BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocuk haklarından haber

Çocuk haklarından haber

Şüphesiz ki çok sevdiğimiz fakat yetişmesi, terbiyesi ve bilhassa hakları üzerinde kesin ve sağlam görüşlere varamadığımız çocuk haklarından ne haber?



Şüphesiz ki çok sevdiğimiz fakat yetişmesi, terbiyesi ve bilhassa hakları üzerinde kesin ve sağlam görüşlere varamadığımız çocuk haklarından ne haber? Bugünlerde çok konuşulan “Çocuk Hakları Sözleşmesi”, bu sözleşmenin tanıtılması, “Çocuk Hakları Danışma Konseyi” ve nihayet “Türkiye’nin ilk çocuk platformu” var. Bu platformun uygulamalarından bir güzel örneği de: 22 Ocak Cumartesi (yani bugün) saat 13’te çok değerli kişilerin konuşacağı bir açıkoturumda. Konuşanlar: Yusuf Altıntaş, Dr. İshak Kaşıkçı, Tuna Zenginel, Prof. İbrahim Canan. Oturumu yöneten: Prof. A. Yüksel Özemre... Yer: Çocuk Hakları Okulu... Zafer Sok. No: 17 Nişantaşı-İstanbul. Bu adresten ve (0212) 240 23 83 no’lu telefondan, çocuklarla ilgili her bilgiyi alabilirsiniz. Gidip dinleyeceğiniz bu açıkoturumun adı “Dinlerin ve Medeniyetlerin Çocuğa Bakışı”. Bu oturuma dinlerin temsilcileri de katılacak. Çok sevdiğimiz fakat tanımadığımız bilinçli bir şekilde ilgilenmediğimiz çocuk davasına, can ve baş koymuş bir dostumuz var bütün gayreti sanatkârlığı, şiiri, hikâye kitapları, bilgi yazıları ile ruh veren seçkin dostum Mustafa Ruhî Şirin, Çocuk Platformu’nu şöyle anlatıyor: “Çocuk Platformu” Türkiye’de mutlu bir çocukluğun yaşanması için yeni bir toplumsal çocukluk projesinin hazırlanmasına katkıyı hedefliyor. Çocuk sorunlarını eski paradigmalarla ve kalıplaşmış cevaplarla çözmek imkânsız hale gelmiştir. Yani çocukluğu oluşturan duyarlıkları dikkate alacak paradigmalarla anlayabilir ve geliştirebiliriz. Çocuklar için bir araya gelmeyi, çocuk sorunlarını çözmede uzlaşmayı öneriyoruz. Çocuklar için ortak iyiye ulaşmada toplumsal aklı harekete geçirmek istiyoruz.” HAZAR GÖLÜNÜN ŞİİRİYETİ Elâziz’in Sivrice ilçesinden, dört beş yıldır işitmeğe alıştığımız “Hazar Şiir Akşamları” gibi iç açıcı faaliyetlerin ve ahenklerin güzelliğine karşılık, şimdi Sivrice ilçemizden çok üzücü yanlışlık, tutarsızlık dedikoduları geliyor. Hazar Baba’ya yaslanmış, masmavi Gölcük’le donanmış bu harika iklim “Doğunun Sadabadı olmaya namzet” denilirken... Bütün güzelliklerin düşmanı olan Politika ve kıskançlık maalesef Sivrice ve Gölcük’le beraber, Elâziz’i de tatsız ve şiirsiz hale getirmeye namzet yapılıyor. Ne oldu ki, Dünya Türklerini ağırlayan eşsiz türkülerimizi ve öz Elâziz makamlarını yaşatan bu mutluluğun üzerine çirkinlik, düşmanlık karaları döküldü. Buraya hangi şeytan tünedi de kara yazmalar neden bağlandı? Bir önceki Belediye Başkanı zamanında, artık Türk dünyasının şiir ve zarafet cenneti haline gelen Sivrice’nin sayın Metin Öztürk marifetiyle daha da güzelleşmesini bekliyorduk. Fakat eğitimci bir memleket çocuğu olduğunu öğrendiğimiz yeni başkan, belki partizanlığın veya politikanın “dolduruşu” ile yanlışlıklar yapıyor. Sakın ola ki Sivrice’yi Türkiye’nin ve Türklüğün manasını taşıyan güzelliklerden uzaklaştırmasın. Meselâ, dünya Türklüğünün hayran olduğu İsa Yusuf Alptekin, Cevher Dudayev gibi hepimize şeref olan isimleri, Sivrice ufuklarından sildirmesin. Türkistanlar’ın sembol başkanı İ. Y. Alptekin’in büyüklüğü Sivrice’ye çok geldi de katlanamadılar demesin kimse. Yeni başkanın, yanlışını en üslûplu öğütlerle anlatan dostum Bedrettin Keleştimur’un yazısından şu birkaç cümleyi ibretle okumalarını dilerim. ‘Şehri yar’ olan bir beldeye, ne olur ‘leke düşürmeyin’ Ben şahsen Metin Öztürk’ün; meclis kararını geri alacağına inanıyorum. Öyle ki, ‘insanın kendi yanlışını görmesi ve hatasından dönmesi asıl yiğitliktir.’ Sivrice; ‘sivri ve ricit kararların’ alındığı yer olmamalı. -Geçmişi silip atamazsınız! O bizimdir. Bizimle, hatıralarıyla yaşayacak ve nesiller boyu anılacaktır. Çeçen ve Doğu Türkistan davalarının, ‘destanlaşan’ yiğitleri/bilge ve alp kişileri nasıl unutulur? Burada, kimselere değil; ‘kendimize kötülük ediyoruz.’ Bu isimler verilmiş mi? Önemli olan nedir? ‘İsimlerin kim tarafından verildiği’ değil; bu sıfatlarla/bu ufuk ötesi kültürle Sivrice’nin haşir neşir olmasıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT