BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir şeyler gizliyor gibiydi...

Bir şeyler gizliyor gibiydi...

Oktay gülümseyerek karşıladı babasını: - Acıkmasan şaşardım baba...



Oktay gülümseyerek karşıladı babasını: - Acıkmasan şaşardım baba... Perihan hanım muzip bir tebessümle girdi içeriye. Hemen mutfağa geçti. Oktay babasının arkasından yürüdü. - Bir adam aradı seni. Köylü kılıklı biri. Hakkari’den tanıyormuş. Adı Recep. Doğan bey o anda taş kesilmiş gibi durakladı olduğu yerde. Yüzü kararıvermişti. Bakışlarında bir telaş vardı: - Recep mi? Nerede? Nereye geldi? Seninle mi konuştu? Oktay şaşırmıştı bu tepkiye. Şaşkın bir tavırla omuzlarını kaldırdı: - Yoo, kapının önünde gördüm. Garip bir şekilde evi gözetliyordu sanki. Merak edip gittim yanına, sordum ne istediğini. Doğan bey sarardı. Elleri titremeye başlamıştı. Telaşla pencereye koştu: - Nerede şimdi? - Gitti baba, aradığımı söylersin dedi ve gitti. Kim bu adam? Kekeledi yaşlı doktor. Terlemişti: - Bilmem, hatırlamıyorum... Ne bileyim ben!.. Delikanlı şüpheyle baktı onun yüzüne. Salondaki berjer koltuklardan birine attı kendini: - Neden telaşlandın öyleyse? Baksana, rengin sarardı... Doğan Serdaroğlu başını salladı. Tedirginliğini saklayamıyordu. Bir şeyler gizliyor gibiydi: - Yok canım, neden rengim sararsın, yok bir şey. Merak ettim sadece... Garip bir tavırla çıktı salondan. Oktay onun arkasından tuhaf bir şekilde baktı. Anlayamamıştı babasında birden ortaya çıkan değişiklikleri. Sanki korktuğu bir şey var gibiydi. Fazla üzerinde durmadı konunun. Televizyondaki bir programa daldı. * * * Doğan bey mutfağa girdi telaşla... Perihan hanımın kocasının tedirgin bakışlarını ve sararmış yüzünü görünce korkuyla baktı onun gözlerinin içine. Adam allak bullaktı. - Ne oldu Doğan? Ne var? - Perihan, mahvolduk... O gelmiş... Kadın anlamaya çalıştı bu sözlerin ne anlama geldiğini. Elindeki domatesi bıraktı tezgahın üzerine. - Kim gelmiş Doğan? Ne söylüyorsun sen? - Recep... Hakkari’den gelmiş. Oktay’la konuşmuş... Yaşlı kadının kolları iki yana düştü bir anda. Dehşetle açılmıştı gözleri. - Ne diyorsun sen? Ne demiş, ne istiyormuş? - Bilmiyorum Perihan, hiçbir şey bilmiyorum. Bu adamın böyle bir şey yapacağını bilmeliydim. Eğer bir şeyler anlatırsa öldürürüm onu Perihan, gözünün yaşına bakmadan vururum onu. Ağlamaklıydı sesi. Yaşlı kadın birden kaynar suların döküldüğünü hissetti başından aşağıya. Hemen yan tarafında duran tabureye bıraktı kendini: - Ne istiyormuş? Konuş Doğan, ne demiş Oktay’a? - Benimle konuşmak istediğini, bir mesele olduğunu söylemiş. Perihan hanım gözlerini kıstı. Bakışları dalgınlaştı. Mırıldandı yavaşça: - Para istiyor mutlaka... Başka bir şey olamaz... - Yani şantaj yapıyor öyle mi? Başını salladı yaşlı kadın. Dudakları titriyordu. Korku ve dehşet göz bebeklerini kaplamıştı. - Başka ne isteyebilir ki? Ne diye gelmiş olabilir ki bunca seneden sonra... Doğan bey “bilmiyorum” diye mırıldandı. Karı koca, her ikisi de bir çaresizlik denizine düşmüş gibi çırpınıyorlardı sessizce. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT