BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Balıkesir cazibe merkezi olacak

Balıkesir cazibe merkezi olacak

“Gençler geleceklerini bu şehirde görmüyordu, buradan bir şey çıkmaz deniyordu, bu anlayışı değiştirdik” diyen Başkan Sabri Uğur; Balıkesir’in, geleceğin üniversite, turizm, sanayi ve tarım şehri olması için bütün şartların bulunduğunu söyledi



“Gençler geleceklerini bu şehirde görmüyordu, buradan bir şey çıkmaz deniyordu, bu anlayışı değiştirdik” diyen Başkan Sabri Uğur; Balıkesir’in, geleceğin üniversite, turizm, sanayi ve tarım şehri olması için bütün şartların bulunduğunu söyledi Balıkesir Belediye Başkanı Sabri Uğur Edremit’te mandalina bahçesinde fotoğrafını çektiğimiz Kaya Amca ısrar ediyor, sofrasına ortak oluyoruz; Yener Zeytinciliğin yetkilisi Abidin Abdi Yener ısrarla ikramda bulunmak istiyor. Bigadiç’teki helvacı, “yemeden bırakmam” diyor, kasapta pişirilen nefis güvecin ücretini almak istemiyorlar. Sındırgı’nın köylerinde Yağcıbedir Halılarını dokuyan nur yüzlü insanlar ikram ısrarında bulunuyorlar, çaylarını içiyoruz. Ayrılırken otel yetkilisi ısrarla birer kocaman köy ekmeği hediye ediyor, katıksız, nefis. Hele İsmet Bey’in hoş sohbeti, cömertliği, Mustafa Beyin fedakârlığı... Çanakkale Zaferimizin destanlaşan kahramanı Seyit Onbaşı’nın hemşehrilerini anlatmak ne mümkün... BÜTÜN SEKTÖRLER BAKIMINDAN ZENGİN İki denize kıyısı, 22 adası, geniş toprakları bulunan Balıkesir; bütün sektörler bakımından zengin. Zaten “kesir” de “çok” demekmiş... Hayvansal ürünlerde Türkiye birincisi, tarımsal ürünlerde üçüncü... Zeytincilikte önemli bir yere sahip, 11 milyon zeytin ağacı, 130 zeytinyağı fabrikası ile sızma zeytinyağcılığında Türkiye birincisi. Dokuma, çimento, kağıt, şeker fabrikaları; kömür, kurşun, gümüş, mermer, bor gibi madenleri de Türk ekonomisi için büyük önem taşıyor. Bandırma, Gönen, Edremit, Erdek, Burhaniye, Ayvalık gibi ilçeleriyle turizmin de önemli bir merkezi. 16 noktada termal suyu, 13 noktada mavi bayraklı sahilleri, Alplerden sonra oksijen bakımından en zengin olan Kaz Dağları’nın bulunduğu Balıkesir, alternatif turizm için de cazibe merkezi... ALTYAPI TAMAMEN YENİLENDİ “Balıkesir geleceğin parlayan yıldızı olacak” diyen Vali Selahattin Hatipoğlu, yoğun yatırım talepleri bulunduğunu, çevre ile uyumlu yatırımları destekleyeceklerini ve daha çok yatırımcı beklediklerini anlatıyor. Uzun yıllar Bursa ve İzmir’in gölgesinde kalarak, arzu edilen gelişmeyi gösteremeyen Balıkesir, bu illerin tıkanma noktasına gelmesiyle tekrar cazibe merkezi olma yoluna girmiş. Balıkesir’in altyapısı tamamen yenilenmiş, şehir yeşil alan ve parklarla donatılmış. Konuşma fırsatını bulduğumuz birçok vatandaş, Belediye Başkanı Sabri Uğur’un performansından övgüyle söz ediyor. Doğru bildiğini oy kaygısı taşımadan dobra dobra söylüyor ve gereğini yapıyor, sahaya iniyor, geleceğin Balıkesir’i için şimdiden adımlar atıyor... STANDARTLARI YÜKSELTİYORUZ “Gençler geleceklerini bu şehirde görmüyordu, buradan bir şey çıkmaz deniyordu, biz bu anlayışı değiştirdik” diyen Başkan Sabri Uğur; Balıkesir’e sahip çıktıklarını anlatıyor. İnsanımızın yapılanları çok iyi anladığını, birçok şeyi bildiğini, değerlendirmesini isabetli yaptığını belirten Başkan Uğur; yapılan hizmetlere göre karne verildiğini, gelecekte yapılacağına inanılan hizmetlere göre de oy verildiğini açıklıyor. İklimi uygun, toprağı bol ve bereketli, ulaşımı kolay olan Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi için çok gayret gösterdiklerini ifade eden Başkan Sabri Uğur, Balıkesir’in standartlarını yükseltmek için çalıştıklarını belirtti. Balıkesir’in; geleceğin üniversite, turizm, sanayi ve tarım şehri olması için bütün şartların mevcut olduğunu açıklayan Başkan Uğur, vatandaşın bu vizyonu taşıyan kişileri oylarıyla desteklediğini sözlerine ekledi. Vali Selahattin Hatipoğlu Şehrimiz kabuğunu kırmak için hazır! Balıkesir Sanayi Odası Başkanı A. Rona Yırcalı, şehrin yatırımcı için çok cazip olduğunu belitti. Balıkesir’in süt üretiminde Konya ve Erzurum’dan sonra Türkiye genelinde üçüncü, beyaz et üretiminde Bolu’dan sonra ikinci, kırmızı et üretiminde Konya’dan sonra ikinci sırada yer aldığını belirten Yırcalı; sızma zeytinyağı üretiminde de Türkiye birincisi olduklarını hatırlattı. Balıkesir’in, sahip olduğu tarımsal imkânlar ile, başta İstanbul olmak üzere diğer illeri beslediğini ifade eden Yırcalı; Bursa, Manisa ve İzmir’e yakın olması sebebiyle, tekstil sektörü, beyaz eşya ve otomotiv yan sanayi sektörlerinin gelişmeye müsait olduğunu, dondurulmuş, kurutulmuş gıda, meyve suyu üretiminin önem kazanacağını söyledi. ZEYTİNLER DALLARDAN ELLE TOPLANMALI Zeytin toplamak, yağ çıkarmak meşakkatli bir iştir, aşkla olur ancak. Sevmeyen yapamaz. Öncelikle taneler yere düşmeyecek, darbe almayacak. Sırıkla sıyırma, sarma yapılmayacak. Ağaçtan elle toplanıp sepete alınacak. Çırpma, sıyırma filizleri de zedeliyor. İyi bir zeytinyağı için zeytinler tamamen olgunlaşmadan toplanıp fabrikaya ulaştırılacak. Zeytinler granit taşlarla “pelte” kıvamına gelinceye kadar ezilecek, sızması sağlanacak... Bir meyve suyu ZEYTİNYAĞI Gemlik’i merkez tutarsanız Bursa havalisi sofralık zeytine çalışıyor. Yağlık zeytinin nabzı ise Balıkesir sahillerinde atıyor. Telaşla toplanan zeytinler Ayvalık, Edremit, Altınoluk ve Havran civarında sıralanan fabrikalara taşınıyor. Hava da buruk bir zeytin kokusu, insanın damakları kaşınıyor. Efendim Balıkesir’in farkı şu, Kaz Dağları oksijen deposu. Bu zeytine de aksediyor, yağa doyumsuz bir nefaset katıyor. Allahü teala zeytinin sevdiği iklimi, toprağı, denizden esen rüzgârı Edremit Körfezi’ne bahşetmiş, bu da yöre yağlarının dünya çapında olmasını sağlıyor. Gelelim yağ imalatına... Modern fabrikalarda görüntüye gelecek bir şey yok. Kapalı bir sistem, zeytini ızgaralara döküyorlar, öte yandan oluk oluk yağ akıyor. Halbuki sulu sistemde taş değirmenler dönüyor, nostaljik, romantik bir üretim yapılıyor. Burada her şey tabii, zeytinler çuvalla geliyor yıkanıp paklanıp kazana atılıyor. Sonra iki iri granit taş dönmeye başlıyor. Kapalı sistem oksijenden yana fukara, halbuki değirmende hem eziliyor hem havalanıyor. Bir süre sonra malzeme hamur oluyor. Pelte kıvamına gelince taş durduruluyor. Üzerinde yağ damlacıkları beliriyor ve çukur yerlerde yemyeşil bir sıvı öbekleniyor. Çiğ yağ bu, mis gibi, bir çay kaşığı alan yarım okka zeytin yemişe dönüyor. Haza şifa! Midesi ağrıyanlar yana yakıla arıyor. Buna “zeytin sütü” ya da “ağız yağı” diyorlar. Genelde kendilerine saklıyor, eşe dosta veriyorlar. Hatırlılara, hastalara filan. ZEYTİNYAĞI GİBİ ÜSTTE! Kalan ezintiler “gavata” denilen taslarla kıl çuvallara dolduruluyor, eskiden “sızması” beklenirmiş, ama şimdi o kadar sabırlı değiller. Prese alıyor 300 ton basıp suyunu sıkıveriyorlar. Çuvalların kenarından kahverengi bir su akıyor. Bunlar mermer haznelerde (paluma) birikiyor. Suyu dibe, yağı üste. Yağı kaydırma denen özel bir kapla ve usta el hareketleri ile ayırıp güğüme alıyorlar. Bu yağ bulanık olabilir, posası dibine çökebilir. Ama filtre ettirmek de elinizde... Bu sistem elbette sağlıklı ama zahmetli üstelik ağır işliyor, çok adam istiyor, fire veriyor. Halbuki “kontinu” sistemde yağ kaçağı yok denecek kadar az, hele buhar verenler dibini kazıyorlar. Sulu baskıdan artan posaları (pirina) bile topluyor, sabunluk yağ çıkarıyorlar. Pirina sabunu deyimi de ordan geliyor. Market raflarında üç tip yağ göreceksiniz. Birincisi naturel sızma... Öncelikle bunu seçmenizde yarar var. Rafine zeytinyağı: Asit oranı yüzde 3.3’ün üzerinde olan yağlar (sabunluk) rafine edilerek, sıfır aside indirgenir, ama tadı ve kokusu (hatta rengi) kalmaz. Bunlar kızartmalarda yemeklerde kullanılır. Riviera tipi: İçine azıcık natürel zeytinyağı karıştırılmış rafineri yağıdır. Bir nevi harmandır aslında. Tadı, kokusu varsa da natürel gibi olamaz asla. MAHMUT YAVUZ: PİYASAYI BOZAN KARAMSARLIK Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Yavuz, bankaların kredi ve teminat mektubu vermediğini, ürettiklerini satamazlarsa sıkıntıya düşeceklerini söyledi. Yetkililerin likidite krizini kamu bankalarının eliyle çözebileceğini söyleyen Yavuz; bu konuda etkili bir adımın atılması gerektiğini söyledi. İnsanlarda bir panik havası oluşturulduğunu, bilen-bilmeyen herkesin felaket tellallığına soyunması sebebiyle insanların cebindeki parayı harcamaktan, borçlarını ödemekten korkar hale getirildiğini açıklayan Yavuz; piyasaya güven verilerek bu karamsar havanın dağıtılmasını istedi. Balıkesir’de üretilen ürünlere ağırlık veren bir market zinciri kurduklarını, şimdiden 4 şubeye ulaştıklarını açıklayan Mahmut Yavuz; ülkesini sevmenin, ona sahip çıkmanın lafla olamayacağını, icraatla olacağını söyledi. Beyaz et sektöründe de üretim fazlası sebebiyle zor günler yaşadıklarını anlatan Mahmut Yavuz, “Rusya 1 milyon ton beyaz et ithal ediyor, bunun yüzde 80’ini ABD’den alıyor. Oysa biz doğal gazımızın yüzde 60’ını Rusya’dan alıyoruz, neden bunun karşılığında beyaz et satılması için yetkililer devreye girmiyor? Avrupa Birliği’nde beyaz et için ton başına 550 euro teşvik veriliyor, bizde ise bu rakkam 26. Bu şartlarda nasıl rekabet edebiliriz?” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT