BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyüleyici futbol

Büyüleyici futbol

Kalenin içine bozuk yüzbin liralık gömmek gerekiyormuş, ama ben bozuk para bulamayınca kağıt para gömdüm, dedi genç futbolcu büyük takımı yendikleri maçın sonrasında TV mikrofonuna...



Kalenin içine bozuk yüzbin liralık gömmek gerekiyormuş, ama ben bozuk para bulamayınca kağıt para gömdüm, dedi genç futbolcu büyük takımı yendikleri maçın sonrasında TV mikrofonuna... Bu sözler, futbolumuzdaki “büyü” salgınının ilk kez bu çapta seslendirilişi oldu. (Tabii Türk parası üzerinden iş yapan (!) bu “koruyucu ruhlar” da ayrı bir tartışma konusu... Her gün değeri düşen ve yakında tedavülden kalkacak olan bozuk yüzbin liranın büyüsü ne olacak?) * * * Bu futbolcuyu buldum ve “büyüyü” konuştum. - Ohooo, dedi, rahatlıkla söyleyebilirim ki, Türkiye Ligi’nde büyüsüz maç yok! - Ciddi mi söylüyorsun? Hadi, anlatsana biraz. - İkinci Lig’i boşverelim hadi; ben Birinci Lig’de üç takımda oynadım şu ana kadar. Mesela, ilk oynadığım takımdaki kalecimiz, maç günü mutlaka ağaç gölgesine basar sonra çıkardı sahaya... Mesela bir forvet arkadaşım sahaya çıkınca mutlaka boş kaleye bir şut atar, sonra kale direğini öperdi. - Bunlar sıradan şeyler canım... - Daha çok şey var. Yine bir başka kalecimiz bir maçta tam üç penaltı kurtardı. Soyunma odasında “Her defasında topa tükürdüm” dedi. Ege’de oynadığım takımda, top ve kale seçimi için para atışı yapıldıktan sonra bizim bir amigo, rakip takımın oynayacağı alana tuz dökerdi. Sekiz haftada dört galibiyet, dört beraberlik aldık; sonra başaşağı gitmeye başladık. Sezon sonuna doğru bir gün amigolar sahayı çeşitli yerlerinden kazarak patates tarlasına çevirmiş, büyü aramışlar. Dediklerine göre kurbağa ölüsü bulmuşlar. Kümede kaldık sonuçta... - Eee? - Şeyi duyduk hep; bir sezon önce ligin altını üstüne getiren en etkili golcülerinden biri, büyük takımda oynamasına rağmen ertesi sene gol atamadı. Meğerse büyücünün biri “Bu sezon ayağın kırılacak” demiş. Korkudan top oynayamadı. - Cık cık cık. - Dur, şimdi aklıma geldi. Geçen sene... Ben yine bu takımdayım. Sezona bir girdik, fırtına gibi! Ligin tepesindeyiz. Bir maç, iki maç, üç, dört, aldık başımızı gidiyoruz. Yedinci haftada ilk golümüzü yedik ve o maçta yenildik. Kaleci ne dedi biliyor musun? “Altı haftadır maçlara uğurlu bere ile çıkıyordum. Bu sabah anam bazı elbiselerle birlikte o bereyi de eskiciye vermiş. Hiç gol yememiştim, bugün üç gol birden yedim.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT