BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Çok mu değişmişim?”

“Çok mu değişmişim?”

“Ankara’nın en güzel semtlerinden birinde dört katlı, lüks bir villa almışlardı. İçinde saunasından tutun da katlara inip çıkmak için asansörüne kadar bütün konfor vardı...”



Öz­ge ile ay­nı yaş­tay­dık ve ar­tık ol­gun­luk ça­ğı­mı­zı aş­mak üze­rey­dik. Bir gün bir ak­ra­ba top­lan­tı­sın­da onun­la kar­şı­laş­tık. “Mer­ha­ba Ner­min na­sıl­sın?” di­ye­rek eli­ni ba­na uzat­tı­ğın­da ta­nı­ya­ma­dım. Şaş­kın­lık­la yü­zü­ne bak­tım: “Al­lah Al­lah, bu da kim?” di­ye dü­şü­nür­ken, “Be­ni ha­tır­la­ma­dın mı, çok mu de­ğiş­mi­şim?” di­ye sor­du. Onu göz­le­rin­den ta­nı­dım. Aman Al­lah’ım ne ka­dar de­ğiş­miş ve yaş­lan­mış­tı. Oy­sa he­nüz 43 ya­şın­day­dı. De­ğiş­me­yen sa­de­ce göz­le­ri­nin çağ­la ye­şi­liy­di. Ger­çek­ten genç­li­ğin­de çok gü­zel bir kız­dı. Pem­be be­yaz te­ni, si­yah yay gi­bi kaş­la­rı, si­yah kir­pik­le­rin çev­re­le­di­ği iri ye­şil göz­le­ri ak­ran­la­rı­nı kıs­kan­dı­ra­cak gü­zel­lik­tey­di. Onu hep hay­ran­lık­la sey­re­der, uzun ve za­rif bo­yu­na he­ves­le­nir­dim. O dö­nem­ler­de onun ye­rin­de ol­ma­yı ne çok is­te­miş­tim. Kı­sa ve çe­lim­siz­dim. Yü­züm gü­zel sa­yı­lır­dı ama onun ya­nın­da kim­se be­nim far­kı­ma bi­le var­maz­dı. Ama şim­di şu kar­şım­da du­ran ka­dın­da, o hay­ran ol­du­ğum genç kız­dan eser yok­tu. Oy­sa kar­şı­laş­tı­ğı­mız­da o be­nim için; “Ma­şal­lah Ner­min hiç de­ğiş­me­miş­sin, 25 yıl ön­ce gör­dü­ğüm gi­bi­sin. Bu for­mu­nu ne­ye borç­lu­sun an­la­ya­ma­dım. Üs­te­lik üç ço­cuk bü­yüt­müş, pek çok ba­di­re­ler at­lat­mış­sın?” de­miş­ti. Onun bu il­ti­fat­la­rı kar­şı­sın­da sa­de­ce gü­lüm­se­dim. Her şe­yi­mi, inan­cı­ma, sev­gi­me, öğ­re­nip uy­gu­la­dık­la­rı­ma, in­san­la­rı mut­lu et­ti­ğim­de ben de on­lar gi­bi mut­lu ol­du­ğu­ma borç­lu ol­du­ğu­mu an­la­ta­ma­dım. Or­tam mü­sa­it de­ğil­di. Ama ço­cuk­la­rım­dan bah­se­de­bi­lir­dim: “Oğul­la­rım li­se­yi bi­ti­rip açık öğ­re­ti­me de­vam edi­yor­lar. Kı­zı­ma ge­lin­ce o da li­se­yi bi­tir­di ev­len­di. An­ne ol­du. Dün­ya tat­lı­sı iki er­kek to­run sev­gi­si ya­şa­ma­mı­za ve­si­le ol­du...” Kı­zım da be­nim gi­bi oku­ma­yı yaz­ma­yı se­vi­yor­du. Ama ona da üni­ver­si­te oku­mak kıs­met ol­ma­mış­tı. Be­nim öğ­ret­tik­le­rim doğ­rul­tu­sun­da ye­ti­şip şu an­da dip­lo­ma­sız sa­hip ol­du­ğu çok yön­lü mes­lek­le­ri­ni ic­ra edi­yor. O bir an­ne, bir öğ­ret­men, bir psi­ko­log. Çev­re­sin­de­ki her­ke­se sev­gi, şef­kat, sağ­lık da­ğı­tı­yor. Ka­yın­va­li­de­siy­le ba­na eşit dav­ra­nı­yor. İki­mi­ze de say­gı­da ku­sur et­mi­yor. Ço­cuk­la­rı­nı en iyi şe­kil­de ye­tiş­tir­me­ye ça­lı­şı­yor. İş­te be­ni genç ve dinç tu­tan, her ku­la na­sip ol­ma­ya­cak bu ni­met­ler­di. Ve bu ni­met­le­ri ve­ren Rab­bi­me her gün beş va­kit­te sec­de edip şük­ret­mek­ti... Öz­ge ile o kar­şı­laş­ma­mız­dan son­ra yi­ne uzun za­man gö­rü­şe­me­dik. Ara­dan on yıl geç­miş­ti. Bu sü­re­de yen­gem­den onun ne­ler yap­tı­ğı­nı yi­ne ara­da bir du­yu­yor­dum. Pro­fe­sör ol­duk­tan son­ra gö­re­vi­ni An­ka­ra dı­şın­da yü­rü­tü­yor­du. An­ka­ra’nın en gü­zel semt­le­rin­den bi­rin­de dört kat­lı, çok lüks bir vil­la al­mış­lar­dı. İçin­de sa­una­sın­dan tu­tun da kat­la­ra inip çık­mak için asan­sö­rü­ne ka­dar bü­tün kon­for var­dı. Üç ki­şi­lik ai­le bu ko­ca­man köşk­te ya­şı­yor­lar­dı. Ya­ni as­lın­da ev­le­rin­de bi­le bir­bir­le­ri­ne uzak­tı­lar. Za­ten kı­zı yurt dı­şın­da oku­yor­du. Ken­di­si An­ka­ra dı­şın­da ol­du­ğu için haf­ta son­la­rın­da evi­ne ge­le­bi­li­yor­du. Ko­ca­sı­nın da gö­re­vi An­ka­ra’day­dı. Öz­ge bu ko­şuş­tur­ma­ca se­be­biy­le hay­li yıp­ran­mış, yo­rul­muş­tu. Ka­ra­rı­nı ver­miş emek­li ol­duk­tan son­ra An­ka­ra’ya evi­ne dön­müş­tü. Ama ça­lış­ma­dan du­ra­maz­dı. Na­sıl du­ra­bil­sin ki! Ney­le za­man ge­çi­re­cek­ti? Ko­ca­man ev­de bir ba­şı­na ne ya­pa­cak­tı? Özel bir has­ta­ne­de ye­ni­den gö­re­ve baş­la­dı. Dün­ya­da ol­ma­sı­nı is­te­di­ği her şe­ye sa­hip­ti. Ama ya­şan­tı­sın­dan mut­lu muy­du? Bil­mi­yo­rum. Bu­nu yen­gem de bil­mi­yor­du. Ge­çen­ler­de yen­ge­me te­le­fon et­tim. Bir ai­le top­lan­tı­mız var­dı. Bir­lik­te gi­de­cek­tik. Top­lan­tı gü­nü­ne da­ha var­dı ama na­sıl gi­de­ce­ği­mi­zi ko­nu­şa­cak­tık. Top­lan­tı­nın sa­hi­bi de yen­ge­min emek­li öğ­ret­men olan kü­çük kız kar­de­şiy­di. Ya­ni Öz­ge’nin de kü­çü­ğü... Yen­ge­min te­le­fon­da ver­di­ği ha­be­re hem şa­şır­dım hem çok üzül­düm. Öz­ge kalp kri­zi ge­çir­miş­ti. (De­va­mı ya­rın) Ru­muz: “Ka­ri­yer”-An­ka­ra >> Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT