or­ta­ya çı­kan prob­lem­ler kar­şı­sın­da an­ne ve ba­ba­la­rın ki­mi kez ça­re­siz kal­dı­ğı­nı, ki­mi kez de yan­lış yön­tem iz­le­ye­rek ço­cuk­lar­da ka­lı­cı problemlere se­bep ol­du­ğu­nu fark eden em­ni­yet, psi­ko­log ve reh­ber­lik uz­man­la­rı­nın des­te­ğiy­le mi­ni bir ki­tap­çık ya­yın­la­dı. Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü Per­so­nel Dai­re Baş­kan­lı­ğı İn­san Kay­nak­la­rı Ge­liş­tir­me Şu­be Mü­dür­lü­ğü Reh­ber­lik ve Psi­ko­lo­jik Da­nış­ma Amir­li­ği ta­ra­fın­dan çı­ka­rı­lan ya­yın, an­ne-ba­ba­lar için al­tın öğüt­ler içe­ri­yor. Kor­ku­lar­dan tik­le­re, ya­lan söy­le­me­den par­mak em­me­ye ka­dar bir­çok problemin çö­zü­mü için an­ne-ba­ba­la­ra yol ve yön­tem gös­te­ri­li­yor. İş­te ko­nu ko­nu al­tın öğüt­ler: KOR­KU­LAR > Ço­cu­ğun kor­ku­la­rı yok sa­yıl­ma­ma­lı, önem­sen­me­li ve alay edil­me­me­li. > Kor­ku­nun sebepleri araş­tı­rı­la­rak, tedbir alın­ma­lı > Kor­ku­la­rı­nı ye­ne­bil­me­si için sa­bır­lı olunmalı. Uy­gun za­man­lar­ında, kor­ku­la­rı hak­kın­da ko­nu­şul­ma­lı. > Kor­ku içe­rik­li film­ler iz­let­ti­ril­me­me­li ve ma­sal­lar an­la­tıl­ma­ma­lı. > Kor­ku, di­sip­lin ara­cı ola­rak as­la kul­la­nıl­ma­ma­lı. TİK­LER > Ti­kin sebebi an­la­şıl­ma­lı ve tedbir alın­ma­lı. > Ti­ki sebebiyle ço­cuk kü­çük gö­rül­me­me­li ve ce­za­lan­dı­rıl­ma­ma­lı. > Okul­da öğ­ret­men­le­riy­le iş­ bir­li­ği ya­pıl­ma­lı. PAR­MAK EM­ME > Bu dav­ra­nı­şıy­la sü­rek­li il­gi­len­mek­ten ka­çı­nın. > Par­ma­ğı­nı em­di­ği için dik­kat­le­ri ço­cu­ğa yö­nelt­me­yin, eleş­tir­me­yin, alay et­me­yin. > Teh­dit, azar, da­yak ve par­ma­ğa acı sür­mek­ten ka­çı­nın. TIR­NAK YE­ME > Ço­cuk­la­rı kor­ku ve kay­gıdan uzak tu­tun. > İl­gi­si­ni, el­le­rin­den baş­ka ye­re çe­kin, el­le­ri­ni meş­gul ede­cek bir şey­ler ve­rin. > Gü­ven duy­gu­su­nu ka­zan­ma­sı­na yar­dım­cı olun. YA­LAN SÖY­LE­ME > Doğ­ru­yu söy­le­me ko­nu­sun­da ör­nek olun. > Ya­lan söy­le­di­ğin­de aşı­rı tep­ki ver­me­yin. > Bas­kı­cı bir tu­tum iz­le­me­yin. > Ba­şa­ra­ma­ya­ca­ğı dav­ra­nış­la­rı bek­le­me­yin. > Di­ğer ço­cuk­lar­la ve­ya kar­de­şiy­le kı­yas­la­ma­yın. > Ya­lan söy­le­me­si­ne or­tam oluş­tur­ma­yın. ÇAL­MA - HIR­SIZ­LIK > Mül­ki­yet ve ait­lik an­la­tıl­ma­lıdır. > İh­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­ya­cak ka­dar harç­lık ve­ril­me­li­dir. > Bir eş­ya­nın na­sıl ödünç alı­na­ca­ğı ve ge­ri na­sıl ve­ri­le­ce­ği öğ­re­til­me­li­dir. > Ço­cu­ğun ken­di­si­ne ait bir­kaç eş­ya­sı ol­ma­lı­dır. > Ço­cu­ğa ait eş­ya­lar kul­la­nı­la­ca­ğı za­man iz­ni is­ten­me­li­dir. > Kö­tü bi­ri ola­rak dam­ga­lan­ma­ma­lı ve ce­za-da­yak yo­lu­na gi­dil­me­me­li­dir. SAL­DIR­GAN­LIK > An­ne-ba­ba sal­dır­gan dav­ran­ma­ma­lı ve ço­cu­ğa olum­suz mo­del ol­ma­ma­lı. > Sal­dır­gan dav­ra­na­rak her is­te­di­ği­ni yap­tır­ma­sı­na en­gel olun­ma­lı. > Sal­dır­gan bir ço­cuk ke­sin­lik­le dö­vül­me­me­li. > Ço­cuk si­nir­li ol­du­ğun­da onun­la tar­tış­ma­ma­lı, sa­kin­leş­me­si bek­le­nil­me­li. > Ba­şa­rı duy­gu­su­nu tat­ma­sı sağ­lan­ma­lı. KE­KE­ME > Bas­kı­cı, ka­tı ku­ral­cı ve mü­kem­me­li­yet­çi tu­tum­dan vaz­ge­çil­me­li­dir. > Baş­ka­la­rıy­la kı­yas­lan­ma­ma­lı, baş­ka­la­rı­nın ya­nın­da azar­lan­ma­ma­lı. > Baş­ka­la­rı­nın ya­nın­da ke­ke­me­li­ğin­den söz edil­me­me­li. > Ko­nu­şur­ken, ko­nuş­ma­sı dü­zel­til­me­me­li ve ko­nuş­ma­sı tak­lit edil­me­me­li, baş­ka­sı­nı tak­lit et­me­si­ne de izin ve­ril­me­me­li. > Olum­lu dav­ra­nış­la­rı ödül­len­di­ril­me­li. Bay­ramların mutluluğunu yaşatın! > En gü­zel bay­ram­lar her­ke­sin ço­cuk­lu­ğun­da ya­şa­dık­la­rı­dır. Es­ki bay­ram­lar­la ye­ni bay­ram­lar ara­sın­da çok faz­la fark bu­lun­du­ğun­dan mı böy­le his­se­de­riz yok­sa ço­cuk ol­du­ğu­muz için mi bay­ram­lar bi­ze da­ha gü­zel ge­lir­di di­ye sık sık dü­şü­nü­rüm. > As­lın­da ço­cuk ol­ma­nın en­gin ha­yal gü­cü ve en kü­çük şey­den bi­le mut­lu ol­ma ha­li bay­ram­la­rı da da­ha özel ya­pı­yor. Çün­kü bay­ram­da ala­ca­ğı harç­lı­ğın he­sap­la­rı, yi­ye­ce­ği çi­ko­la­ta ve şe­ke­rin çok­lu­ğu ço­cuk­ça se­vinç­ler oluş­tu­rur on­lar­da. He­le bir ­de bay­ram­lık el­bi­se­le­ri alın­dıy­sa o ge­ce na­sıl uyur na­sıl sa­bah olur he­ye­can do­ruk­ta­dır. Bu kü­çü­cük se­vinç­ler o kü­çü­cük yü­rek­ler­de bay­ram­la­rı dev­leş­ti­rir. İş­te o za­man bay­ra­mın lez­ze­ti unu­tul­maz olur. > Pe­ki, es­ki bay­ram­lar­dan kay­bet­ti­ği­miz, yok olan ço­cuk­la­rı­mı­za mi­ras bı­ra­ka­ma­dı­ğı­mız ne­ler var di­ye hiç dü­şü­nü­yor mu­yuz? Ço­cuk ye­tiş­tir­mek özel­lik­le met­ro­pol şe­hir­ler­de bu­nu yap­mak hiç­ de ko­lay de­ğil. Ha­re­ket ala­nı kı­sıt­lı, dört du­var içe­ri­sin­de bü­yü­me­ye ça­lış­mak­ta ço­cuk­lar için hiç ko­lay de­ğil. Bu­nun hem ebe­veyn­le­re hem de ço­cuk­la­ra çok ağır fa­tu­ra­lar ödet­ti­ği­ni göz­lem­le­mek müm­kün. > An­ne ba­ba ol­mak akıl­lı ol­ma­yı ge­rek­tir­mek­te­dir. Biz­ler ­de akıl­lı an­ne ba­ba­lar ola­rak ço­cuk­la­rı­mız için ha­ya­tı dü­zen­le­ye­bil­me­li­yiz. Ör­ne­ğin bay­ram­la­rın sa­de­ce eğ­len­ce­den iba­ret ol­ma­dı­ğı­nı asıl ama­cın pay­laş­mak ol­du­ğu­nu on­la­ra ör­nek­ler su­na­rak öğ­re­te­bi­li­riz. Sev­gi­yi pay­laş­mak na­sıl olur? Bay­ram­da bir ta­til kö­yü­ne git­mek ye­ri­ne ai­le bü­yük­le­ri­ni zi­ya­ret et­ti­re­rek ve ak­ra­ba­la­rı­nı, kom­şu­la­rı­nı ha­tır­la­ma­sı­nı sağ­la­ya­rak sev­gi­yi pay­laş­ma­sı­nı öğ­ret­me­miz müm­kün. Ya­kı­nın­da­ki bir ar­ka­da­şı­na bay­ram he­di­ye­si al­ma­sı, ka­pı­ya ge­len ya da eve zi­ya­re­te ge­len mi­sa­fir­le­re çok sev­di­ği bay­ram çi­ko­la­ta­la­rın­dan ik­ram et­me­si en gü­zel öğ­ren­me şek­li­dir. (...Ha­ti­ce Bi­li­ci - Eği­tim­ci / Ya­zar) (hak­bi­na@gma­il.com) Türkiye’nin ‘ağ­zı­ çok bo­zuk’ Tür­ki­ye, ağız ve diş sağ­lı­ğı har­ca­ma­sı açı­sın­dan Av­ru­pa ül­ke­le­ri­nin ge­ri­sin­de kal­dı. Ge­liş­miş ül­ke­lerde ağız diş sağ­lı­ğı için 150 do­lar har­ca­nır­ken, bu ra­kam Tür­ki­ye’de 15 do­lar se­vi­ye­sin­de bu­lu­nu­yor. Ağız ve diş sağ­lı­ğı ala­nın­da hiz­met ve­ren mer­kez­le­rin sa­yı­sı 2002’de 13 iken bu ra­kam 2008 yı­lı Ey­lül ayı iti­ba­rıy­la 117’ye yük­sel­til­di. 2002 yı­lın­da bin 465 olan ünite sa­yı­sı 2008 yı­lı Ey­lül ayı iti­ba­rıy­la 3 bin 772’ye çı­ka­rıl­dı. 2007 yı­lın­da söz ko­nu­su mer­kez­ler­de dol­gu, ka­nal te­da­vi­si, diş çe­ki­mi, pro­tez, de­ter­traj iş­lem sa­yı­sı 11 mil­yon 559 bin 561 ola­rak ger­çek­leş­ti. An­cak, ih­ti­yaç du­yu­lan, ya­pıl­ma­sı ge­re­ken yıl­lık iş­lem 329 mil­yon 200 bin do­la­yın­da ol­du­ğu be­lir­til­di. (...Şük­ran Ka­ban / AN­KA­RA) REZENE KALBİ GÜÇLENDİRİYOR Mi­de ve ba­ğır­sak ga­zı, ço­cuk­lar­da gaz san­cı­sı, kalp yet­mez­li­ği, bron­şit ve ağ­rı­lı âde­te re­ze­ne ça­yı... Ha­fif­çe dö­vül­müş to­hum­lar­dan 1 çor­ba ka­şı­ğı kay­nar su ile haş­la­nır ve 2 sa­at dem­len­di­ri­lir. Gün­de 4 de­fa ye­mek­ler­den ön­ce bi­rer çay bar­da­ğı içi­lir. Süt ço­cuk­la­rı­na em­zir­me­den son­ra 2 kah­ve ka­şı­ğı ve­ri­lir. An­cak bu şi­fa de­po­su­nu ha­mi­le­le­re öne­ril­mi­yor. > İd­rar sök­tü­rü­cü: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak içi­lir. > An­ne sü­tü ar­tı­rı­cı: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­di­ri­la­rak içi­lir. > Ka­ra­ci­ğer tı­ka­nık­lı­ğı: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak so­ğuk içil­me­ye de­vam edi­lir. > Göz kuv­vet­len­di­ri­ci: Re­ze­ne otu ya da to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak içil­me­ye de­vam edi­lir. > Ay­ba­şı sök­tü­rü­cü: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak içi­lir. > Tı­ka­nık da­mar açı­cı: Re­ze­ne kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak içil­me­ye de­vam edi­lir­se, ka­ra­ci­ğer da­mar­la­rı­nı açar. > Sin­di­rim kı­lay­laş­tı­rı­cı: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­lıp ye­mek­ler­den son­ra içil­me­ye de­vam edi­lir. > Vü­cu­da kuv­vet ve­ri­ci: Re­ze­ne to­hu­mu öğü­tü­lüp bal­la ma­cun ya­pı­la­rak yen­me­ye de­vam edi­lir. > Hal­siz­lik: Re­ze­ne to­hu­mu kay­na­tı­lıp bal­la tat­lan­dı­rı­la­rak içi­lir. İNCİ “Gö­rü­nen o ki, in­san özün­de pu­su­da bek­le­yen bu ener­ji doğ­ru bir for­mül ile yö­ne­til­me­di­ği ve tür­lü şe­kil­ler­de bes­len­di­ği sü­re­ce, ço­cuk­la­rı­mı­zın po­tan­si­yel bi­rer şid­det uy­gu­la­yı­cı­sı­na, ken­di­mi­zin de bi­rer şid­det mağ­du­ru­na dö­nüş­me­si iş­ten de­ğil. Bu ne­den­le in­sa­nın şid­de­te şa­hit olup be­nim­se­ye­ce­ği du­rum­la­rı or­ta­dan kal­dır­mak­la baş­lan­ma­lı işe...” (...Se­zen Ak­su / Sa­nat­çı) SİZ­DEN GE­LEN­LER Mesajınız (...Hül­ya Ulu­bay’ın hi­ka­ye­si) ÇÖ­ZÜ­MÜN BİR PAR­ÇA­SI Ya­rım gün ça­lış­tı­ğım işim­den çı­ka­rıl­mış­tım, ar­tık ai­le büt­çe­si­ne hiçbir kat­kım ola­mı­yor­du... Tek ge­li­ri­miz an­ne­min baş­ka­la­rı­na el­bi­se di­ke­rek ka­zan­dı­ğı pa­ray­dı... Son­ra, an­nem birkaç haf­ta has­ta­lan­dı ve ça­lı­şa­maz ol­du... Elek­trik ida­re­sin­den gel­di­ler ve fa­tu­ra­la­rı öde­ye­me­di­ği­miz için elek­tri­ği­mi­zi kes­ti­ler... Son­ra da ha­va­ga­zı şir­ke­ti gel­di ve ha­va­ga­zı­mı­zı kes­ti­ler. Son­ra su­lar ida­re­si. Ama Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı, halk sağ­lı­ğı­nı ko­ru­ma ted­bir­le­ri da­hi­lin­de su­yu­mu­zu ye­ni­den bağ­lat­tı. Do­la­bı­mız­da yi­ye­cek çok az şe­yi­miz kal­mış­tı. Ar­ka bah­çe­mi­ze seb­ze ek­miş­tik, bah­çe­de ateş ya­kıp pi­şi­re­bil­dik­le­ri­mi­zi pi­şi­ri­yor ve yi­yor­duk... Bir gün kü­çük kız kar­de­şim hop­la­ya zıp­la­ya okul­dan gel­di ve “Ya­rın fa­kir­le­re ver­mek üze­re oku­la bir şey­ler gö­tür­me­miz ge­re­ki­yor” de­di. An­nem, “Biz­den da­ha fa­kir ola­bi­le­cek bi­ri­le­ri­ni ta­nı­mı­yo­rum” di­ye­rek söy­len­me­ye baş­la­dı... Bi­zim­le ya­şa­yan bü­yü­kan­nem eli­ni an­ne­min ko­lu­na ko­ya­rak ok­şa­dı: “Eğer bu ço­cu­ğa bu yaş­ta fa­kir ol­du­ğu fik­ri­ni ka­bul et­ti­rir­sen, o öm­rü­nün ge­ri ka­la­nı­nı öy­le ol­du­ğu­nu dü­şü­ne­rek ya­şa­ya­cak­tır... Ev­de yap­tı­ğı­mız re­çel­ler­den bir ka­va­noz kal­mış­tı... Bı­rak onu oku­la gö­tür­sün...” Bü­yü­kan­ne bi­raz ka­ğıt ve bir par­ça pem­be kur­de­le bul­du... Son re­çel ka­va­no­zu­mu­zu pa­ket­le­di... Kardeşim er­te­si sa­bah gu­rur­la­na­rak oku­la “fa­kir­le­re he­di­ye­si­ni” gö­tür­dü. Bu olay­dan son­ra top­lu­luk­ta bir prob­lem ya­şa­nı­yor­sa, o ken­di­si­ni do­ğal ola­rak çö­zü­mün bir par­ça­sı gör­me­ye baş­la­dı... FAT­MA NUR SAV Evin ve ai­le­si­nin ne­şe­si... Do­ğum gü­nü pas­ta­sı­nı ke­yif­le ke­ser­ken... (...Os­man Sav’ın al­bü­mü) Tarifiniz (...Fat­ma Nur Umut’un lez­ze­ti) KU­ZU PİR­ZO­LA Malzemeler > 8 Adet Pir­zo­la > 1/2 Çor­ba ka­şı­ğı un > 4 çor­ba ka­şı­ğı sal­ça > 12 adet ar­pa­cık so­ğa­nı > 12 adet ay­va di­li­mi > 1/2 çay ka­şı­ğı zen­ce­fil > 1/2 çay ka­şı­ğı ke­kik > 10 adet ka­ra­bi­ber > 1 bar­dak su > tuz > ke­kik > Kı­zart­mak için sı­vı yağ Ha­zır­la­nı­şı: ­Et­le­ri tuz ve ka­ra­bi­ber­le ovun. Pir­zo­la­la­rı una bu­la­yın. Faz­la unu sil­ke­le­yin. Kız­dı­rıl­mış sı­vı yağ­da ar­ka­lı ön­lü ya­rı ya­rı­ya kı­zar­tın. Pi­şi­re­ce­ği­niz ka­ba ko­yun. Ha­fif­çe su­lan­dı­rıl­mış sal­ça­yı üze­ri­ne dö­kün. Ka­lan ya­ğın içi­ne ka­buk­la­rı­nı soy­du­ğu­nuz ar­pa­cık so­ğan­la­rı ko­yup ha­fif­çe so­te­le­yin. Pir­zo­la­la­rın üze­ri­ne ila­ve edin. Ay­va di­lim­le­ri­ni pir­zo­la­la­rın üze­ri­ne di­zin. Ya­rım çay ka­şı­ğı zen­ce­fi­li ve ya­rım çay ka­şı­ğı ke­ki­ği ser­pin. Tu­zu­nu ayar­la­yın. Ta­ne ka­ra­bi­ber­le­ri ser­pin. 1 su bar­da­ğı su­yu ila­ve edin. Hız­lı ateş­te 15 da­ki­ka pi­şi­rip ser­vis ya­pın. RANA ÇAKIR İz­mir’den Ra­bi­a’nın bi­ri­cik kar­de­şi Ra­na, Ça­kır ai­le­si­nin ye­ni fer­di... (...Emin Ça­kır’ın al­bü­mü) Bİ­ZE ULA­ŞIN: e-pos­ta: omer.soz­tu­tan@tg.com.tr te­le­fon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 ad­res: tür­ki­ye ga­ze­te­si ih­las med­ya pla­za 29 ekim cad­de­si, 34197 ye­ni­bos­na/is­tan­bul
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT