BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes başkanları suçluyor!..

Herkes başkanları suçluyor!..

Rizeli Temel, arkadaşlarına, “belediye başkanı olacağım” demiş.



Rizeli Temel, arkadaşlarına, “belediye başkanı olacağım” demiş. Arkadaşları karşı çıkmışlar, ikaz etmişler: “Sen deli misin?” Her zamanki basireti ile cevap vermiş: “Şart mıdır?” Rahmetli Özal’ın etkisi ve baskısı ile aktif politikaya girdiğim günden bu yana, yukarıdaki fıkrayı hep hatırlarım. Türkiye’deki en zor, en fazla tenkid edilen görev, belediye başkanlığıdır. Kimseyi memnun etmek mümkün olmaz. Herkes, her konuda başkanları suçlar. (Yetkilerin olmadığını, imkân verilmediğini kimse anlamak istemez.) Hiç kimse katkıda bulunmaz, ama herşeyi talep eder. Ankara, zaten bir aşırı merkeziyetçilik, engelleme havası içindedir. Bürokratik oligarşi, devamlı olarak yetkileri ve imkânları tırpanlar, durur. Genel başkanlar, belediye başkanlarının fazla başarılı olmasını, sivrilmesini istemez. Kendilerine rakip olmalarından korkar. Bunun için, bol bol mahalli idare reformu, adem-i merkeziyet nutku atar, ama tam aksini yaparlar. Milletvekillerinin davranışı ayrı bir alemdir. İsterler ki, herkes kendilerine muhtaç olsun, Ankara kapılarında sürünsün dursun. Mevcut tayin, terfi, torpil, iş takibi düzeni devam edip gitsin. Medya, devamlı olarak belediye başkanlarını tenkid eder, hiçbir icraatı beğenmez. Yapılanları değil, en küçük yapılamayanı manşetlere taşır. Hiçbir zaman takdir duygusu izhar edilmez, daima kusur bulunur. En büyük, hatta tek haber malzemesi belediyelerdir. Bu arada, bir de bitip tükenmek bilmeyen tahkikatlar vardır. Denetim elemanlarının bir bölümü gelir, diğer bölümü gider. Her icraatta hata aranır, yargıya sevketmek için özel gayret gösterilir. Adeta, icraatlar kilitlenmek istenir. (İl İdare kurulları, tayinle gelenlere gösterdiği desteği, seçimle gelenlere göstermez. Devamlı olarak lüzum-u muhakeme kararı verir. Sevgili vali muavinlerimiz bundan adeta özel zevk alırlar. Sayın valiler de, bu kararları okumadan imzalarlar. Kendilerine rakip olarak gördükleri, bir türlü inisiyatif vermek istemedikleri, halkın temsilcisi başkanlara bir baskı aracı olarak kullanırlar.) (On yıllık başkanlık dönemimde, hakkımda kaç dava açıldığının hesabını bilemiyorum. Kaç defa beraat ettim bilinmez. Her ircaatım didik didik edildi. İstendi ki, bürokraside maaş alanlar gibi, hiç etliye sütlüye karışmadan, günleri geçireyim. Uslu çocuk olup, halk adına konuşma yapmayayım. Burnum sürtülsün, sesim kesilsin. Kimse hırsız, tembel, çıkarcı diyemedi. Zaten diyemez. Ama, her davranışım katı mevzuat kuralları ile analiz edildi. Yargının devamlı müdavimi, adeta “potansiyel suçlu” oldum. Cenab-ı Hak hep yüzümü ak etti. Yargı, kasıtlı uygulamalara geçit vermedi. Ancak, seçimden sonra muhatap olduğum davranışlar, iyice haddini aştı. Devamlı suç icad edilmeye başlandı. Acaba, 30 yıldır tanıdığım ve hep destek verdiğim, sevdiğim, Sayın İçişleri Bakanı ile Mülkiye’den ağabeyim Sayın Müsteşarımız, bu davranışları içlerine nasıl sindirmektedirler?) Aynı suçlayıcı havayı, Savaş Ay’ın “sokak köpekleri ile ilgili” programında da, üzülerek gördüm. Herkes, devamlı olarak başkanları suçluyor, mevcut kuduz paniğinin müsebbibi olarak görüyorlardı. Kim başkanlara yüklenirse, alkış alıyordu. Bu arada, (ne kadar efendi, çalışkan, iyi niyetli olduğunu yakından bildiğim; Eyüp halkının ikinci defa büyük farkla görev verdiği) Belediye Başkanı kardeşimize, bir hanımın gösterdiği davranışlar ve konuşma tarzı, çok rencide edici idi. Belediye başkanlarına kimsenin hakaret etmeye hakkı olamaz. Kendine güvenen aday olur. Eğer, işini, ailesini, tüm hayatını halka vakfetmeye hazırsa, meydana çıkar. Demokrasi kurallarına göre, halkın önüne gelir. Elbette, bunun için, mangal gibi yürek ister. Yedi göbek sülalesinin didik didik edilmesine, açıklar aranmasına izin verme cesareti gerekir. (Zira, milletvekiline oy verenler, adayın adını bile bilmez. Kim olduğunu araştırmaz. Partiye göre oy verir. Ama, başkanları en titiz biçimde inceler.) Belediye başkanını sevmeyen, saygı duymayan, Batı tipi demokrasiyi, halkın etkili ve yetkili olmasını da istemiyor demektir. Neyse ki, bu ülkede, hâlâ, halkını seven, herşeye rağmen hizmet için koşturan insanlar vardır. Bunların başında da, belediye başkanları gelmektedir. Hiçbir şey beklemeden, Cenab-ı Hakkın rızası ve hayır dua için, fedakârca koşturmaktadırlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT