BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Olaylı edebiyat

Olaylı edebiyat

Romancı Adalet Ağaoğlu, “Medyanın benim geçirdiğim kazayla ilgilenmesi dolayısıyla teşekkür etmem gerekiyor ancak, yazarlığımın unutulması ve yalnızca kaza ile ilgilenilmesi de doğru değil” diyor.



Yazar Adalet Ağaoğlu, yazılı ve görsel basının edebiyat ve sanatı dışladığını, edebiyatçılarla sadece kişilik olarak ilgilendiğini, bu yüzden edebiyatçıların medya ile başının hiç de hoş olmadığını söyledi. Ağaoğlu, medyanın olağanüstü güç kazandığını, ancak sanat ve edebiyatın ``içeriği ile ilgilenmediğini`` belirtti. Gazetelerin, öyküye, romana, şiire yer vermediklerine dikkati çeken Ağaoğlu, ``Edebiyatçıların medya ile arası iyi değil. Biz tüketim kültürünün bir parçası olmak istemiyoruz. Tüketime mi katkı yapacağız, yoksa toplumsal, insani birikime mi katkı yapacağız`` dedi. İLK DÖNEMLER Medyanın edebiyatçıların, sanat ve edebiyata katkıları ile ilgilenmediğini ve sanatı dışladığını kaydeden Ağaoğlu`nun medya ile ilgili olarak anlattığı bazı notlar şöyle: “Bekarken, Adalet Şimler adı ile yazdığım bir radyo oyununun okunması sırasında Kayseri`de bir genç kızın, etkilenerek kendisini pencereden attığını, gazeteden okudum. Çok etkilendim. Yazma işinin büyük bir sorumluluk olduğunu farkettim ve yıllarca radyo oyunu yazamadım. Bana romanlarım için çok sayıda büyük ödüller verildi. Hiçbirisi için gazetelerde ciddi haber çıkmadı. Medya bunu görmedi. Ama `Ruh Üşümesi` adlı romanımdaki bazı cümleleri erotik bulan bir gazetenin manşetine şöyle çıktım: `Adalet Ağaoğlu Kırkından Sonra Azıttı...` KAZADAN SONRA Peşimden düşen erkekler ise ikinci bir `düzeltme` manşeti ile dağıldı: ‘Adalet Ağaoğlu Kırkından Değil, Altmışından Sonra Azıttı...’ Piyango gibi bir kaza geçirdim. Trafiğe kapalı bir alanda bana araba çarptı. Medya bu olayla çok ilgilendi, sağolsun. Ama edebiyatçılığım, yazarlığım unutuldu. Önemli olan edebiyat değildi, `Ünlü bir yazarın kaza geçirmesi` idi.` Basın edebiyatı dışlayınca, edebiyatçı olay çıkarmaya girişiyor. Yılmaz Karakoyunlu`nun roman yazdığı, son romanı Salkım Hanımın Taneleri film olunca farkedildi.`` UNUTULAN YAZARLIK Adalet Ağaoğlu, konuyla ilgili sorularımızı da cevaplandırdı. Medyanın günlük hayatın hızlı akışı içinde edebiyata ve edebiyatçıya zaman ayıramadığını söyleyen ünlü yazar,”Edebiyatın sonuçları bir günde görünmez. Okuyucu, bir edebiyat eserini okuyacak, diğer eserlerle kıyaslayacak. Edebiyat eserini okumanın sonuçları çok uzun zaman sonra ortaya çıkar” dedi. Trafik kazası geçirinceye kadar çok sevildiğini bilmediğini söyleyen Ağaoğlu, “Basın benim trafik kazası geçirmemle ilgilendi. Ancak, trafik bu ülkede bir terördür ve ben olmasam, bir başkası da olsa, trafik kazası geçirenle medya ilgilenmek zorundadır. Medyanın benim geçirdiğim kazayla ilgilenmesi dolayısıyla teşekkür etmem gerekiyor. Ancak, yazarlığımın unutulması ve yalnızca kaza ile ilgilenilmesi de doğru değil. Benim kaza yapmamdan sonra okuyucumun beni çok sevdiğini anladım. Bizler, okuyucusunun yüzünü hiç görmeyen insanlarız. Bizim görsel medyadakiler gibi yüzyüze gelme şansımız da yoktur” diye konuştu. YARIM KALANLAR Son üç yıldan beri hayatının akışının değiştiğini ve okuyamadığını hatırlatan Ağaoğlu, şöyle konuştu: “Şu anda masamda yarım kalmış iki çalışmam var. Onları bitirmek istiyorum. Ancak eski hayatımı yeniden arıyorum ve bulmakta güçlük çekiyorum. Bizler sekreterleri olan insanlar değiliz. Kendi eserimizi kendimiz yazıyoruz. Kendimiz okumak zorundayız. Bütün bunlar beni zorluyor. Buna rağmen yeni projelerim var. Elimdeki çalışmaları bitirmeden ismini vermeyi de doğru bulmuyorum. İnsanlar hemen alıp kullanıyorlar ve kimden aldıklarını da söylemiyorlar. Gerçi insanları etkilemek güzeldir, ama, kimden etkilendiklerini söylememeleri yanlıştır. Ben Orhan Veli’den bir alıntı yapsam söylüyorum. Kimden faydalanırsam söylüyorum. Mesela ‘Kardelen’i önce ben kullandım. Sonra çok yaygınlaştı. Kimse bu kelimeyi önce benim kullandığımı söylemedi.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT