BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk mut­fa­ğının ‘o­nur­lu’ dost­la­rı

Türk mut­fa­ğının ‘o­nur­lu’ dost­la­rı

Mut­fak Dost­la­rı Der­ne­ği; yıl­lar­dır ça­lış­ma­la­rı, ya­zı­la­rı ve eser­le­riy­le Türk mut­fak kül­tü­rü­ne hiz­met eden 5 de­ğer­li ki­şi­yi bir ara­ya ge­ti­rip ödül­len­dir­di



Di­li­mi­ze yer­leş­miş bir de­yim var­dır; ka­dir kıy­met bil­mek... Ben­ce bu de­yi­me, “vak­tin­de” ke­li­me­si ek­len­me­li­dir... Geç ka­lın­mış her iş gi­bi, ge­ci­ken takdir­ler, te­şek­kür­ler, min­net­ler öne­mi­ni, kıy­me­ti­ni kay­be­de­bi­lir... Ki­şi­nin hiz­me­ti, bil­gi­si, ça­lış­ma­sı tak­dir edi­li­yor­sa, bu­nun o ki­şi ha­yat­ta iken ya­pıl­ma­sı ge­rek­li di­ye dü­şü­nü­yo­rum. Son­ra­sı “iş iş­ten geç­ti” ol­maz mı?... İş­te Mut­fak Dost­la­rı Der­ne­ği böy­le bir me­ra­si­mi ge­çen gün­ler­de ger­çek­leş­tir­di. Mut­fak kül­tü­rü­mü­ze hiz­met eden, yıl­lar­dır ça­lış­ma, ya­zı ve eser­le­riy­le Türk mut­fak kül­tü­rü­ne kat­kı­da bu­lu­nan 5 de­ğer­li ki­şi­yi bir ara­ya ge­ti­rip ödül­len­dir­di, geç kal­ma­dan tak­dir ve te­şek­kür­le­ri­ni bil­dir­di. Mö­ven­pick Ote­li’nde, Dün­ya Pa­ta­tes yı­lı do­la­yı­sıy­la “Pa­ta­tes” ko­nu­lu bir ye­mek ve­ren der­nek, ay­nı ge­ce, Fey­zi Ha­lı­cı, Prof.Gü­nay Kut, Tur­gut Kut, Ka­mil Toy­gar ve eşi Ni­met Ber­kok Toy­gar’a be­rat ve he­di­ye­le­ri­ni tak­dim et­ti. Say­fa­mın el ver­di­ği ka­dar, ödül alan bu de­ğer­li ki­şi­ler hak­kın­da kı­sa bil­gi­ler ver­mek is­ti­yo­rum. FEY­Zİ HA­LI­CI Şa­ir ve ya­zar Fey­zi Ha­lı­cı, 1968-1977 yıl­la­rın­da Kon­ya se­na­tö­rü ola­rak gö­rev yap­mış, Kon­ya Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti’ni ve Kon­ya Kül­tür ve Tu­rizm Vak­fı­nı kur­muş­tur. Özel­lik­le Kon­ya kül­tü­rü üze­rin­de 100 ün üze­rin­de ki­ta­bı, sa­yı­sız ma­ka­le­le­ri, teb­liğ­le­ri bu­lun­mak­ta­dır. 1982’den iti­ba­ren ger­çek­leş­tir­di­ği 5 adet Ulus­la­ra­ra­sı Ye­mek Kon­gre­si mut­fa­ğı­mı­zı yurt dı­şın­da ta­nıt­mak­ta ilk ve en önem­li adım sa­yıl­mak­ta­dır. PROF. DR.GÜNAY KUT Türk di­li ve ede­bi­ya­tı ko­nu­lu aka­de­mik ha­ya­tı­na 1961 yı­lın­da baş­la­yan Prof.Dr.Gü­nay Kut, Chi­ca­go, Bo­ğa­zi­çi ve Ox­ford Üni­ver­si­te­le­rin­de öğ­re­tim üye­li­ği yap­mış­tır. 16 ki­ta­bı 143 ya­yım­lan­mış ma­ka­le­si, 45 bil­di­ri­si­nin ya­nın­da, İs­tan­bul şe­hir ta­ri­hi ve mut­fak kül­tü­rü üze­rin­de 15 ma­ka­le­si ve bir ki­ta­bı bu­lun­mak­ta­dır. A.TUR­GUT KUT İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Kim­ya -Bo­ta­nik Bö­lü­mün­de oku­yan, Tur­gut Kut, es­ki yaz­ma­lar, es­ki bas­kı sa­nat­la­rı ko­nu­la­rın­da uz­man­lık ka­zan­mış özel­lik­le Chi­ca­go Üni­ver­si­te­sin­de Ki­tap Ta­ri­hi ve Or­ta Çağ bas­kı sa­na­tı bö­lüm­le­rin­de ça­lış­ma­lar yap­mış­tır. Eşi Gü­nay Kut ile bir­lik­te Türk mut­fa­ğı­nın es­ki te­mel bil­gi­le­ri­ni,kay­nak­ça­la­rı­nı ya­yın­la­mış. İki­si Tür­ki­ye’de iki­si Ame­ri­ka’da dört ki­ta­bı ve 100 e ya­kın ma­ka­le­si mev­cut­tur. Ha­len, “Mut­fak ve Kül­tür” ad­lı der­gi­nin Ya­yın Ku­ru­lun­da yer al­mak­ta, kül­tü­rel ya­zı­lar yaz­mak­ta­dır. KA­MİL TOY­GAR Nİ­MET B.TOY­GAR Mut­fak Kül­tü­rü Araş­tır­ma­la­rı­nın Du­aye­ni ola­rak ta­nı­nan Ka­mil Toy­gar, 33 yıl, Mil­li Eği­tim, Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lık­la­rı ile Baş­ba­kan­lık’ta çe­şit­li gö­rev­ler al­mış, Mil­li Folk­lor Araş­tır­ma Da­ire­si Baş­kan­lı­ğın­da bu­lun­muş­tur. Emek­li ol­duk­tan son­ra Türk Halk Kül­tü­rü­nü Araş­tır­ma ve Ta­nıt­ma Vak­fı’nı kur­muş­tur. Vak­fın ça­lış­ma ko­nu­la­rı­nın ba­şın­da Türk bes­len­me sis­te­mi ve mut­fak kül­tü­rü gel­mek­te­dir. Eşi Ni­met Ber­kok da Kül­tür Ba­kan­lı­ğı, Es­ki Eser­ler ve Mü­ze­ler Ge­nel Mü­dür­lü­ğü’nde uzun yıl­lar ça­lış­mış, Ge­nel Mü­dür ve­kil­li­ği yap­mış, Türk mut­fak kül­tü­rü üze­rin­de ça­lış­ma­lar yap­mış, ki­tap­lar yaz­mış­tır. Ka­mil ve Ni­met Ber­kok Toy­gar’ın bir­lik­te ha­zır­la­dık­la­rı Türk ye­mek ve mut­fak kül­tü­rü üze­ri­ne ya­yın­lan­mış 8 ki­tap­la­rı mev­cut­tur. Ne şe­kil­de olur­sa ol­sun, kül­tü­rü­mü­zün ko­run­ma­sı, ta­nı­tıl­ma­sı, ge­le­cek ne­sil­le­re sağ­lık­lı ola­rak ta­şın­ma­sı ko­nu­sun­da he­pi­mi­ze gö­rev­ler düş­mek­te. Bu ül­ke­nin çok zen­gin mut­fak kül­tü­rü­nü ko­ru­ma­lı­yız. Ya­za­bi­len­ler ya­za­rak, ko­nu­şa­bi­len­ler ko­nu­şa­rak ya­pa­cak bu gö­re­vi. Bun­la­rın hiç­bi­ri­ni ya­pa­mı­yor­sa­nız, ço­cuk­la­rı­nı­za “yap­rak sar­ma­sı”nı öğ­re­tin, ye­di­rin, sev­di­rin. Ame­ri­kan köf­te­si ye­ri­ne, an­ne­an­ne­le­ri­miz­den bil­di­ği­miz, ge­le­nek­sel ye­mek­le­ri­mi­zi seç­sin­ler. Pi­lav, yap­rak sar­ma, lah­ma­cun, ke­bap, süt­laç, hel­va ye­sin ço­cuk­la­rı­mız... ANADOLU’NUN 3 YÖRESİNDEN 3 LEZZETLİ TARİF Türk mut­fa­ğı de­nil­di­ğin­de ak­lı­mı­za ilk ge­len İs­tan­bul mut­fa­ğı olu­yor. Pay-i taht İs­tan­bul, sa­ray ve çev­re­si­ne hep en iyi­le­ri top­la­mış. Mal­ze­me­le­rin en iyi­si,aş­çı­la­rın en us­ta­sı,en be­ce­rik­li­si gel­miş bu şeh­re. Ye­mek­le­rin en­va­ı de­nen­miş, lez­zet­ler­den lez­zet­le­re ge­çil­miş. Hal­bu­ki ge­ri­de ko­ca­man bir Ana­do­lu mut­fa­ğı var. İk­li­mi, flo­ra­sı, ürün­le­ri, pi­şir­me tek­nik­le­ri bi­le fark­lı yö­re­ler... Her yö­re­nin ken­di­ne has ye­mek­le­ri var.Son yıl­lar­da bi­raz unu­tul­muş, bi­raz da ih­mal edil­miş yö­re­sel ye­mek­ler or­ta­ya çı­ka­rıl­ma­ya baş­la­dı. Hat­ta ufak bir re­ka­bet, bir ya­rış baş­la­dı bi­le... Aşa­ğı­da sa­nal or­tam­da kar­şı­ma çı­kan bir si­te­de bu­nu açık­ça gö­rü­yor­su­nuz. Ye­mek­ler ait ol­duk­la­rı şe­hir­le bir­lik­te anı­lı­yor­lar. Ben de si­ze Ana­do­lu’mu­zun üç ay­rı böl­ge­sin­den (Do­ğu Ana­do­lu-Ba­tı Ana­do­lu-Or­ta Ana­do­lu) üç ay­rı şe­hir­den üç ta­rif ve­re­ce­ğim. Afi­yet ol­sun! ÜZÜMLÜ ET (NEVŞEHİR) MAL­ZE­ME­LER: > 1 su bar­da­ğı ku­ru ü­züm > 2.5 su bar­da­ğı su > 1 a­det so­ğan > ­Ye­ter­li mik­tar ka­ra­bi­ber > 1 çor­ba ka­şı­ğı do­ma­tes sal­ça­sı > Ye­ter­li mik­tar tuz > 1 çor­ba ka­şı­ğı ka­tı yağ > 750 gr. kuş­ba­şı ku­zu e­ti HA­ZIR­LA­NI­ŞI: > ­Ten­ce­re­de su kay­na­tıp ü­züm­le­ri i­çi­ne a­tın ve kı­sık a­teş­te haş­la­yıp, süz­dü­rün. So­ğa­nı in­ce in­ce kı­yın. Ya­ğı baş­ka bir ten­ce­re­de e­ri­tin. Yağ kı­zın­ca so­ğa­nı, e­ti ve sal­ça­yı ka­tıp, or­ta a­teş­te et­ler ver­dik­le­ri su­yu çe­kin­ce­ye ve kı­za­rın­ca­ya ka­dar pi­şi­rin. Tuz ve bi­be­ri ser­pin, ka­rış­tı­rın. Su­yu ek­le­yin, et­ler su­yu tü­müy­le çe­kin­ce­ye ka­dar pi­şi­rip ten­ce­re­yi a­teş­ten a­lın. Ü­züm­le­ri süz­dü­re­rek su­dan çı­ka­rıp, bir ser­vis ka­bı­na ak­ta­rın. Ü­ze­ri­ne et­le­ri ko­yun; ke­kik, kır­mı­zı­bi­ber gi­bi ba­ha­rat­lar­la lez­zet­len­di­re­rek ser­vis ya­pın. ŞEYH MUALLA (ANTAKYA) MAL­ZE­ME­LER: > 1/2 su bar­da­ğı zey­tin­ya­ğı > 8 diş sar­mı­sak > 1 çay bar­da­ğı nar ek­şi­si > 5 a­det do­ma­tes > 3 a­det so­ğan > 1/2 de­met may­da­noz > 1 kg.pat­lı­can > 1 su bar­da­ğı haş­lan­mış no­hut > ­Kı­zart­mak i­çin sı­vı­yağ > ­Ye­ter­li mik­tar tuz > 5 a­det siv­ri bi­ber HA­ZIR­LA­NI­ŞI: > So­ğan­la­rı pi­yaz­lık doğ­ra­yın. Do­ma­tes­le­ri küp küp, bi­ber­le­ri ise hal­ka şek­lin­de ke­sin. Pat­lı­can­la­rı yı­ka­yın, 15 da­ki­ka tuz­lu su­da bek­le­tin. Baş kı­sım­la­rı­nın ay­rıl­ma­sı­na dik­kat ede­rek uzun­la­ma­sı­na dör­de ke­sin. Kız­gın yağ­da 2 da­ki­ka kı­zar­tın. Sar­mı­sa­ğı kü­çük kü­çük doğ­ra­yın. Pat­lı­can ha­riç tüm mal­ze­me­yi iyi­ce ka­rış­tı­rın. Pat­lı­can di­lim­le­ri­nin ara­sı­na yer­leş­ti­rin. 1/2su bar­da­ğı su ek­le­yip kı­sık ateş­te 40 da­ki­ka pi­şi­rin. Not: Ay­nı ye­me­ği pat­lı­can­la­rı kı­zart­ma­dan da ya­pa­bi­lir­si­niz. Bu du­rum­da zey­tin­ya­ğı mik­ta­rı­nı ar­tır­ma­nız ge­re­ke­cek­tir. SAKIZLI MUHALLEBİ (ÇEŞME) MAL­ZE­ME­LER: > 5 su bar­da­ğı süt > 1 çay bar­da­ğı un > 1 su bar­da­ğı şe­ker > 125 gr. mar­ga­rin > 1 pa­ket dam­la sa­kızı HA­ZIR­LA­NI­ŞI: > Ba­kır ya da çe­lik bir ten­ce­re­de u­nu, yağ i­le sa­rart­ma­dan ka­vu­run. Sü­rek­li ka­rış­tı­ra­rak sü­tü ek­le­yin, un ko­ku­su gi­de­ri­lin­ce­ye ka­dar pi­şi­rin, ten­ce­re­yi o­cak­tan al­ma­ya ya­kın, toz şe­ker i­le döv­dü­ğü­nüz dam­la sa­kı­zını ek­le­yin, bir ta­şım da­ha kay­na­ta­rak o­cak­tan a­lın. Ka­rı­şı­mı bir yu­mur­ta te­li ya da mik­ser i­le 30 da­ki­ka ka­dar sü­rek­li bi­çim­de çır­pa­rak öz­leş­me­si­ni sağ­la­yın. Mu­hal­le­bi­yi ke­nar­lı düz bir cam ya da por­se­len bir ka­ba bo­şal­ta­rak ya­yın, di­ler­se­niz ü­ze­ri­ne Hin­dis­tan ce­vi­zi ren­de­si ya da tar­çın e­kin. Buz­do­la­bın­da 1-2 sa­at din­len­dir­dik­ten son­ra, bi­rer ki­şi­lik ka­re­le­re ke­se­rek ser­vis e­din. İNCİ “-Ka­me­ra­man ve ga­ze­te­ci ar­ka­daş­la­rı kı­ra­ma­dı­ğım için de hep be­nim­le be­ra­ber­ler­di ve bu ba­na kö­tü yan­sı­dı. Ve üze­rim­den o ‘Te­le­vo­le sa­nat­çı­sı’ kam­bu­ru­nu ata­na ka­dar ca­nım çık­tı. Bu­nu da işi­me sa­rı­la­rak, ha­ya­tı­ma bel­li bir du­var öre­rek at­tım...” (...Si­bel Can / Sa­nat­çı) SİZDEN GELENLER AB­DÜS­SE­Mİ & Ö­MER FA­RUK ­Ab­düs­se­mi Çil­ho­roz... Do­ğuş­tan renç­ber... De­de­si­nin kan­ka­sı... Dün­ya­nın en se­vim­li mis­ki­mi­ti... ­Ö­mer Fa­ruk... Sün­net o­lun­ca a­dam o­la­ca­ğı va­at e­dil­miş­ti, ol­du... Kur­naz­lık­tan ha­in­lik­ten pa­yı­nı al­ma­mış ender ço­cuk­lar­dan bi­ri o... GÜ­ZEL­LER GE­Çİ­Dİ Bak­çe­kö­y’ün muh­ta­rı­nın gü­zel to­run­la­rı; Mer­ve Ça­lış­kan, Be­güm Gü­çin, Be­tül Gü­çin ve A­ley­na Ça­lış­kan... Mesajınız (...Ser­pil Ye­şil’in me­sa­jı) CA­NIM OĞ­LUM; ­Her şey da­ha dün gi­bi zan­ne­dil­se de yıl­lar ge­çip gi­di­yor... ­Bu­gün bir yaş da­ha bü­yü­dün ve be­nim ko­ca­man yav­rum­sun... ­Di­le­rim mut­lu­luk pe­şin­den hiç ay­rıl­ma­sın... ­Yo­lu­nu a­çık ol­sun Si­nan’ım... Şiiriniz (...Ner­min Ay­dın’ın mıs­ra­la­rı) HA­Dİ GÜ­LÜM­SE Hayat, ba­ha­ra duy­du­ğun is­tek ­Gü­ne­şi i­çin­de his­se­ti­ğin­de ­Yü­re­ğin­de duy­du­ğun ne­şe­dir ­Ha­yat ne­dir sen­ce ­Bık­ma­dan u­san­ma­dan ­Hep bir u­mut ta­şı i­çin­de ­Her­ şe­ye rağ­men mut­lu ol ­Boş­ver her­ şe­ye ­Bu ha­yat sah­ne­sin­de ­Kim­se­yi sev­mem de­me ­Ne ka­dar ka­çar­san kaç ­So­nun­da ta­kı­lır­sın bir gö­ze ­Ne o­lur­sa ol­sun ha­ya­ta küs­me ­Kar­şı­lı­ğın­da sev­gi a­la­mı­yor­san ü­zül­me ­Ha­zır ol sab­ret­me­ye ­Ka­lır­san bir gün sen de ­Köh­ne za­ma­nın bir ye­rin­de ­Ne ka­dar u­mut ta­şır­san i­çin­de O ka­dar yak­la­şır­sın ger­çe­ğe U­zak kent­ler­den bi­rin­de ­Bak ne di­yor bir ses din­le ­Ba­na bir göz­ya­şı bor­cun var ­Na­sıl mı ö­de­me­li­sin ­Boş­ver, en i­yi­si bil­me ­Ha­di gü­lüm­se!... Tavsiyeniz (...E­mi­ne Kü­çük­de­re’nin püf nok­ta­sı) FI­RIN­DA TA­VUK > Fı­rın­da ta­vuk kı­zar­ta­ca­ğı­nız za­man bir li­mo­nu iki­ye bö­lün... Ya­rı­sı­nı ta­vu­ğun üze­ri­ne bas­tı­ra­rak iyi­ce sü­rün... Di­ğer ya­rı­sı­nı ise ta­vu­ğun içe­ri­si­ne yer­leş­ti­rin. Ta­vu­ğu­nuz nar gi­bi kı­za­ra­cak­tır. Bİ­ZE ULA­ŞIN: e-pos­ta: omer.soz­tu­tan@tg.com.tr te­le­fon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00ad­res: tür­ki­ye ga­ze­te­si ih­las med­ya pla­za 29 ekim cad­de­si, 34197 ye­ni­bos­na/is­tan­bul
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT