BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çeçenistan’dan sevindirici haberler

Çeçenistan’dan sevindirici haberler

Rus sivil ve resmi makamlarının ve Rus Genelkurmayının beyanları, gerçekleri aksettirmekten uzaktır.



Rus sivil ve resmi makamlarının ve Rus Genelkurmayının beyanları, gerçekleri aksettirmekten uzaktır. Panik içinde olan Kremlin, Rus kamuoyunu ve dünyayı aldatmaktadır. Gerçek ise şu anda Rus birlikleri ya kuşatılmış ya da bozgun halinde kaçış yolları aramaktadır. Çeçen Mücahidler, yılmadılar, yıkılmadılar, moral ve azimlerini kaybetmediler, sabrettiler ve iman gücü ile son günlerde zafer üzerine zaferler kazanarak; kendilerinden kat kat (yüzlerce misli) üstün Ruslara unutamayacakları bir ders verdiler. Dualarımız odur ki, bu başarılar devam ederek bağımsız Çeçenistan, gerçek anlamda bağımsızlığına kavuşur. Çeçenistan’da durumları her geçen gün kötüye giden Rus askerleri her gün yüze yakın kayıp vermektedir. Ruslar ilk defa yaptıkları resmi açıklamada kayıpları kabul etti ve perişanlıktan dem vurdu. Rus idareci ve birlikleri şaşkınlık içindeler. Çeçenler eski Türk savaş taktiğini icra etmektedirler. Önce Rusların ilerlemesini sağlıyor, ardından da Rusları kuşatıp karşı saldırıya geçiyorlar. Moskova’da yayınlanan “Moskovaski Komsomolets” gazetesinde yer alan bir yorumda: “Çeçenlerin ne derece iyi savaştığını bilen askeri ve sivil uzmanlar, olayların bu hale geleceğini daha önceden tahmin etmişlerdi. Ancak komutanlarımızın, Rus askerlerinin, Çeçenistan’ın güneyine doğru durdurulamaz biçimde ilerledikleri yönündeki zafer raporları, uzmanların bu ikazlarının dikkate alınmasına mani oldu. Askerlerimizin aslında hızla ilerlemesi şunu gösteriyor. Çeçenler, Rus askerlerini bilerek Çeçenistan’ın içlerine çektiler, ardından da saldırıya geçtiler” denmektedir. Çeçen komutan Momadi Saidyev, 12 Ocak tarihinde yaptığı açıklamada: “Argon, Şali ve Gudermes’in kontrolünü ellerinde tuttuklarını ve Akköy ile Martan’da saldırıya geçtiklerini” belirtmiştir. Rusların zafer sevinci çok uzun sürmedi. Rus ordusu Çeçenistan’ın içlerine kadar fazla bir Çeçen direnişi ile karşılaşmadan ilerlediği için zafer çığlıkları atıyor ve savaşı kazanmış intibaını veriyordu. Ancak zafer sevinci uzun sürmedi ve Çeçenlerin, Türklerin asırlardır kullandığı geri çekilme ve bilahare kuşatarak imha taktiğini (tuzağını) geç anladılar. Çeçenlerin vur-kaç taktiği ile atağa geçmelerinin gayesi nedir? Çeçenistan Genelkurmay Başkanı Momadi Saidyev’in açıklaması şöyledir: “Moskova, Çeçenistan’ın %80’ini denetimi altına aldığını açıkladığı anda karşı saldırıya geçtik. Bu saldırıları “Çeçen meselesi”nin silahla çözülemeyeceğini göstermek için düzenledik. Rusya binlerce askerini kaybetti ve onbinlerce askerinin hayatını kurtarmak ve barış yapmak için, bir an önce görüşmelere başlaması çağrısını yapıyoruz. Yalnızca görüşmeler ve her iki tarafta da uygun bir anlaşmanın imzalanmasıyla bu gerçekleştirilebilir. Sadece son 3 günde (9-10-11 Ocak) yüzlerce Rus askeri öldürüldü ve 150 zırhlı araç imha edildi... Güçlerimiz sivillere zarar gelmesini önlemek için Vedeno ve Şali’nin içinden çıkıp civarındaki dağlara çekildi. Rusya Kuzey Kafkasya kuvvetleri komutanı Çeçen saldırıları karşısında ağır kayıp vermesinin suçunu İçişleri Bakanlığı birliklerinin beceriksizliği ile ifade etti. Rusya, son saldırıları ile barışa yanaşacak mıdır? Putin ve generallerin idare ettiği Rusya asla barışa yanaşmayacaktır. Kaldı ki Kremlin ve Rus Genelkurmayı son hezimetlerinin sebebini sivil halka yumuşak davranmakla izah etmiştir. Halbuki 5 bin yılın en büyük soykırımını yaptı. Bundan sonra soykırım, baskı ve zulmünü son derece arttıracaktır. Unuttuğu ilahi bir husus vardır. Küfür devam eder ama zulüm devam etmez. Devletler zulüm sebebiyle yıkılmış ya da gazab-ı ilahiye uğramışlardır. Allahü teala zalimin hasmıdır. Dünyanın en modern ve büyük ordusuna, gelişmiş silahlarına, son derece büyük istihbarat teşkilatına (KGB) ve nice maddi güçlere rağmen Sovyetler Birliği’ni silah değil “zulüm” yıktı. Putin, Yeltsin’den hatta zalim Stalin’den daha zalim ve tehlikelidir. Hayatının çoğunu KGB’de geçiren bu casus, Bizans oyunlarıyla bu yere geldi. Rus imparatorluğu peşindedir. Yalnız Kafkasya’yı değil, bütün dünyayı çekinmeden savaşa itecek bir kişidir. Elbette “Gaybı Allahü teala bilir”. Geçmişte Körfez Savaşı öncesi yıllarca, Kosova’da Sırpların yaptığı soykırımdan 18 yıl önce, Bosna’da Sırpların Müslüman katliamından aylarca önce sizleri bıktırırcasına yazı yazdım. Keşke yanılan ben olsaydım. Yanılmak kulluğun gereğidir. İNŞALLAH yanılırım, Kafkasya’da büyük bir savaşı görür gibi oluyorum. İNŞALLAH hayal görüyorumdur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT