BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Babadan oğula başkanlık

Babadan oğula başkanlık

Bir şe­hir­de üç dö­nem, dört dö­nem, beş dö­nem be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı yap­mak iyi bir şey mi? Ya­pan ve­ya ya­pa­cak olan için iyi­dir de bi­zim için iyi mi?



Bir şe­hir­de üç dö­nem, dört dö­nem, beş dö­nem be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı yap­mak iyi bir şey mi? Ya­pan ve­ya ya­pa­cak olan için iyi­dir de bi­zim için iyi mi? Ba­na iyi de­ğil gi­bi ge­li­yor. Ar­tık se­çim iş­le­ri­ne es­ki­si ka­dar sı­cak bak­mı­yo­rum. Ye­rel se­çim­ler­de ada­yın çok önem­li ol­du­ğu­nu da dü­şün­mü­yo­rum. Kim­se ada­ya oy ver­mez. En se­vi­len aday, bü­yük­şe­hir­de ba­ğım­sız aday ol­sa ala­ca­ğı oy yüz­de beş­tir. Biz­de seç­men oyu­nu par­ti­nin baş­ka­nı­na ve­rir. Bu­nun is­tis­na­sı kü­çük yer­ler­dir. Gü­ney­do­ğu­da­ki ba­zı şe­hir­ler­dir. Be­le­di­ye baş­ka­nı bir dö­nem için aday ol­du, se­çil­di di­ye­lim..İkin­ci dö­nem de aday ol­ma­sı ge­le­nek­tir. Yap­tık­la­rıy­la övün­mek is­ter. Ya­rım ka­lan iş­le­rim var­dı, der. Bir dö­nem yet­me­di, der.. Üçün­cü­nün dör­dün­cü­nün an­la­mı ne. Dö­ne­mi üçe dör­de çı­kar­dı mı, bu iş ba­ba­dan oğu­la de­vam et­sin bek­len­ti­si­ne gi­rer­ler. İki dö­nem­den faz­la aday olu­na­maz hük­mü ko­nul­sun, de­mi­yo­rum ama ölün­ce­ye ka­dar bu­ra­da ka­la­yım, di­yen­le­re sı­cak bak­mı­yo­rum. Me­rak­lı olan kur­sun ken­di işi­ni, is­ter oğ­lu­na bı­rak­sın, is­ter to­ru­nu­na..Bi­ze ölün­ce­ye ka­dar hiz­met et­mek için yır­tın­ma­sın. >> Müs­hil 2001 kri­zin­den ön­cey­di. Sa­bah ak­şam ope­ras­yon ya­pı­lır­dı. O gü­nün ba­ka­nı, bu ope­ras­yon­la­ra isim ver­mek­ten ay­rı bir ke­yif alır­dı. Kar­ga ope­ras­yo­nu, ka­sır­ga, tu­lum­ba ope­ras­yo­nu.. Yi­ne o gün­ler­de bi­ri­si bir laf et­miş­ti: Me­rak edi­le­cek bir şey yok, Tür­ki­ye ba­ğır­sak­la­rı­nı te­miz­li­yor.. Sö­zün sa­hi­bi­ni tam ha­tır­la­ya­ma­dım, yol­suz­luk­la­ra sa­vaş açan ba­kan mıy­dı, es­ki cum­hur­baş­ka­nı mı? Te­miz­len­di mi ger­çek­ten? Eli­miz­de o dö­nem­den el­le tu­tu­lur bir adam kal­ma­dı. Öy­le bir ha­va oluş­tu­rul­du ki, bü­tün iş adam­la­rı­na şüp­hey­le ba­kar ol­duk. Ban­ka­cı de­yin­ce, ak­lı­mı­za ilk ge­len ke­li­me ya hor­tum ol­du, ya üç­kâ­ğıt. Ger­çi ara­da sı­ra­da, dü­rüst iş adam­la­rı­nı ten­zih ede­riz gi­bi laf­lar edil­di ama gü­rül­tü pa­tır­tı ara­sın­da kim­se duy­ma­dı. Ha­ni bir so­ran ol­sa, kaç ki­şi­yi ten­zih et­ti­niz di­ye..İsim söy­ler­ken ya da sa­yı ve­rir­ken epey du­rak­lar­lar. Ga­li­ba sı­ra­sı ge­len şa­ibe­li olu­yor..Bir şey­le­re bu­la­şan de­ğil de. Ge­ri­ye ba­kın­ca ara­dan 7 yıl geç­miş. Bi­ze hiç bil­gi ve­ren yok. ya­ka pa­ça tu­tu­lan, ka­mu­oyu­na teş­hir edi­len isim­ler­den ka­çı hü­küm giy­miş? Yi­ne ge­ri­ye ba­kın­ca te­miz­lik adı­na yap­tı­ğı­mız iş­ler­de -far­kın­da ol­ma­dan- baş­ka­la­rı­nın he­sa­bı­na kü­rek çek­mi­şiz. Gel­dik 2008’e.. Or­ta­lık­ta hor­tum­cu da yok. Ki­min ya­ka­sı­na ya­pı­şıp top­lu­mu ra­hat­la­ta­ca­ğız.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT