BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Masonlukta şeffaflaşma

Masonlukta şeffaflaşma

Yarın Ankara’da bir Mason Locası basına tanıtılacak. Bu bir ilk...



Yarın Ankara’da bir Mason Locası basına tanıtılacak. Bu bir ilk... Loca tanıtma hareketi, Masonların Nisan 1999’da İstanbul’da halkın önüne çıkmalarından sonraki ikinci şeffaflaşma arayışları. “Biraderler”, kendilerini hep sakladılar. Haklarında çok şeyler söylendi, hep suskun kaldılar. İnanılmaz bir dayanışma içindeydiler, kabul ettiklerini himaye ediyorlardı. Aralarına girmekse zor, zahmetli ve büyük itimada ihtiyaç gösteriyordu. Gözlerin kapatılarak, bilinmez yerlere götürülmeler, yeminler vs. “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası” isminde bir derneğe izin verilene kadar Masonlar, Türkiye’de yeraltı faaliyeti gösteren bir gizli teşkilat olarak kabul edildi. İlk legal çalışmaları böyle bir dernek çatısı altında toplanmaları olmuştur. İçişleri Bakanlığı denetiminde bir dernek hüviyeti kazanınca kamuoyu önüne çıkmayı da yeğlediler. Veya öyle bir hedefleri olduğu için dernekleştiler. Bu belki de uzun vâdeli bir planın parçası idi. 26 Nisan 1999’da “Büyük Üstad” dedikleri başkanları Sahir Talat Akev vasıtasıyle İstanbul Beyoğlu’ndaki merkez binalarında basınla bir sohbet toplantısı yaptılar. Sebep ‘Türk Masonluğu’nun 90. yılını idrak etmekti. 8 büyük şehrimizde 160 locaya kayıtlı 12 bin üyeleri olduğunu beyan eden Masonlar, şimdi İstanbul Aya İrini Müzesinde bir de sergi açmışlar. Serginin ismi enteresan “Doğudan Batıya İnsanlık Köprüsü Masonluk.” Yarın, 22 ocak Cumartesi günü de Ankara’da localarını basına dolayısıyle millete tanıtacaklar. Niçin ‘Masonlar’ veya ‘Biraderler’ denen bu dinler ve ırklar ötesi ‘kardeşlik’ teşkilatı, kapalı kapılarını açarak kendini izah etme zarureti duydu? Her şeyden önce şu bir vakıa ki hiç bir kuruluş ne kadar güçlü olursa olsun ilanihaye gizli kalamıyor. Gizlilik beraberinde aslı olan olmayan bir çok söylentiyi de getirmekte. Bu söylentiler, yıkıma sebep olmaktadır. Masonlar hakkındaki en büyük iddia, inançla ve Yahudilikle alakalıdır. Ateist değil bir “tanrı” itikadına sahip olduklarını bilhassa belirtmeleri bu yüzdendir. İkinci ihtimal propaganda maksadıdır.... “Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Derneği” Türkiye’li “biraderler”in tamamını temsil ediyor mu? Meçhul. Eğer, Masonların hepsini temsil etmiyorsa kendi aralarındaki bir rekabetten dolayı bu yola gitmiş olabilirler. Tamamını temsil ediyorsa.. O takdirde bir güç gösterisi yapılıyor. Zira bu hareketle, bu şeffaflaşma ile birlikte dünden-bugünden, içerden-dışardan bir çok ünlünün Masonluğu da açıklanıyor. Onların Masonluğunun tescil edilmesi, tarihte de bir çok sualin cevap bulmasına vesile olacaktır. Verdikleri isimlerden bir kaçını nakletmek gerekirse.. Tanzimatçılar: Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, Namık Kemal. İttihadçılar: Sadrazam Talat Paşa, Maliye Nazırı Cavid Bey, Şeyh’ül İslâm Musa Kâzım Efendi, Dr. Nazım, Ziya Gökalp. Cumhuriyet dönemi: TBMM Reisi Kâzım Özalp, İsmet İnönü’’nün hususi doktoru Mim Kemal Öke, Başvekil Hasan Saka, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel, Mehmet Emin Yurdakul, Reşat Nuri Güntekin, Enver Ziya Karal, Başbakan Suat Hayri Ürgüplü. Dışarıdan. İngiltere Kralı VII. Edvard, Başbakan Winston Churchill, Alman İmparatoru II. Wilhelm, ABD Başkanı George Washington, Lev Tolstoy, Henri Ford... Bir çok bildik, bilmedik isim. Biraderler demek istiyorlar ki “şayet Masonluk kötü olsaydı şu kadar şöhret ona dahil olur muydu”? Tabîi bilmiyoruz, sayılanların kaçı geçerken şöyle bir uğramış veya menfaat icabı öyle görünmüş yahut da en katı şekilde ve bütün kaidelerini benimseyerek Mason olmuş? Mamaafih mühim olan kayıtlarının olmasıdır. Kimsenin kalbini bilemeyiz... Yeni bilgilerin ışığında elbette “Vatan Şairi Namık Kemal” veya “Türkçülüğün bânisi Ziya Gökalp” ve diğerleri tarih önünde yeniden değerlendirileceklerdir. Bir loca nihayet bir binanın bölümüdür. Esas yapılması gereken orda mekanizmanın nasıl işlediğini ortaya koymaktır. Masa, sandalye, duvardaki fotoğrafları göstermekle tanıtıp olmaz, Bir kaç beylik sözle de olmaz. Masonlar, kamuoyunun haklarında ne düşündüğünü, nelerden kaygılandıklarını vs herkesten daha iyi bilirler. Bu itibarla tanıtımın samimi ve şümullü olması gerekir. Karakolların dahi şeffaflaşmasının bile konuşulduğu bir Türkiye’de Masonluğun şeffaflaşması haydi haydi zaruridir. Kim nerede bilinmeli. Bu tanıtımın en faydalı yanı o olur; 90 yıllık üyelerin hepsi isim isim tedkike açılmalıdır... Hatta sanal ortama bile taşınabilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT