BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kriz fırsata dönüşecek

Kriz fırsata dönüşecek

“Tür­ki­ye’nin kro­nik me­se­le­le­ri­ni tek tek çöz­dük. 2009 bütçesi; krizi Türkiye için fırsata çevirecek”



“Mil­le­tin sır­tı­na yük bin­dir­me­dik” TBMM Ge­nel Ku­ru­lu’nda 2009 büt­çe­si üze­rin­de mu­ha­le­fe­tin yap­tı­ğı eleş­ti­ri­le­ri ce­vap­lan­dı­ran Er­do­ğan, kriz ne­de­niy­le mil­le­tin sır­tı­na yük bin­dir­me­dik­le­ri­ni be­lir­te­rek, “Ne söy­ler­se­niz söy­le­yin or­ta­da ger­çek­ler var. Enf­las­yon 10.76’ya in­di, re­el fa­iz yüz­de 8. Bu ger­çek­le­ri na­sıl olu­yor da gör­mez­den ge­li­yor­su­nuz? Tür­ki­ye en zor dö­nem­de bi­le güç­lü ve ye­re sağ­lam ba­san bir di­na­mik ya­pı­ya sa­hip. Kri­zi ön­gör­dük, ted­bir­le­ri al­dık. Kri­zi yö­ne­ti­yo­ruz. Kim­se­nin en­di­şe­si ol­ma­sın. Kim­se kriz pom­pa­la­ma­ya ça­lış­ma­sın, ka­ram­sar ha­va oluş­tur­ma­sın ya­zık olur” di­ye ko­nuş­tu. > TBMM Bü­ro­su AN­KA­RA Baş­ba­kan Re­cep Tay­yip Er­do­ğan, dün­ya­da ya­şa­nan eko­no­mik kriz­den rant el­de et­me­ye ça­lı­şan­la­rın bü­yük bir yan­lış için­de ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek, “ Ruh ça­ğı­rır gi­bi, kriz ça­ğı­ran­lar ol­du. Ama mil­let ar­tık bu nu­ma­ra­la­rı yut­mu­yor” de­di. TBMM Ge­nel Ku­ru­lun­da 2009 büt­çe­si üze­rin­de mu­ha­le­fe­tin yap­tı­ğı eleş­ti­ri­le­re Baş­ba­kan Er­do­ğan ce­vap ver­di. 2009 büt­çe­si­nin kü­re­sel fi­nans kri­zi­ni Tür­ki­ye için fır­sa­ta dö­nüş­tür­me büt­çe­si ol­du­ğu­nu be­lir­ten Er­do­ğan şun­la­rı söy­le­di: “Biz Tür­ki­ye’ye, Tür­ki­ye’nin po­tan­si­ye­li­ne, zen­gin­lik­le­ri­ne, di­na­mik iş gü­cü­ne inan­dık. Tür­ki­ye’nin kay­nak­la­rı­nı Tür­ki­ye için ak­tif ha­le ge­tir­dik. Mil­le­tin umu­du­nu ka­rart­ma­ya ça­lı­şan­lar ol­du. Ama gö­rül­dü ki, hiç­bir ba­şa­rı te­sa­dü­fi de­ğil­dir.” KRİZ TEL­LAL­LI­ĞI YA­PAN­LAR OL­DU Er­do­ğan, Tür­ki­ye’nin kro­nik me­se­le­le­ri­ni tek tek çöz­me sö­zü ver­dik­le­ri­ni ha­tır­la­ta­rak, tüm he­def­le­rin ger­çek­leş­ti­ril­me­si için azim­le ça­lış­tık­la­rı­nı söy­le­di. Son al­tı yıl­da Tür­ki­ye’nin en bü­yük ka­zan­cı­nın ‘ba­şa­ra­bi­le­ce­ği­ne inan­ma­sı’ ol­du­ğu­nu be­lir­ten Er­do­ğan, “Mil­let ar­tık hiç­bir he­de­fin ha­yal ol­ma­dı­ğı­na inan­mış­tır. Sa­de­ce Tür­ki­ye eko­no­mi­si­ni da­ha iyi nok­ta­la­ra ta­şı­mak­la kal­ma­dık, si­ya­se­te gü­ve­ni te­sis et­tik” di­ye ko­nuş­tu. Er­do­ğan, Tür­ki­ye’de “Ruh ça­ğı­rır gi­bi kriz ça­ğı­ran­lar” ol­du­ğu­nu sa­vu­na­rak, “Ama çok şü­kür Tür­ki­ye ko­ru­nak­lı eko­no­mik ya­pı­sı ile bu tür sı­kın­tı­la­ra ar­tık fır­sat ver­mi­yor” de­di. AR­TIK BUN­LA­RI KİMSE YUT­MU­YOR Er­do­ğan, “El­bet­te Tür­ki­ye de kriz­den et­ki­le­ne­cek, ama öl­dük bit­tik, tü­ken­dik mah­vol­duk ha­va­sı­na gi­ren­ler ol­du. Hü­kü­me­ti­mi­zi so­rum­lu tu­tan­lar ol­du. Bu Tür­ki­ye’nin kri­zi de­ğil­dir. Kü­re­sel öl­çek­li bir kriz­dir. Kri­zi ran­ta çe­vir­mek is­te­yen­ler çok bü­yük bir yan­lı­şın için­de­dir­ler. Mil­let de ar­tık bun­la­rı yut­mu­yor” di­ye ko­nuş­tu. Er­do­ğan, Hü­kü­met ola­rak kri­zin sin­yal­le­ri­ni al­ma­ya baş­la­dık­tan son­ra son de­re­ce dik­kat­li dav­ran­dık­la­rı­nı be­lir­te­rek, “Son dö­nem­de le­hi­mi­ze ge­li­şen fır­sat oluş­tu­ran önem­li bir fak­tör ulus­la­ra­ra­sı ener­ji ve em­ti­a fi­yat­la­rın­da mey­da­na ge­len dü­şüş­tür. Bu­nu Tür­ki­ye için fır­sa­ta dö­nüş­tür­me mü­ca­de­le­si ve­ri­yo­ruz. Bu sü­reç­te des­tek­ten vaz­geç­tik ba­ri en­gel çı­ka­rıl­ma­sın is­ti­yo­ruz” de­di. 30 mad­de­lik ted­bir pa­ke­ti hazır Kri­zin yan­sı­ma­la­rı ko­nu­sun­da ted­bir al­mak­ta son de­re­ce dik­kat­li bir tu­tum ser­gi­le­dik­le­ri­ni vur­gu­la­yan Baş­ba­kan Er­do­ğan, kri­zin baş­la­ma­sın­dan bu ya­na alı­nan ted­bir­le­ri de tek tek sı­ra­la­dı. Baş­ba­kan Er­do­ğan, alı­nan 30 mad­de­lik ted­bir­le­ri şöy­le an­lat­tı: Mer­kez Ban­ka­sı li­ki­di­te­si­ni ta­kip et­tik. Mer­kez ban­ka­sı­nın dö­viz ve li­ki­di­te prob­le­miy­le kar­şı­laş­ma­mak için ge­rek­li ted­bir­le­ri al­dı. Ban­ka­la­rın li­ki­di­te­le­ri­ni güç­len­dir­mek ama­cıy­la dö­viz alım iha­le­le­ri­ne ara ve­ril­di. Ban­ka­la­rın dö­viz ve efek­tif pi­ya­sa­la­rı iş­lem yap­ma li­mit­le­ri her bir ku­rum için 2 ka­tı­na çı­ka­rıl­dı ve top­lam­da 10.8 do­la­ra yük­sel­di. Dal­ga­lı kur re­ji­miy­le çe­liş­me­ye­cek şe­kil­de pi­ya­sa­ya dö­viz sa­tı­şıy­la li­ki­di­te sağ­lan­ma­sı­na ka­rar ve­ril­di. Ban­ka­la­rın do­lar ve eu­ro cin­sin­den ala­bi­le­cek­le­ri dö­vi­zin va­de­si bir haf­ta­dan bir aya yük­sel­til­di. Borç ver­me fa­iz oran­la­rı do­lar için 7’ye eu­ro için 9’a dü­şü­rül­me­si­ne ka­rar ve­ril­di. Zo­run­lu kar­şı­lık ora­nı yüz­de 9’a in­di­ril­di. Böy­le­ce sis­te­me yak­la­şık 2.5 mil­yar do­lar ek dö­viz li­ki­di­te­si sağ­lan­dı. Ya­ban­cı pa­ra zo­run­lu kar­şı­lık­la­ra fa­iz öden­me­si uy­gu­la­ma­sı­na ka­rar ve­ril­di. KO­Bİ’LE­RE 700 MİL­YON YTL KRE­Dİ Türk pa­ra­sı zo­run­lu kar­şı­lık­la­ra öde­nen fa­iz ora­nı Mer­kez Ban­ka­sı ge­ce­lik borç­lan­ma ora­nı yüz­de 75’den 80 se­vi­ye­si­ne çı­ka­rıl­dı. Mev­du­at si­gor­ta­sı­nın kap­sa­mı­nı ge­niş­let­me ko­nu­sun­da Ba­kan­lar Ku­ru­lu’na yet­ki al­dık. Bü­tün bu ted­bir­ler ku­rum­la­rı­mı­zın uyu­muy­la ge­rek­ti­ği za­man uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du.”Baş­ba­kan Er­do­ğan, re­el sek­tö­re des­te­ği sağ­la­ya­cak adım­la­rı da at­tık­la­rı­nı be­lir­te­rek, Exim­bank kay­nak­la­rı­nın ve Ko­bi’le­rin des­tek­len­me­si­ne ön­ce­lik ver­dik­le­ri­ni be­lirt­ti. Mer­kez Ban­ka­sı re­es­kont kre­di­si li­mi­ti­ni 500 mil­yon do­lar­dan 1 mil­yar do­la­ra yük­selt­tik­le­ri­ni ifa­de et­ti. Baş­ba­kan Er­do­ğan, Exim­bank’ın önem­li ser­ma­ye­si­ni ih­ra­ca­tı da­ha faz­la des­tek­le­me­si­ni sağ­la­ya­cak şe­kil­de ar­tı­ra­cak­la­rı­nı da söy­le­di. Baş­ba­kan Er­do­ğan, Ko­bi ve es­naf sa­nat­kar­la­ra 700 mil­yon YTL ola­rak sı­fır fa­iz­li kre­di­nin Kos­geb ta­ra­fın­dan uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du­ğu­nu da açık­la­dı. Ver­gi borç­la­rı­nın 18 ay tak­sit­len­di­ril­me­si im­ka­nı­nı ge­tir­dik­le­ri­ni de ha­tır­la­tan Baş­ba­kan Er­do­ğan, genç ve ka­dın­la­rın is­tih­da­mı­na yö­ne­lik iş­ve­re­ne 5 yıl sü­rey­le des­tek ge­tir­dik­le­ri­ni de ifa­de ede­rek, GAP baş­ta ol­mak üze­re böl­ge­sel ge­liş­me ve sos­yal kal­kın­ma pro­je­le­ri için 14.5 mil­yar ci­va­rın­da ek fi­nans­man ayır­dık­la­rı­nı da di­le ge­tir­di. DTP’ye sert tep­ki Baş­ba­kan Er­do­ğan, Mec­lis­te büt­çe üze­rin­de­ki eleş­ti­ri­le­ri ce­vap­lan­dı­rır­ken “Mil­le­tin men­fa­at­le­ri­ni yük­selt­mek için yo­ğun bir gay­re­tin için­de­yiz. Ayak bas­ma­dık va­tan top­ra­ğı bı­rak­ma­dık. En az git­ti­ğim ile 3 ke­re git­tim. Git­me­ye de de­vam ede­ce­ğim. Fa­kat bu ül­ke­nin baş­ba­ka­nı­nı bu ül­ke­nin top­rak­la­rın­da gör­mek is­te­me­yen­ler de çık­tı bu ça­tı­nın al­tın­dan. Ora­da ara­ba yak­tı­lar, cam­la­rı çer­çe­ve­le­ri in­dir­di­ler. Bu mu öz­gür­lük, bu mu in­san hak­la­rı? Öz­gür­lük ve de­mok­ra­si bu yol­la el­de edil­mez. De­mok­ra­si­nin yo­lu san­dık­tır. Ora­dan çı­ka­cak­sın” di­ye ko­nuş­tu. Er­do­ğan’ın bu söz­le­ri­ne iti­raz eden DTP’li­le­ri TBMM Baş­ka­nı Top­tan, ‘Ni­ye üs­tü­nü­ze alı­nı­yor­su­nuz’ di­ye­rek uyar­dı. Ge­nel Ku­rul’da­ki ko­nuş­ma­sı sı­ra­sın­da DTP’li­le­rin laf at­ma­sı­na da sert tep­ki gös­te­ren Er­do­ğan, DTP’li­le­re şöy­le ses­len­di: “Bu ül­ke­de kim­lik si­ya­se­ti ya­pa­rak bu ül­ke­ye has­ta­ne ve okul ka­zan­dı­ra­maz­sı­nız. Hak­ka­ri’ye has­ta­ne aç­ma­ya ge­li­yo­rum. Ba­kı­yo­rum şe­hir­de ses­siz­lik var. Va­tan­daş teh­dit edil­miş, dı­şa­rı çık­ma­ya­cak­sı­nız di­ye. De­mok­ra­si bu mu? Va­ta­nı sev­mek bu mu? Siz bu ül­ke­de na­ziz­mi hort­lat­tı­nız. Le Pen (ırk­çı Fran­sız li­der) siz­si­niz. Gü­ney­do­ğu’da bi­rin­ci par­ti­yiz. Gü­cü­nüz ye­ti­yor­sa siz de par­ti ola­rak se­çi­me gi­rin” Men­fa­ati­mi­zi ko­ru­ruz CHP Ge­nel Baş­ka­nı Bay­kal’ın bir te­le­viz­yon ko­nuş­ma­sın­da IMF ile an­laş­ma ya­pıl­ma­sı ko­nu­sun­da­ki bir so­ru­ya , “an­laş­ma­yı çok ge­cik­tir­di­ler. Ya­pa­cak bir şey­le­ri yok. Ne ya­zık ki geç kal­dı­lar. Gel­di­ği­miz nok­ta­da ulus­la­ra­ra­sı da­ya­nış­ma şart­tır” de­di­ği­ni ha­tır­la­tan Baş­ba­kan Er­do­ğan şun­la­rı söy­le­di: “Ma­yıs ayın­da IMF ile an­laş­ma­nın ya­pıl­ma­sı ge­re­ki­yor­du. Biz ni­ye yap­ma­dık. Bu kar­şı­lık­lı çı­ka­ra da­ya­lı bir olay­dır. Ül­ke­mi­zin men­fa­ati­ni kim­se­ye ye­dir­me­yiz. Ama biz IMF’nin or­tak­la­rın­dan bir ta­ne­si­yiz. Or­tak­la­rın­dan bi­ri ol­ma­nın ya­nın­da IMF sa­de­ce ken­di­sin­den pa­ra al­mak için ka­pı­sı ça­lı­nan bir ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş de­ğil­dir. Bir ak­re­di­tas­yon ku­ru­lu­şu­dur. Onun­la bir­lik­te dün­ya­da­ki ye­ri­niz du­ru­şu­nuz çok da­ha fark­lı olur. Biz­den ön­ce­ki hü­kü­met çok cid­di borç­lan­ma yap­tı­lar. 26.5 mil­yar do­lar borç­la dev­ral­dık. Şu an­da IMF’e bor­cu­muz 8.5 mil­yar do­lar. Bu pa­ra­yı biz öde­dik. Ne­re­den ne­re­ye gel­di­ği­mi­zi gö­rün di­ye söy­lü­yo­rum. Biz bun­la­rı öde­me­ye de­vam edi­yo­ruz. Bu­ra­da IMF’in ulus­la­ra­ra­sı ca­mi­ada­ki ak­re­di­tas­yon gü­cü­nü Tür­ki­ye kul­lan­ma­lı­dır, ama bu­nu ya­par­ken Tür­ki­ye’nin ümü­ğü­nü sık­tır­ma­yız. Biz­den ön­ce sık­tı­ran­lar ol­du.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT