BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aşkın lisanı karmaşıktır

Aşkın lisanı karmaşıktır

Ab­la, kız kar­deş ve bo­yu se­be­biy­le on­la­ra “te­pe­den ba­kan” bas­ket­bol­cu, beş yıl­dız­lı bir ote­lin res­to­ra­nın­da kah­ve içi­yor­du. Soh­bet ab­la ile kız kar­deş ara­sın­day­dı.



Ab­la, kız kar­deş ve bo­yu se­be­biy­le on­la­ra “te­pe­den ba­kan” bas­ket­bol­cu, beş yıl­dız­lı bir ote­lin res­to­ra­nın­da kah­ve içi­yor­du. Soh­bet ab­la ile kız kar­deş ara­sın­day­dı. Bas­ket­bol­cu ise ko­nuş­ma­nın dı­şın­da kal­mış ol­ma­nın sı­kın­tı­sıy­la kâh kah­ve ka­şı­ğı­nı emi­yor, kâh boş göz­ler­le de­ni­zi sey­re­di­yor­du. Ama “aş­kı” uğ­ru­na bu can sı­kı­cı or­ta­ma kat­la­nı­yor­du. Ger­çi ta­nı­şa­lı da­ha bir haf­ta ol­muş ve bu kı­sa sü­re­de he­men hep din­le­yi­ci du­ru­mun­da kal­mış­tı. Kız kar­deş­le ise az ön­ce ta­nış­mış­tı. *** Ab­la ile kız kar­de­şin ko­nuş­ma­la­rı­nın ko­nu­su bas­ket­bol­cuy­du ve skan­dal ni­te­li­ğin­dey­di. Emek­li dip­lo­mat kı­zı iki kar­deş, ana dil­le­ri gi­bi İs­pan­yol­ca bil­me­nin avan­ta­jı­nı bir si­la­ha çe­vir­miş­ler, bas­ket­bol­cu­nun ki­şi­li­ği­ni ve onu­ru­nu de­lip de­lip ge­çi­yor­lar­dı: - Ben sa­na ne de­miş­tim ufak­lık? Bir haf­ta­lık işi var de­me­miş miy­dim? - Kut­la­rım ab­la, ka­zan­dın! - Yet­mez... Söz ver­di­ğin La­cos­te çan­ta­yı ala­cak­sın bu­gün! He­men! - Adam ya­kın­dan de­ve gi­bi gö­rü­nü­yor! Na­sıl do­laş­tın bu­nun­la bir haf­ta? Ab­la, se­ri ha­re­ket­ler­le si­ga­ra­sı­nı ya­kıp, du­ma­nı­nı kar­de­şi­nin su­ra­tı­nın or­ta­sı­na üfü­re­rek ge­ri yas­lan­dı: - Ee­ee, ka­zan­mak için zah­met ge­re­ki­yor şe­ke­rim! Kız kar­deş, ha­fif ve ha­in bir göz işa­re­tiy­le, bas­ket­bol­cu­nun ge­tir­di­ği ama he­nüz açıl­ma­mış he­di­ye pa­ke­ti­ni gös­te­re­rek: - Hem de çift ta­raf­lı ka­zanç, de­di. Ab­la iki ya­na­ğın­da­ki iki gam­ze­yi iyi­ce de­rin­leş­ti­re­cek ve diş et­le­ri­ni gös­te­re­cek şe­kil­de mem­nu­ni­yet­le gül­dü: - Ha­di tah­min ya­pa­lım, aca­ba o pa­ket­te ne var? Ta­kır ta­kır İs­pan­yol­ca ko­nu­şan iki ki­şi­nin ya­nın­da sa­ğır/dil­siz bir en­gel­li gi­bi du­ran bas­ket­bol­cu, ara­da bir ab­la­nın yü­zü­ne sah­te gü­lüm­se­me ile ba­kıp, yi­ne ken­di sı­kın­tı­lı dün­ya­sı­na dö­nü­yor­du. Kız kar­deş: - Ben­ce maç­lar­da giy­di­ği ter­li for­ma­yı ge­tir­miş­tir, di­ye dal­ga geç­ti. Ab­la kaş­la­rı­nı çat­tı: - He­men kı­çı­na tek­me­yi vu­ru­rum! Son­ra Türk­çe’ye ve bas­ket­bol­cu­ya dön­dü: - Sı­kıl­mı­yor­sun di mi ca­nım? Ya­lan söy­le­di bas­ket­bol­cu: - Yo­oo... Ya­nın­da ol­mak ye­ti­yor... Kız kar­deş atıl­dı, yi­ne İs­pan­yol­ca: - Sa­bır­lı adam­mış. Ama ben­ce ya­lan söy­lü­yor, de­di. - Boş ve­er, de­di ab­la ka­yıt­sız­ca ya­rım si­ga­ra­sı­nı kül­lü­ğe bas­tı­ra­rak... Gi­de­lim! Ab­la, bir yan­dan aya­ğa kal­ka­rak, bas­ket­bol­cu­ya: - Bi­raz çar­şı-pa­zar do­la­şıp eve gi­de­ce­ğiz ca­nım, de­di. Bi çan­ta ala­ca­ğım da... Me­saj­la­rı­nı bek­li­yo­rum ta­mam mı? Ha­di gö­rü­şü­rüz. Bas­ket­bol­cu, uzun vü­cu­du­nu kol­tuk­tan kal­dı­rır­ken zor­lan­dı. Aya­ğa kal­kıp he­di­ye pa­ke­ti­ni uzat­tı, iki kar­de­şin el­le­ri­ni sı­ka­rak uğur­lar­ken: - Ta­mam, ya­za­rım, de­di. Mem­nun ol­dum, de­di kız kar­de­şe... *** Oy­sa ya­lan söy­le­miş­ti bas­ket­bol­cu; ne me­saj ya­za­cak­tı, ne de mem­nun ol­muş­tu. Çün­kü, bir ta­rih­te İs­pan­ya’da bas­ket­bol oy­na­mış ol­ma­sı se­be­biy­le iyi de­re­ce­ye ya­kın İs­pan­yol­ca bi­li­yor­du!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT