BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelişmeler çok olumlu

Gelişmeler çok olumlu

Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, “Programın başında faizlerin bu kadar aşağı düzeylere, 30’lu seviyelere ineceğini tahmin etmedik ama son derece olumlu oldu” dedi



Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, kurların 12 aylık fiyatlarının sepet bazında ne olacağını ilan ettiklerini hatırlatarak, ilan edilen bu rakamlardan bir sekme olacağını kimsenin aklına getirmemesini istedi. Gazi Erçel, programın başında bu kadar kısa sürede faizlerin 30’lu seviyelere ineceğini tahmin etmediklerini ama gelişmenin son derece önemli ve olumlu olduğunu söyledi. Erçel, Finans Kulüp tarafından düzenlenen, “Türkiye 2000: 1. Ulusal Finans Zirvesi”ndeki “Kamu Finansmanı ve Para Politikaları” konulu panelde yaptığı konuşmada, enflasyonun, ekonomi üzerinde para talebinin küçülmesi, gelir dağılımının bozulması, vergi gelirlerinin azalması, sözleşmelerin sürelerinde belirsizlik doğması, fiyatlama politikalarını etkilenmesi ve dalgalanmalara yol açması gibi çeşitli olumsuz etkileri bulunduğuna dikkat çekti. Bu durumun, ekonominin toplam etkinliğini de azalttığını kaydeden Erçel, yüksek reel faizlerle karşılaşıldığını, iç kredi piyasasının etkin çalışmasının engellendiğini, kamu borçlarının da fasit daire oluşturduğunu ve kişi başına düşen gelirde de azalma meydana getirdiğini anlattı. Erçel, “1990’lı yıllarda eğer Türkiye’de enflasyon tek haneli olsaydı, kişi başına gelir yüzde 1-1.5 daha fazla olacaktı. Yüzde 2.25’te kalan kişi başına gelir artışı yüzde 4-4.25’e ulaşacaktı” diye konuştu. Enflasyonun en fazla kamu açıkları, kur artışı ve kredibiliteyle yakın ilişkisi bulunduğuna işaret eden Erçel, para ve kur programını hazırlarken ekonominin aktörleri olan üretici, tüketici ve politikayı çizenlerin davranışlarını da dikkate aldıklarını belirtti. Merkez Bankası Başkanı Erçel, para politikalarının işleyişinin de kurala bağlandığını, disiplinli bir para politikası uygulaması şeklinde programa yansıdığını söyledi. Piyasada para artırılması mekanizmasının altında döviz alınması sisteminin bulunduğunu kaydeden Erçel, faizlerin de tamamen piyasanın şartlarına bırakıldığını bildirdi. Erçel, konuşmasına şöyle devam etti: “Biz kur ve para programımızda açık seçik 18 ayda kur sepetinin hangi değerde olacağını belirttik. 12 aylık sepet bazında ne olacağını ilan ettik. Bundan da hiç tereddüt olmasın, hiçbir şekilde kimsenin de aklına bir şey gelmesin ki, Merkez Bankası’nın ilan ettiği rakamlarda bir sekme olsun. Kesinlikle böyle bir şey olmaz.” ESAS NOKTA Kur politikasını koruyan bir para politikasının çizilmesinin burada esas noktayı teşkil ettiğini belirten Erçel, mevcut Türk Lirası’nın piyasada kalmasının devamının altında yatan en önemli özelliğin Hazine’nin Merkez Bankası ile olan ilişkilerinin çerçevesinde yattığını söyledi. Maaş ödemeleri, vergi tahsilatı, avans kullanımı gibi piyasaya para girişi ve çıkışına göre bir nevi emme basma tulumba gibi para çekildiğini ya da verilerek, paranın aynı düzeyde kalmasının sağlandığını anlatan Erçel, net dış varlıklar denilen dövizdeki artış karşısında piyasadan parayı da çekmeyecekleri için mevcut likiditenin faizleri aşağı indirdiğini kaydetti. Erçel, şöyle devam etti: “Biz bu mekazmayı böyle çizdik fakat etkisinin bu kadar çok kısa sürede görüleceğini biliyorduk ama bu kadar aşağı düzeylere 30’lu seviyelere ineceğini tahmin etmedik programın başında. Ama gelişme son derece önemli ve olumlu oldu. Çünkü programın kredibilitesi ve güvenilirliğiyle olan bir ilişkiyi de beraberinde getirdi. Burada belki üzerinde durulması gereken nokta şu, faizler özellikle kısa vadeli faizler çok dalgalı seviyelere inecek.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT