BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne o­lur, biz ka­dın­la­rı kor­kut­ma­yın!”

“Ne o­lur, biz ka­dın­la­rı kor­kut­ma­yın!”

“Fi­ya­tı ka­ça de­dim? Uy­gun sa­yı­lır­dı. Er­ken teş­his­te ya­rar­la­nı­rım di­ye bir ta­ne al­dım. Da­ha o ge­ce i­çim i­çi­mi ye­me­ye baş­la­dı. San­ki gö­ğüs­le­rim­de bir ur iç­ten i­çe bü­yü­yor gi­biy­di...”



“Kız bu da ne böy­le?” de­mi­şim utan­cım­dan kı­za­ra­rak. “Me­me kon­trol ke­se­si” de ne de­mek böy­le? “Müt­hiş bir sağ­lık ürü­nü bu ab­la” de­di. “Ban­yo yap­tık­tan son­ra bu­nun­la göğ­sü­nü kon­trol ede­cek­sin! Uzak Do­ğu’dan gel­miş, müt­hiş bir ürün.” -Al­lah’ım şu ba­şı­mı­za ge­le­ne bak! Ee­e? -Eğer göğ­sün­de bir kit­le oluş­ma­ya baş­la­mış ise da­ha mer­ci­mek gi­biy­ken bi­le fark ede­cek­sin. Bu ara­da, bir yan­dan da pek de gü­zel ya­pıl­mış am­ba­la­jı açı­yor­du. Ger­çek­ten de içi de­ği­şik bir sı­vıy­la dol­du­rul­muş ke­se gi­bi bir şey­di elin­de tut­tu­ğu. Ken­di eliy­le bir de el­bi­se­nin üze­rin­den şöy­le göğ­sün­de do­laş­tı­rır gi­bi ya­pa­rak ta­rif et­ti: “Bu­nu her za­man ya­nın­da ta­şı­ya­bi­li­yor­sun. Ban­yo­dan son­ra ve­ya uy­gun bir za­man­da is­te­di­ğin za­man ken­di ken­di­ne göğ­sü­nü kon­trol ede­bi­li­yor­sun.” Bir tu­haf ol­muş­tum. İlk de­fa kar­şı­ma çı­kan bi­ri ol­sa bu pa­zar­la­ma­cı­yı ko­var­dım. Ama sü­rek­li on­dan ye­ni bir şey­ler alır­dık. Gün aşı­rı ol­ma­sa da haf­ta­da bir mut­la­ka uğ­rar­dı si­te­mi­ze. Ge­nel­de çok gü­zel çok ori­ji­nal ürün­ler ge­ti­rir­di. Bu da on­lar­dan bi­riy­di. Me­me kan­se­ri­ne kar­şı “Er­ken teş­his!” için ha­nım­la­ra ko­lay­lık di­ye bu ürü­nü pa­zar­la­ma­ya baş­la­mış. “Kız” de­dim “Val­la müt­hiş bir ürün bul­muş­sun. Sağ­lı­ğı­mız için ne iyi. Kan­ser ol­mak­tan han­gi­miz kork­ma­yız ki!” “Fi­ya­tı ka­ça” de­dim? Uy­gun sa­yı­lır­dı. Er­ken teş­his­te ya­rar­la­nı­rım di­ye bir ta­ne al­dım. Da­ha o ge­ce içim içi­mi ye­me­ye baş­la­dı. San­ki gö­ğüs­le­rim­de bir ur iç­ten içe bü­yü­yor gi­biy­di. O ge­ce be­ce­re­bil­di­ğim ka­da­rıy­la ken­di ken­di­mi kon­trol et­me­ye ça­lış­tım. Ter su için­de kal­mış­tım. Pek de bir şey an­la­ma­dım. Er­te­si gün, bir da­ha... Ban­yo son­ra­sı bir da­ha... Der­ken ak­lım fik­rim bu ürün­de kal­mış­tı. Er­ken teş­his çok önem­liy­di. Ama ne en­te­re­san ki, bu ürü­nü ala­na ka­dar hiç ak­lım­da ol­ma­yan bir şey­di. Ne ka­dar ra­hat­tım. Şim­di ya kan­ser baş­lan­gı­cı var­sa di­ye ken­di ken­dim­den şüp­he et­me­ye baş­la­mış­tım... Bir ay için­de ar­tık si­nir­le­rim ha­rap ol­du. Ev­de eşi­min de hu­zu­ru­nu ka­çır­ma­ya baş­la­mış­tım. Ama ar­tık iyi­ce bu­na­lan eşim, be­ni alıp dok­to­ra gö­tür­dü. Dok­tor, is­te­ğim üze­ri­ne tah­lil tet­kik, ma­mog­ra­fi ne ge­re­ki­yor­sa hep­si­ne yol­la­dı. Hiç­bir şey çık­ma­dı şü­kür. Son­ra ben­de­ki bu te­dir­gin­li­ğin se­be­bi­ni sor­du. Ben de ba­şım­dan ge­çe­ni an­lat­tım. Bir pa­zar­la­ma­cı­dan bir ürün al­dı­ğı­mı son­ra da böy­le ves­ve­se­ye ka­pıl­dı­ğı­mı söy­le­dim. Üs­te­lik ürün Ame­ri­kan FDA onay­lı, CE ser­ti­fi­ka­lı fa­lan­dı. Bir de bro­şü­rün­de ba­yan­la­rın me­me kan­se­ri­ne kar­şı, ken­di ken­di­ne kon­trol­le­ri için gü­ve­ni­lir, vaz­ge­çil­mez bir mu­aye­ne ara­cı­dır, di­yor­du. Dok­tor de­di ki: -Ma­ale­sef sek­tör ar­tık in­sa­na sağ­lı­ğın­dan çok müş­te­ri gö­züy­le ba­kar ha­le gel­di. -Ama ho­cam bu na­sıl olur? -Gör­mez mi­si­niz in­san­lar sü­rek­li has­ta ol­mak­la kor­ku­tu­lu­yor. Kan­ser ola­bi­lir­si­niz, ül­ser ola­bi­lir­si­niz, şu var­sa şe­ke­ri­niz çı­ka­bi­lir fa­lan di­ye... Ger­çek­ten de ben o ürü­nü al­maz­dan ön­ce hiç ak­lım­da yok­ken, ge­ce gün­düz gö­ğüs kan­se­ri kor­ku­suy­la ya­şa­ma­ya baş­la­mış­tım. Son­ra da dok­to­ra ge­lip bir sü­rü mas­raf yap­mış­tım. Dok­to­run ver­di­ği bil­gi ina­nıl­maz­dı. Ama ABD’de ya­yım­lan­mış bi­lim­sel bir araş­tır­ma­nın so­nuç­la­rıy­dı. Eğer bir genç ka­dı­nın ai­le­sin­de, geç­miş­te gö­ğüs kan­se­rin­den er­ken ölüm ya­şan­ma­mış ise o genç ka­dı­nın er­ken kan­ser şüp­he­siy­le şüp­he­len­di­ril­me­si hiç de etik de­ğil­miş. Çün­kü ge­rek­siz bi­yop­si­le­rin ve­re­ce­ği za­rar ha­yat kur­tar­ma ih­ti­ma­lin­den da­ha faz­lay­mış. Bu ka­dın­lar­dan 50 yaş al­tın­da­ki­le­re ve 74 yaş üs­tün­de­ki­le­re ma­mog­ra­fi öne­ril­mi­yor­muş. Eğer ai­le­sin­de böy­le bir va­ka var ise, o ka­dı­nın da sık de­ğil iki yıl­da bir ola­bi­le­ce­ği öne­ri­li­yor­muş. Bir pa­zar­la­ma­cı­dan al­dı­ğım ürün be­ni ne ha­le ge­tir­miş­ti. Ger­çi o ka­dın da bil­mi­yor­du so­nu­cun böy­le ola­ca­ğı­nı. Üre­ten­ler bel­ki iyi ni­yet­le üret­miş­ler­di ama so­nuç­ta iş­te biz ka­dın­lar lü­zum­suz ye­re kor­ku­tu­lu­yor­duk. Ne olur pa­ra ka­za­na­ca­ğız di­ye biz­le­ri sağ­lı­ğı­mız­la kor­ku­ta­rak ha­ya­tı­mı­zı ze­hir et­me­yin. Bi­zim ruh ha­li­mi­zi de dü­şü­nün. Ru­muz: “Genç bir an­ne”-İs­tan­bul >> Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT