BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Attığı her adım için...

Attığı her adım için...

Ebû Hü­rey­re‘nin “ra­dı­yal­la­hü anh” ri­va­ye­ti­ne gö­re, Pey­gam­ber efen­di­miz şöy­le bu­yur­du:



Ebû Hü­rey­re‘nin “ra­dı­yal­la­hü anh” ri­va­ye­ti­ne gö­re, Pey­gam­ber efen­di­miz şöy­le bu­yur­du: “Bir kim­se evin­de gü­zel­ce te­miz­le­nir, son­ra Al­lah’ın farz­la­rın­dan bir far­zı ye­ri­ne ge­tir­mek için Al­lah’ın ev­le­rin­den bi­ri­ne gi­der­se, at­tı­ğı adım­lar­dan her bi­ri bir gü­na­hı si­lip yok eder; di­ğer adı­mı da onu bir de­re­ce yük­sel­tir.” Mes­cid­le­re say­gı gös­te­ren­le­rin, önem ve­ren­le­rin doğ­ru yol­da, ha­rab ol­ma­sı­na se­bep olan­la­rın ise, doğ­ru yol­dan ay­rıl­mış za­lim­ler ol­du­ğu bil­di­ril­miş­tir. Al­la­hü taâ­lâ şöy­le bu­yu­rur: “Al­lah’ın mes­cid­le­ri­ni, an­cak Al­lah’a ve âhi­ret gü­nü­ne ina­nan, na­ma­zı kı­lan, ze­kâ­tı ve­ren ve Al­lah’tan baş­ka kim­se­den kork­ma­yan­lar ona­rır­lar. İş­te on­lar, doğ­ru yo­lu bu­lan­lar­dan ola­bi­lir­ler.” (Tev­be: 9/18) “Al­lah’ın mes­cid­le­rin­de, Al­lah’ın adı­nın anıl­ma­sı­na en­gel olan ve on­la­rın ha­rap ol­ma­sı­na ça­lı­şan­dan da­ha za­lim kim var­dır?” (Be­ka­ra 114) “Her mes­ci­de gü­zel el­bi­se­le­ri­ni­zi gi­yi­ne­rek gi­din.“ (Araf 31) Ha­dis-i şe­rif­ler­de de mes­cid­le­rin öne­mi, kıy­me­ti şöy­le bil­di­ril­miş­tir: “Al­la­hü te­âlâ­nın en çok sev­di­ği yer, ca­mi­ler­dir.” “Ka­tâk (ba­ğırt­lak) ad­lı ku­şun yu­va­sı ka­dar da ol­sa bir ca­mi ya­pa­na Al­la­hü teâ­lâ, cen­net­te bir sa­ray in­şa eder.” “Mes­cid­ler­le ül­fet ede­ne (dost­luk ku­rup kay­na­şa­na), Al­lah da ül­fet eder.” “Her­han­gi bi­ri­niz mes­ci­de gir­di­ğin­de otur­ma­dan ev­vel iki rek’at na­maz kıl­sın.” “Ca­mi kom­şu­su için, (kâ­mil) na­maz, an­cak ca­mi­de kı­lı­nan na­maz­dır.” Mes­ci­de gi­der­ken abes iş­ler­den ka­çı­na­rak, va­kâr ile git­me­li­dir. Ha­dîs-i şe­rîf­te bu­yu­rul­du ki: “Mes­ci­de gi­der­ken va­kâr ile yü­rü­yü­nüz, ace­le et­me­yi­niz. Ye­ti­şe­me­di­ği­niz rek’at­le­ri ta­mam­la­yı­nız.” Mes­ci­de gi­der­ken gül­me­me­li, boş lâf ko­nuş­ma­ma­lı­dır. Yü­rür­ken du­â edil­me­li, Al­la­hü te­âlâ­nın rah­me­ti­ne ve nû­ru­na ka­vuş­ma­yı is­te­me­li­dir. Mes­ci­de gi­der­ken, te­miz ve ye­ni el­bi­se giy­me­li, ne­re­ye gir­di­ği­nin şuu­run­da ola­rak, edep ve hür­met­le gir­me­li­dir. Mes­ci­de gi­rer­ken Al­la­hü te­âlâ­ya hamd, Re­sû­lü­ne sa­lât oku­ma­lı, Rab­bi­nin fad­lın­dan ümit­li ol­ma­lı­dır. Ha­dîs-i şe­rîf­te bu­yu­rul­du ki: “Mes­ci­de gir­di­ği­niz­de; yâ Rab­bî, ba­na rah­met ka­pı­la­rı­nı aç, çık­tı­ğı­nız­da; yâ Rab­bî, el­bet­te ben se­nin fad­lın­dan is­ti­yo­rum, de­yi­niz?”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT