BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adı neydi? Ne olsun?

Adı neydi? Ne olsun?

Ço­ğu in­sa­nı­mı­za “ne yıl­dı ama...” de­dir­ten, pek de ne­şey­le gü­le gü­le di­ye­me­ye­ce­ği­miz bu se­ne­nin adı, siz­ce ney­di? Siz­ce onu han­gi ad­la ana­ca­ğız?



Ço­ğu in­sa­nı­mı­za “ne yıl­dı ama...” de­dir­ten, pek de ne­şey­le gü­le gü­le di­ye­me­ye­ce­ği­miz bu se­ne­nin adı, siz­ce ney­di? Siz­ce onu han­gi ad­la ana­ca­ğız? İçin­de bir­lik­te ya­şa­dı­ğı­mız dün­ya için, böl­ge­miz için, Tür­ki­ye’miz için; mes­le­ği­miz, sek­tö­rü­müz, işi­miz, ai­le­miz ve şah­sı­mız için, bu yı­la baş­ka baş­ka isim­ler ya­kış­tı­ra­bi­li­riz. Na­sıl ki, her var­lık adıy­la kâ­im ve adı ol­ma­yan şey yok hük­mün­dey­se; bu yı­lın da bir adı var­dır ve ola­cak­tır. İs­ter­se bu bir “kriz” yı­lı ol­sun, is­ter­se “ayak­ka­bı fır­lat­ma” yı­lı, is­ter­se baş­ka bir yıl ol­sun... Ya­kış­tı­ra­ca­ğı­mız isim­ler hem bi­zi, hem de ge­çip gi­den ay­la­rı yan­sı­ta­cak, o dö­ne­mi na­sıl gör­dü­ğü­mü­zü ifa­de ede­cek­tir. Yıl­la­rın adı, ye­ni do­ğan bir be­bek gi­bi, doğ­duk­tan son­ra, ya­ni ye­ni se­ne­nin ilk gün­le­rin­de mi ve­ri­lir, yok­sa yıl­lar ve çağ­lar adı­nı, ya­şa­nıp bit­tik­ten son­ra, me­za­ra ko­nur­ken mi alır? Han­gi­si da­ha kıy­met­li ve an­lam­lı­dır? Doğ­ma­mış ço­cu­ğa don bi­çil­mez sö­zü­nün ter­si­ne, ya­şan­ma­mış bir yı­lın adı, yıl gel­me­den ko­na­maz mı? Her var­lık ve ol­gu ka­dar, her de­ği­şi­min de bir adı var­dır. Her de­ği­şim adıy­la baş­lar. Adı kon­ma­yan de­ği­şim ya­şa­ya­maz. Ge­çen yı­lı­na ad ko­ya­ma­mış, isim­le­ri­ni yıl­la­ra yaz­dı­ra­ma­mış top­lum­lar, ne­le­rin de­ğiş­ti­ği­ni, de­ğiş­ti­ril­di­ği­ni de al­gı­la­mak­tan aciz ka­la­bi­lir­ler. İsim­le­rin gü­cü, o is­mi bi­len, ta­nı­yan, ona bel­li an­lam ve çağ­rı­şım­lar yük­le­yen­le­rin sa­yı­sı ve ni­te­lik­le­riy­le sı­nır­lı. Adı­mı­zın kıy­me­ti­ni, biz de­ğil, adı­mı­zı bi­len­ler be­lir­li­yor. Adı­nı eser­le­ri­ne yaz­dı­ra­ma­ya­nın ye­rin­de yel­ler esi­yor. Ge­çip gi­den yı­la bir ad ya­kış­tı­ra­maz isek, kor­ka­rız, ge­le­cek yı­lı­mız da ad­sız ka­la­cak; bo­şu­na ya­şan­mış ve­ya hiç ya­şan­ma­mış gi­bi, yok olup gi­de­cek­tir. Ya da, adı­nı baş­ka­la­rı ko­ya­cak, ço­cuk baş­ka­sı­nın ola­cak, bi­ze de bu adı ka­bul­len­mek ka­la­cak­tır. Ül­ke ola­rak, ulu­sal, böl­ge­sel ve­ya kü­re­sel bir ham­le yap­mak ve ta­rih­te esas­lı iz bı­rak­mak is­ti­yor­sak, hem ge­çen yı­la, hem de şu ge­len yı­la, he­pi­mi­zin be­nim­se­ye­ce­ği bir isim bul­ma­lı­yız. Ak­si hal­de, “mar­ka ola­ma­mış”, “glo­bal bir mar­ka çı­ka­ra­ma­mış” bir ül­ke ola­rak anıl­ma­ya de­vam ede­ce­ği­miz­den en­di­şe ede­riz. (Pazarola, pazartesi günleri yayınlanır.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT