BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehit anneleri susturulamaz!

Şehit anneleri susturulamaz!

Başbakan, İmralı’nın Abdullah Öcalan’a siyaset kürsüsü olarak kullanılmasına müsamaha ile bakılamaz diyor.



Başbakan, İmralı’nın Abdullah Öcalan’a siyaset kürsüsü olarak kullanılmasına müsamaha ile bakılamaz diyor. Diyor demesine de öbür taraftan en son yapılması gereken şeyi en başa alarak idamı TCK’dan çıkarıyor. Bu durumdan evvel emirde kim istifade edecek? Tabii ki, 30 bin kişinin katili ve ölümü en az 30 bin kez hak etmiş şerir kişi!.. “Devlet, öfke ile hareket etmez!” deyip, devlete düşenleri; en son yapılması gerekenleri en başa alarak (kimlere şirin görünmek istiyorsak!) bir bir yaparken birilerini, en başta bu şerir kişiyi cüretlendirmiyor muyuz acaba? O, bu cüreti almasa, bu şekilde hareket eder mi? Oysa o, tam tersini yapıyor; asla öldürülemeyeceğini (!) bilen bir pişkinlikle, Bekaa Vadisi’nde yapamadığı siyaseti icraya yelteniyor. İşte, bizim korkumuz bu idi ve bu durumu aylar öncesinden, ta Öcalan bize teslim edilirken yazıp söylemiştik. Ve ilgilileri uyarmıştık. Ve asıl tehlikeli hal, şimdi başlıyor demiştik. Bölücü Örgüt’ün yıllarca akıttığı kanla gelmek istediği nokta zaten bu durum idi! Anlaşılıyor ki, bu derdimizi anlatamamışız! Hele; terör bitti, terörün üstesinden geldik, terör örgütü dağılma ve parçalanma sürecine girmiştir deyip; denizi görmeden paçaları sıvayanlara anlatabilmenin imkanı da yoktur. Ya kasden anlamıyorlar ya da bir bildikleri var! İşte, o bir bildikleri var ya; bizi ürküten de odur!.. Adam; bırakın bir ölüm mahkûmu edasını adeta bir siyasi parti lideri gibi ahkâm kesiyor. Adamın beyanatları bütün televizyonlarda ve bütün gazetelerde! Bu gücü nereden alıyor dersiniz? Peki, bu imkânı ona tanıyan biz medyanın hiç mi suçu yok? Terörle canını dişine takmış, karda, kışta dağ başında mücadele eden general, terör bitmedi diyor ve taptaze şehit kanlarını da delil olarak gözlerimize sokuyor; sıcacık odalarında maroken koltuklarında kurulmuş birileri de terör bitti diyebiliyor. Öbürü de bu gafletten istifade ederek neredeyse İmralı’da siyaset kürsüsü kuruyor. Bir yanda şehit anneleri yürüyor; gözleri yaşlı ciğerleri yanık. Öbür yanda, bütün bir medya el ele vermiş bu şeririn martavallarının borazanlığını yapıyor! Millet de ibretle izliyor... Bu hale müsaade edildiği takdirde yakında, şart koyan taraf olurlarsa şaşmayalım! Bunca gafleti ve vurdumduymazlığı, doğrusu Abdullah Öcalan da beklemiyordu. Sonra bu adam, İmralı’da kalabilmek lüksünü nereden hak ediyor? Hadi, muhakeme safhasında anladık. Dünyaya bu yargılamanın adil olduğunu gösterebilmek için onca zahmete ve masrafa girdik. Yüksek Mahkeme’nin kararıyla da hüküm kesinleştiğine göre; ve bu hükmün infazı için AİHM’nin kararı makul bir süre (1, 1,5 sene) bekleneceğine göre, bu süre içerisinde neden İmralı lüksünü yaşamaya devam etsin? Gönderilsin bir hapishaneye ve orada mukadder akıbetini beklesin! Ona tanınan bu ayrıcalık da, ayrıca hukuka ve adalete aykırıdır. Örgütün istediği, zaten siyasallaşma; Türkiye’yi yönetenleri bu çizgiye çekmek istiyorlar. Hükümetin gözünü dört açma zamanıdır! Abdullah Öcalan veya vekilleri avukatlar susturulacağına şehit anneleri susturulmaya çalışılıyor. Bu ne gaflet ya Rabbi!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT