BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yine de dünya dönüyor ama...

Yine de dünya dönüyor ama...

John Ste­in­beck’in “Fa­re­ler ve İn­san­lar” di­ye bir ro­ma­nı var. Gü­cü­nü kon­trol ede­me­yen yü­re­ği te­miz ama çok güç­lü bir dev ada­mın ak­lı ev­vel hi­ka­ye­si­dir. John Mal­ko­vitch’in oyun­cu­luk zir­ve­si­dir fil­mi. Gör­me­di­ği­miz yö­re­ler­de de aşı­rı sev­gi­den ta­kı­mı­na za­rar ve­ren ve ma­ça gel­me­se ta­kı­mı adı­na da­ha ha­yır­lı bir iş yap­mış sa­yı­la­cak çok se­yir­ci gu­ru­bu var­dır mut­la­ka. Bil­di­ği­miz ve hep gör­dü­ğü­müz üç ta­kım ise bu­nun sı­kın­tı­sı­nı en çok ya­şa­yan üç ca­mi­a ol­muş­tur son abar­tı­lar­da. İş­te o; ta­kı­mı­nı çok sev­di­ği­ni sa­nan Be­şik­taş-An­ka­ra­gü­cü-Bur­sas­por’un ede­bi yan­sı­ma­sı­dır ol hi­ka­yat..



John Ste­in­beck’in “Fa­re­ler ve İn­san­lar” di­ye bir ro­ma­nı var. Gü­cü­nü kon­trol ede­me­yen yü­re­ği te­miz ama çok güç­lü bir dev ada­mın ak­lı ev­vel hi­ka­ye­si­dir. John Mal­ko­vitch’in oyun­cu­luk zir­ve­si­dir fil­mi. Gör­me­di­ği­miz yö­re­ler­de de aşı­rı sev­gi­den ta­kı­mı­na za­rar ve­ren ve ma­ça gel­me­se ta­kı­mı adı­na da­ha ha­yır­lı bir iş yap­mış sa­yı­la­cak çok se­yir­ci gu­ru­bu var­dır mut­la­ka. Bil­di­ği­miz ve hep gör­dü­ğü­müz üç ta­kım ise bu­nun sı­kın­tı­sı­nı en çok ya­şa­yan üç ca­mi­a ol­muş­tur son abar­tı­lar­da. İş­te o; ta­kı­mı­nı çok sev­di­ği­ni sa­nan Be­şik­taş-An­ka­ra­gü­cü-Bur­sas­por’un ede­bi yan­sı­ma­sı­dır ol hi­ka­yat.. Dü­şün­me­yen, id­rak so­ru­nu ya­şa­yan ve sa­yı­sal yo­ğun­lu­ğu bir güç sa­nan se­yir­ci gu­rup­la­rı­na­dır la­fım... 1920’ler­de dün­ya­da­ki tüm fi­zik­çi­ler uza­yın ve ev­re­nin den­ge­si ile sı­nır­la­rı­nı çöz­me­ye uğ­ra­şı­yor­du. Bu­nu; he­nüz 25 ya­şın­da ve sa­de­ce boş za­man­la­rın­da fi­zik­le uğ­ra­şan İs­viç­re­li bir pa­tent me­mu­ru çö­ze­bil­di. Eğer Eins­te­in fut­bol maç­la­rı­na gi­dip ba­ğı­rıp ça­ğır­ma­yı seç­sey­di ve baş­ka­nı­nı is­ti­fa­ya da­vet edip ho­ca­sı­nı gön­der­me­yi mes­lek edin­sey­di, sey­re­de­nin içi­ni bo­şal­tan te­le­viz­yon prog­ram­la­rı­na esir düş­sey­di, ha­li­miz ni­ce olur­du bu­gün?.. Sa­de­ce bir bü­yük ta­kım yen­mek ve komp­leks­le­ri­nin içi­ni dol­dur­mak ye­ri­ne, ken­di­ne kan­ka ilan et­ti­ği ta­kım­la­rı yen­me­yi he­def seç­sey­di, ya da iki da­ki­ka ön­ce gön­der­di­ği ho­ca­sı­nın sı­kın­tı­la­rı­nı bi­le­me­den ani­den ge­len bek­len­me­dik ga­li­bi­yet go­lü son­ra­sı “yüz­süz­ce” kı­vırt­ma­say­dı da­ha doğ­ru dav­ran­mış ol­maz mıy­dı?.. Or­ga­nik kim­ya eği­ti­mi­ni kim­se sev­mez ama bi­ri­le­ri­nin de onun­la uğ­raş­ma­sı ge­re­kir. Ki­mi­le­ri­nin pi­ya­no çal­ma­sı, ki­mi­le­ri­nin ağaç ku­rut­ma­sı ge­re­kir ke­man ya­pıl­ma­sı için. Ki­mi­le­ri pa­zar­da ba­ğı­rıp seb­ze sa­ta­cak, ki­mi­le­ri rek­lam­la­ra slo­gan üre­te­cek. Se­yir­ci trans­fer ya­pıp, oyun­cu gön­der­me­ye­cek. En faz­la be­yaz bir men­dil sal­la­ya­cak ka­dar yet­ki­si var­dır tri­bün­de­ki ada­mın. Bir şe­yi çok sev­mek, se­vi­le­ne mi, se­ve­ne mi hak­sız­lık­tır?.. 5-0 ön­dey­ken ka­çan 6. go­lü yu­ha­la­mak, ve­ya sa­de­ce 4 bü­yük ta­kı­mı yen­mek­le zev­kin do­ruk­la­rı­na ulaş­mak, ken­di­ni ta­kı­mın sa­hi­bi san­mak, 30 li­ra bi­let pa­ra­sı ve­rip ra­ki­bi­nin ka­fa­sı­nı kır­ma­yı de­ne­mek or­ta­çağ vah­şe­ti­dir. Ha­ya­tı pa­ra ve onun do­ğur­du­ğu kriz­ler­den iba­ret gör­mek ye­ri­ne ye­ni­lir­ken ve kay­be­di­lir­ken bi­le bir şey­le­rin ka­za­nı­la­bi­le­ce­ği­ni bil­mek, kri­zi bi­le bir “he­di­ye” ola­rak ka­bul­len­mek bir te­vek­kül de­ğil bir er­dem ola­bi­lir. Ga­li­le­o’nun­ki “ih­ti­mal” de­ğil­di En­gi­zis­yon mah­kum et­ti­ğin­de mah­ke­me­den çı­kar­ken mı­rıl­da­nı­yor­du Ga­li­le­o... “Dün­ya hâ­lâ dö­nü­yor ama” di­yor­du mah­ke­me­nin is­te­ği doğ­rul­tu­sun­da dün­ya­nın dön­me­di­ği­ni ve yu­var­lak ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­di­ği hal­de. Ta­kı­mı­nı eleş­tir­mek, na­mu­sun tö­re ya­sa­sı gi­bi ce­za­lan­dı­rı­lır­ken, ken­di­si­nin ana av­rat söv­me­si ve bir çu­val in­ci­ri boz­ma­sı “ucu­be­lik­tir” ba­na gö­re. Ste­in­beck’in Lenny ka­rak­te­ri bi­le da­ha er­dem­li­dir on­lar­dan. Ba­kın... Yıl­ba­şın­da çey­rek bi­let­le ik­ra­mi­ye ka­zan­ma şan­sı 30 mil­yon­da bir­dir... Bu­gün ba­şı­nı­za yıl­dı­rım düş­me ih­ti­ma­li de 30 mil­yon­da bir­dir... İki­si de ba­na ait de­ğil­dir. An­cak, çok sev­di­ğim ve öz­le­di­ğim ama ken­di­me ait ne­den­ler­le bir sü­re­dir gö­re­me­di­ğim kı­zı­ma ka­vuş­mam ba­na ait bir ih­ti­mal zin­ci­ri­ni ba­rın­dı­rır. Emi­nim bir gün 30 mil­yon­da bir ih­ti­mal­den çok az ol­du­ğu­nu gö­re­ce­ğiz. Sev­mek, be­ğe­ni­le­ri­ni­zin ör­tüş­me­si de­ğil, so­run­la­rın ör­tüş­me­si, ay­nı şey­le­ri so­run ede­bil­me ye­te­ne­ği­dir. Ken­di so­ru­nu­nu di­le ge­tir­mek ye­ri­ne ta­kı­mı­nın so­ru­nu­nu di­le ge­ti­ren aşık­tır renk­le­ri­ne bey­ler... Kü­für et­mek için 450 ki­lo­met­re gel­me­yi gö­ze alan An­ka­ra­gü­cü­lü­ler, Bur­sa’yı her­ke­sin ba­şı­na her an yı­ka­bi­le­ce­ği­ni sa­nan Bur­sa­lı­lar, sü­rek­li sı­kın­tı üre­tip ken­di­le­ri­ni tat­min et­mek­ten baş­ka bir işe ya­ra­ma­yan slo­gan­la­rı tri­bü­nü iki­ye ayı­rıp hay­kı­ran ve o ara­da göz gö­re gö­re gi­den ma­ça sır­tı­nı dö­nen­le­re­dir la­fım... Bü­tün bu kir­li­li­ğe rağ­men ben 35 yıl­dır evi­me ek­me­ği­mi so­kan bu fut­bo­lu çok se­vi­yo­rum. Bir­kaç ken­di­ni bil­mez yö­ne­ti­ci­nin, bir­kaç bal­dı­rı çıp­lak ta­raf­ta­rın, bir­kaç da ga­ri­ban ha­ke­min onu boz­ma­sı­na izin ver­me­ye­ce­ğim. >> S-ÖZ “Ka­pı ağ­zın­da otu­ru­yor ama baş­kö­şe­de­ki se­dir­den ko­nu­şu­yor...” Bir Si­vas de­yi­şi >> POST-İT: Aca­ba?.. Ara­go­nes ba­şın­da ol­du­ğu için mi İs­pan­ya Av­ru­pa Şam­pi­yo­nu ol­du?.. Yok­sa İs­pan­ya Av­ru­pa şam­pi­yo­nu olur­ken ba­şın­da Ara­go­nes mi var­dı?.. Doğ­ru ce­va­bı “YUH” ya­zıp boş­luk bı­ra­ka­rak 2536’ya... >> Bal­lack mı?.. O da kim?.. Şu koş­ma ki­lo­met­re­le­ri­ne ak­lım er­mi­yor bir tür­lü... Ba­kı­yor­su­nuz ki sa­ha­da öy­le­si­ne do­la­şan bi­ri 10 ki­lo­met­re­yi geç­miş. Bu iş oyun­cu­ya bir çip ta­kıl­ma­dan tes­pit edi­le­mez ki; ona da mev­zu­at mü­sa­ade et­mez. Ge­çen­ler­de Alex sa­ha­dan çı­kı­yor­du ve ek­ra­nın al­tı­na bir ya­zı bin­di. 10.375 km... O ka­dar koş­muş. Er­te­si gün Bal­lack 90 oy­na­dı, bir at­tı bir at­tır­dı ve al­tın­da maç bi­ti­min­de al­tın­da şu ya­zı­yor­du: “11.220 km...” Ya­ni bi­zim Alex 70 da­ki­ka­da ya­ka­la­mış Ba­lack’ın 90 da­ki­ka­lık me­sa­fe­si­ni... >> Or­han Bo­ran - Ha­lit Kı­vanç Ali Kır­ca gü­zel iş yap­tı... Rad­yo gün­le­ri baş­lı­ğın­da bir ara­ya ge­tir­di iki ef­sa­ne­yi... Geç­mi­şin ya­yın­cı­lı­ğın­dan çı­ka­rı­la­cak ko­ca­man ders­le­ri kü­çü­cük anek­dot­lar­la ak­tar­dı­lar. Gö­zü­mü bi­le kırp­ma­dan iz­le­dim. Hu­şu için­dey­dim. An­cak... Bir res­me dik­ka­ti­ni­zi çek­mek is­ti­yo­rum. İki­li plan­lar­da ar­ka­da res­mi olan ef­sa­ne­le­rin ara­sın­da bir Me­tin Ok­tay du­ru­yor­du. De­mek ki; fut­bol­da ka­lı­cı ol­mak sa­de­ce atı­lan gol­le­re ve bir­kaç asis­te bağ­lı de­ğil. İn­san ol­mak­la il­gi­li bir şey. Gü­nü­mü­zün kir­li­li­ği­nin ve siz­le­re ya­pı­lan kö­tü­lü­ğün dil­len­dir­mek­ten çok da­ha faz­la­sı­nı söy­le­yen bir ka­rey­di o. Ge­ce bo­yun­ca ası­lı kal­dı ge­le­ce­ği­mi­zin res­min­de. Mut­lu­lu­ğun res­mi ya­pıl­mış­tı o ge­ce... >> “İnat da bir mu­rat”... “Gök­ten kas­nak yağ­sa bi­ri ba­şı­na geç­mez”... “Giy­di­ğim taf­ta, otu­ra­ca­ğım bir haf­ta”... “Yol ça­lı­sız, el de­li­siz ol­maz”... Dört Si­vas de­yi­şi...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT