BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Filistin’de katliamın vebali Araplarındır

Filistin’de katliamın vebali Araplarındır

“Yıllarca birbirleriyle anlaşamayan, ortak bir kınama kararı dahi alamayan Araplar, Gazze’deki drama karşı Türkiye’nin gösterdiği çabanın onda birini bile gösteremedi”



İSTANBUL - OSMAN SAĞIRLI Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Servet Armağan, Genel Yayın Müdürümüz Nuh Albayrak’ı ziyaret etti. Gazze’de yaşanan savaşı değerlendiren Prof. Dr. Armağan; Filistin’in, öncelikle kendi içindeki kavgayı bitirmesi gerektiğini vurguladı. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları 15. gününe girerken Arap dünyasının sessizliği de sürüyor. Arapların bu sessizliğinin faturasını Filistinli kadın ve çocukların ödediğine dikkati çeken Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Servet Armağan, “Bir araya gelip bir kınama kararı dahi alamıyorlar. Arap olmayan Türkiye’nin verdiği çabanın onda birini gösterseler yine yeter” dedi. Bölgede geçmişten günümüze kadar gelen bir çatışma birikimi olduğunu hatırlatan Armağan, Arapların geçmişte yaptıkları hataları, bugün de tekrar ettiklerini kaydetti. Bölgedeki Arapların silik bir siyaset yaptıklarını, hatta iç dinamiklerini kontrol altında tutabilmek adına bazı destek ve gösterileri de engellediklerini anlatan Prof. Dr. Armağan, şöyle devam etti: İNGİLİZLERİN ELİYLE “İsrail’in nasıl kurulduğunu hepimiz biliyoruz. Osmanlı bölgeden çekildikten sonra buralar İngilizler’in kontrolüne geçti. Onlar da 1916-17 yıllarından itibaren bu topraklara Yahudilerin yerleştirilmesi için çalıştı. 1948’de burada bir de İsrail devleti kurdurdular. Dünyanın çeşitli yerlerinden, hatta Türkiye’den de Yahudileri davet edip yerleştirdiler. O insanlar kurulan çiftliklerde var güçleriyle çalıştı. Bugünün dünyaya kafa tutan ülkesini meydana getirdiler. İşte konuşuluyor, ‘Efendim arkasında Amerika var!’ Doğru, Amerika var, ama orada da Yahudiler birçok kurumu, önemli yeri ellerinde tutuyor. Ne yapıyorlar? Bugün dünyanın önde gelen TV kanalları Yahudilerin elinde. Pijamayı giyinip karşısına geçtiğin anda seni yönlendiriyor. Yahudiler bütün bunları yaparken, Araplar ne yaptı? Ne islamiyeti adam gibi yaşadılar, ne de teknolojik olarak geliştiler. Bırakın bunları, bir araya gelmekten bile acizler. Bu saldırıyı bile kınayamıyorlar.” İsrail ile Filistin arasında 1948’de başlayan ve en şiddetlisi 1967’de yaşanan dört savaş olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Servet Armağan, bugün yaşananların da geçmişin birikimi olduğunu söyledi. Armağan, “İsrail bölgede işgalcidir. Bunu hepimiz biliyoruz. Bu sebeple sürekli gergin, rahatsızlık içinde... En son olayların sebebine bakın, Hamas’ı kastederek diyor ki, ‘Kardeşim, sen bana füze atıyorsun, benim parkıma düşüyor, bekçim ölüyor.’ Bunun için de kendine göre tedbirler alıyor. Ama orantısız güç kullanıyor. Ekranlardan görüyoruz, gözyaşlarıyla izliyorum. Eee bunlar olurken Filistinliler’in tutumu ne sizce? Hâlâ ülkede iktidar kavgası veriyorlar” diye konuştu. KİM KİME DİŞ GEÇİRİRSE Prof. Dr. Servet Armağan, Hamas’ın dünya tarafından terör örgütü listesinde kabul edildiğini, bunun da Filistin’in elini zayıflattığını ifade ederek; Filistin’deki aklı selim insanların bir araya gelerek mantıklı karar almalarının önemine değindi. Armağan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hamas’la El Fetih birbiriyle çatışıyor. Gidip meclisi basıyorlar, milletvekillerini tutukluyorlar, polisleri öldürüyorlar. Sen kimsin? O kim? Terörle iş olur mu? Bugün Filistin’in içinde bulunduğu durumu anlatan görüntüyü, geçenlerde El Cezire televizyonunda izledim. Kanım dondu, olmaz böyle şey dedim. Bir anne iki yanında babayiğit, dağ gibi iki oğlu. İkisi de silahlı. Biri El Fetih’in, diğeri Hamas’ın mensubu. Sabah evde kahvaltı yapıyorlar, sonra sokağa çıkıp birbirlerine karşı mücadele ediyorlar. Yani arada anne olmazsa orada birbirlerini yiyecekler. Filistin niye böyle, bunu çözmeleri lazım.” İsrail’e karşı mücadele eden Filistinlilerin yalnız bırakıldığını da savunan Armağan, “Filistin meselesi ile ilgili Arap olmayan Türkiye’nin gösterdiği çabanın onda birini Arap ülkelerinden göremiyoruz. Dolayısıyla buradaki katliamın birinci derecede sorumlusu Araplardır” dedi. Yıllarca yaşanan zulme seyirci kalan Arapların, kendi aralarında birlik olmayarak, bu katliama dolaylı katkıda bulunduklarını, bir nevi ihanet içinde olduklarını iddia eden Prof. Dr. Armağan; Başbakan Erdoğan’ın seçim atmosferinde başını kaşıyacak vakti olmamasına rağmen, bölge ülkelerine mekik dokuduğunu hatırlattı. Servet Armağan, “Avrupa’dan birşey beklememiz mümkün değil. Onlar sadece yardım gönderip, ekranlara çıkıp, üzülürler. Bakın çoğunluğu Hıristiyan olan Lübnan’a İsrail saldırıları sırasında nasıl tepki gösterdiler. 28 milyar dolar da para gönderip ülkenin imarı için katkıda bulundular. Acaba Araplar bu saldırılar için ne kadar para gönderdi? Bırakın para göndermeyi gelen yardımları Gazze’ye ulaştırmak için acaba kapılarını açtılar mı?” şeklinde tepkisini gösterdi. DÜNYA ÜLKELERİ DUYARSIZ BM’nin 242 sayılı kararına göre İsrail’in işgalci olarak gösterildiği ve bölgeden çıkması konusunda uluslararası bir karar bulunduğu halde, buna dünyanın duyarsız kaldığına işaret eden Armağan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bütün bunlar olurken, Filistinliler’in bu halleri ile toprakları geri alma mücadelesine girmesini yadırgadım. Liderleri Mahmud Abbas, bu işlerde emek vermiş birisi. Arafat’la çalışmış. Başa geçince, sanıyorum batı da biraz kulağını çekti ki, ortaya koyduğu siyaset, çatışma dışındaki çözümleri içeriyor. Adam bakıyor, un yok, su yok, ilaç yok, hastane yok, eee neymiş, ‘Ben bağımsız olacağım!’ Nasıl olacak bu? Arap ülkelerine güvenerek hiçbir şey yapılmaz. Onlar sınırlarını bile açmıyorlar ki! Sen ne ile mücadele edeceksin?”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT