BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yunanistan’daki olaylar “Küresel Feodalizm”in habercisi mi?

Yunanistan’daki olaylar “Küresel Feodalizm”in habercisi mi?

6 Aralıkta bir gencin polis tarafından öldürülmesiyle başlayan kitlesel eylemlerin, Avrupa ülkelerinde de görülmeye başlaması “Yunanistan olayları, kıtayı sarsacak bir kitlesel harekete dönüşebilir mi?” sorusunu akla getiriyor



Kü­re­sel eko­no­mik kriz ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­le­rin te­mel ko­nu­su ve ajans­la­rın bir nu­ma­ra­lı gün­dem mad­de­si ol­ma­ya de­vam eder­ken, Yu­na­nis­tan’da 6 Ara­lık’ta bir gen­cin po­lis ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­me­si­ni ta­ki­ben baş­la­yan kit­le­sel ey­lem­ler de sürüyor. Baş­lan­gıç­ta, ül­ke­de sık sık ya­şa­nan pro­tes­to ey­lem­le­ri­nin tek­ra­rı gi­bi yo­rum­la­nan olay­lar bir tür­lü dur­du­ru­la­ma­yın­ca işin hiç de zan­ne­dil­di­ği gi­bi ba­sit ol­ma­dı­ğı gö­rül­dü. Yu­na­nis­tan olay­la­rın­dan ha­re­ket­le iki önem­li so­ru­ya ce­vap ara­nı­yor: 1-Yu­na­nis­tan’da­ki olay­la­rın yol aç­tı­ğı ger­gin­lik bir ik­ti­dar de­ği­şik­li­ği­ni ge­ti­rir mi? 2-Ya­vaş ya­vaş da ol­sa ba­zı Av­ru­pa ül­ke­le­rin­de de gör­me­ye baş­la­dı­ğı­mız şe­kil­de, Yu­na­nis­tan olay­la­rı kı­ta­yı sar­sa­cak bir kit­le­sel ha­re­ke­te dö­nü­şe­bi­lir mi? İlk so­ru­ya ce­vap ver­mek için Yu­na­nis­tan’ın kı­sa ama dal­ga­lı de­mok­ra­si ta­ri­hi­ne bir göz at­mak ge­re­ki­yor. Yu­na­nis­tan ne öğ­ren­ci­le­rin pro­tes­to­la­rı­na, ne ken­di­le­ri­ne anar­şist adı­nı ve­ren grup­la­rın oto­ri­te kar­şı­tı ey­lem­le­ri­ne ne eko­no­mik ve si­ya­si çal­kan­tı­lar se­be­biy­le ger­çek­le­şen er­ken se­çim­le­re ya­ban­cı. Ta­rih­te­ki ben­zer olay­lar­da da gö­rül­dü­ğü gi­bi, bir tür­lü du­rul­ma­yan olay­la­rın fa­tu­ra­sı Hü­kü­met’e ke­sil­me­ye baş­la­dı. Si­ya­se­tin do­ğa­sı ge­re­ği, mu­ha­le­fet par­ti­le­ri bu­nu fır­sat bi­le­rek er­ken se­çim için ses­le­ri­ni gi­de­rek yük­selt­me­ye baş­la­dı­lar. Baş­ba­kan Kos­tas Ka­ra­man­lis’in, olay­la­rın bas­tı­rıl­ma­sı için yö­ne­ti­me des­tek ve­ril­me­si şek­lin­de­ki çağ­rı­sı, baş­ta Yor­go Pa­pan­dre­u’nun li­de­ri ol­du­ğu PA­SOK ol­mak üze­re mu­ha­le­fet par­ti­le­rin­den iti­bar gör­me­di. ERKEN SEÇİM GÜNDEMDE Gö­rü­nen o ki, anar­şist grup­lar, açık­la­dık­la­rı gi­bi ey­lem­le­ri­ni yıl­ba­şın­da so­na er­dir­se­ler bi­le, Yu­na­nis­tan’da bir er­ken se­çim sath-ı ma­ili­ne gi­ril­miş du­rum­da. Çün­kü, olay­la­rın çı­kış se­be­bi her ne ka­dar 16 ya­şın­da bir gen­cin öl­dü­rül­me­si ol­sa da, bu­gün kim­se ön­ce­lik­li ola­rak bu­nu di­le ge­tir­mi­yor. Bil­has­sa mu­ha­le­fe­tin al­tı­nı çiz­di­ği ko­nu, iş­siz­lik, ha­yat pa­ha­lı­lı­ğı, eko­no­mik dur­gun­luk ve is­tik­rar­sız­lık. As­lın­da anar­şist­le­rin, da­ha ön­ce­ki pek çok ey­le­mi­nin ge­rek­çe­le­ri­ne ben­zer şe­kil­de baş­la­mış olan olay­lar, bu­gün ar­tık baş­ka bir düz­lem­de tar­tı­şı­lı­yor. Bu­nun tek bir se­be­bi var: Kü­re­sel eko­no­mik kri­zin Yu­na­nis­tan’ı et­ki­si al­tı­na al­ma­sı. Ge­liş­me­le­ri ters­ten oku­du­ğu­muz tak­dir­de şu so­nu­ca ulaş­ma­mız müm­kün, eğer kü­re­sel eko­no­mik kriz ya­şan­mı­yor ve Yu­na­nis­tan eko­no­mi­si son 25 yı­lın en bü­yük çal­kan­tı­sı­nı his­set­mi­yor ol­say­dı, o za­man anar­şist­le­rin ey­lem­le­ri sı­nır­lı, kı­sa sü­re­li ve bel­ki de ta­ma­men et­ki­siz ka­la­cak, bu­gün anar­şist­le­re des­tek ve­ren Yu­nan hal­kı, tam ter­si­ne olay­la­rı bas­tır­ma­ya ça­lı­şan Hü­kü­met’e des­tek ola­cak­tı. Bu­ra­dan ha­re­ket­le şim­di ikin­ci so­ru­mu­za ce­vap bul­ma­ya ça­lı­şa­lım. Aca­ba Yu­na­nis­tan olay­la­rı­nın çok kı­sa sü­re­de Hü­kü­met’i sar­sa­cak de­re­ce­de bü­yü­me­si­ne se­bep olan eko­no­mik kriz, Av­ru­pa’nın baş­ka yer­le­rin­de de ben­zer olay­la­ra se­bep ola­bi­lir mi? Ce­vap kı­sa ve net: Üç fak­tör do­la­yı­sıy­la, evet ola­bi­lir: Bi­rin­ci­si, de­ği­şen eko­no­mik ve sos­yal şart­la­rın ha­yat­la­rı­nı güç­leş­tir­di­ği grup­lar, iş­siz ka­lan­lar, ge­le­cek hak­kın­da en­di­şe du­yan­lar vs. ya­şa­dık­la­rı ge­ri­lim se­be­biy­le, Yu­na­nis­tan’da­ki­ne ben­zer ba­zı olay­la­rı sis­tem­li ola­rak ken­di hü­kü­met­le­ri­ni pro­tes­to­nun bir ge­rek­çe­si ola­rak kul­la­na­bi­lir­ler. Ve eğer ör­güt­lü grup­lar ta­ra­fın­dan sevk ve ida­re edi­lir­se, bu tür pro­tes­to­lar da kit­le­sel ve uzun sü­re­li ey­lem­le­re dö­nü­şe­bi­lir. İkin­ci­si, Yu­na­nis­tan’da­ki anar­şist­le­rin ken­din­ce “ba­şa­rı­la­rı­nı” ör­nek alan baş­ka ül­ke­ler­de­ki anar­şist grup­lar da, “Yu­nan­lı kar­deş­le­ri­ne des­tek”, “em­per­ya­lizm­le mü­ca­de­le”, “oto­ri­te kar­şı­tı en­ter­nas­yo­nel da­ya­nış­ma” gi­bi post-mo­dern ve idea­list iki üç üni­ver­si­te öğ­ren­ci­si­nin ka­fa ka­fa­ya ver­dik­le­rin­de ko­lay­ca üre­te­bi­le­cek­le­ri ge­rek­çe­le­ri ba­ha­ne ede­rek ey­lem baş­la­ta­bi­lir­ler. Ta­bi­i bu tür ey­lem­ler için en el­ve­riş­li nok­ta­lar, po­li­sin mü­da­ha­le­si­ne uzak üni­ver­si­te kam­püs­le­ri ola­bi­lir. Üçün­cü­sü, Yu­na­nis­tan’da­ki anar­şist­ler­le uzak­tan ya­kın­dan il­gi­si ol­ma­yan hat­ta anar­şizm dü­şün­ce­si­ne de uzak ba­zı ke­sim­ler, her tür­lü amaç­la­rı­na ula­şa­bil­mek için, za­ten oluş­muş olan at­mos­fe­ri kul­lan­ma­ya ça­lı­şa­bi­lir­ler. Di­ğer ta­raf­tan, ar­tık Av­ru­pa’ya sıç­ra­mış bu­lu­nan bu ey­lem­le­rin, Av­ru­pa’da top­ye­kûn si­ya­sî ve eko­no­mik bir dö­nü­şü­me iv­me ka­zan­dı­ra­cak “dev­rim” ka­rak­te­rin­de olay­lar ol­du­ğu şek­lin­de de yo­rum­lar oku­yo­ruz. Ger­çek­ten de Av­ru­pa bir “dev­rim”e ge­be mi? Yu­ka­rı­da­ki so­ru­ya ce­va­bım na­sıl kı­sa ve net ise, bu­nun için de kı­sa ve net bir ce­va­bım var: Av­ru­pa’da ya­şan­mış dev­rim­le­rin ge­li­şim sü­reç­le­ri­ne bak­tı­ğı­mız­da, ha­yır. TOPTAN ÇÖKÜŞ GELEBİLİR Fran­sız Dev­ri­mi, 1830 ve 1848 dev­rim­le­ri baş­ta ol­mak üze­re son iki asır­dır Av­ru­pa’da ya­şa­nan tüm dev­rim­le­rin so­kak­tan de­ğil, kü­tüp­ha­ne­den baş­la­dı­ğı­nı söy­le­mek müm­kün­dür. Ay­dın­lan­ma dö­ne­mi­nin fi­lo­zof­la­rı ol­ma­say­dı Fran­sız Dev­ri­mi, Pa­ris’te bir avuç bal­dı­rı­çıp­la­ğın yağ­ma­sı ol­mak­tan öte­ye ge­çe­mez­di. 1830 li­be­ral, 1848 mil­li­yet­çi ve sos­ya­list dü­şü­nür­le­rin ve top­lum­sal li­der­le­rin ese­ri­dir. 1968 olay­la­rı­nı, üze­rin­den kırk yıl geç­me­si­ne rağ­men hâ­lâ ha­tır­la­nır kı­lan, son­ra­dan si­ya­se­te gi­ren Da­ni­el Cohn Ban­dit gi­bi dö­ne­min genç­lik li­der­le­ri de­ğil, ha­re­ke­tin ar­ka­sın­da­ki güç­lü en­te­lek­tü­el ve fik­rî ka­pa­si­te­dir. Bu­gün ide­olo­ji­le­rin yok ol­ma­ya yüz tut­tu­ğu, si­ya­sî rol­le­rin de­ğiş to­kuş edil­di­ği, si­ya­sî ak­tör­le­rin bir di­ğe­ri­nin şap­ka­sı­na ta­lip ol­du­ğu (bu yö­nüy­le mem­le­ke­ti­miz­de ya­şa­nan­la­ra çok ben­ze­yen) Av­ru­pa’da böy­le bir fik­ri zen­gin­lik gör­me­miz müm­kün de­ğil­dir. Ha­liy­le, bu du­rum dik­ka­te alın­dı­ğın­da, önü alı­na­ma­dı­ğı tak­dir­de yay­gın­la­şa­bi­le­cek olay­lar bir dev­ri­mi de­ğil, kao­su ve dü­zen­siz­li­ğin ha­kim ol­du­ğu top­tan bir çö­kü­şü ge­ti­re­bi­lir. Aca­ba Av­ru­pa, Or­ta Çağ fe­oda­liz­mi­ne ge­ri mi dö­ne­cek? Yok­sa 21. yüz­yıl, ye­ni­den ta­nım­lan­mış ve dö­nüş­tü­rül­müş kav­ram­la­rıy­la “kü­re­sel fe­oda­lizm” ça­ğı mı ola­cak? BİLMEDİKLERİMİZ Al­bay­lar Cun­ta­sı (1967-1974): 1960’la­rın ikin­ci ya­rı­sın­da Yu­na­nis­tan’da ya­şa­nan iç si­ya­sî is­tik­rar­sız­lı­ğa ce­vap ver­mek ba­ha­ne­siy­le ve ül­ke­nin aşı­rı sol güç­ler ta­ra­fın­dan ele ge­çi­ri­le­ce­ği­ne ina­nan ba­zı su­bay­lar ta­ra­fın­dan 21 Ni­san 1967 ta­ri­hin­de ger­çek­leş­ti­ri­len dar­bey­le baş­la­yan dö­ne­me ve­ri­len isim­dir. Cid­di bir di­re­niş ile kar­şı­laş­ma­yan cun­ta­cı­lar kı­sa sü­re­de tüm ül­ke­de yö­ne­ti­mi ele ge­çir­miş, si­ya­sî par­ti li­der­le­ri­ni ve üst dü­zey si­ya­set­çi­le­ri gö­zal­tı­na al­mış ya da sür­gü­ne gön­der­miş­tir. As­ke­rî yö­ne­tim, Yu­nan me­de­ni­ye­ti­nin an­tik çağ­lar­dan sü­re­ge­len ke­sin­ti­siz bir uy­gar­lık ol­du­ğu te­zi­ni vur­gu­la­ma­ya ve bu­nu eği­tim ve sos­yal alan­la­ra vur­gu­la­ma­ya ça­lış­mış­tır. Re­ji­min bas­kı­cı ya­pı­sı­na di­re­niş, ilk ola­rak yurt dı­şın­da sür­gün­de bu­lu­nan Yu­nan­lı si­ya­set­çi­ler, sa­nat­çı­lar ve ay­dın­lar ta­ra­fın­dan ge­liş­miş­tir. Cun­ta­nın ilk baş­lar­da söz ver­di­ği gi­bi eko­no­mik re­fa­hın ül­ke­nin her ke­si­mi­ne ulaş­tır­ma­yı ba­şa­ra­ma­ma­sı so­nu­cun­da ül­ke için­de de kit­le­sel ey­lem­ler yay­gın­laş­mış­tır. 1974’te­ki Kıb­rıs Ba­rış Ha­re­ka­tı Cun­ta­nın so­nu­nu ge­tir­miş­tir. Anar­şizm: Anar­şizm, ka­mu oto­ri­te­si­ni ve hi­ye­rar­şi­nin tüm bi­çim­le­ri­ni ber­ta­raf et­me­yi sa­vu­nan çe­şit­li si­ya­sî fel­se­fe­le­ri ve top­lum­sal ha­re­ket­le­ri ta­nım­la­yan sos­yal bir te­rim­dir. Anar­şizm ge­le­nek­sel si­ya­se­te kar­şı­dır. Dev­let­siz­lik ve şid­det­siz­lik te­mel il­ke­le­ri­dir. Fark­lı anar­şist grup­lar, de­ğer­ler, ide­olo­ji ve tak­tik­ler üze­rin­de mu­ta­ba­ka­ta sa­hip de­ğil­ler­dir. YUNANİSTAN’IN DEMOKRASİ SERÜVENİ İÇİN TIKLAYIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106825
    % -0.03
  • 3.5168
    % -0.27
  • 4.1281
    % 0.04
  • 4.5311
    % -0.04
  • 145.254
    % 0.12
 
 
 
 
 
KAPAT