BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Samsun izlenimleri

Samsun izlenimleri



Araya titil girdi, Samsun izlenimlerimi size aktaramadım. Karadeniz, Türkiye’nin sağlam temeli. Ama, nedense hep üvey evlât olarak kalmış. Doğu Karadenizli kendisine has üslûp ve heyecanlı ifade tarzı ile bu geri bırakılmışlığa isyan ediyor da Samsunlu daha çekimser ya da olumsuzlukları kanıksamış. Samsun büyükşehir olmadan, onun nimetlerini yiyemeden, metropollerin dertlerini yaşıyor. Çöp, trafik, düzensiz kentleşme, çevre (özellikle deniz) kirliliği... Samsun’da seçimlere, her yöremizde olduğu gibi partilerin araç konvoyları, bayraklar, kahve toplantıları hareketliliği ile gidiliyor. Bu ilin ilginç tarafı, bazı kentler gibi kolektif oyları yönlendirecek güç merkezleri yok. Münferit tercihler, belirleyici olacak gibi gözüküyor. O nedenle kararsızlar (veya bize o konumda olduklarını söyleyen) çok. Samsun “modern muhafazakâr” oyların veya merkez sağın eğiliminde bir kent. Genel seçimde on milletvekili çıkaracak. Bu çerçevede ülke genelinde CHP’nin dezavantajları burada da bu partiyi iddialı kılmıyor. Samsun DYP de gerilemekte deniyor. Eski kaleyi ele geçirmekte DYP zorlanır. Bu ortamda kararsızların dağılımı ile DSP, ANAP, Fazilet ve de MHP şanslı görülüyorlar. Aşağı yukarı birbirlerine yakın sandalye sayısı ile Meclis’te “kardeş payı” yapacaklar gibi... Evet, MHP burada da atakta. Bir kesin, iki ihtimâl deniyor. Belki aynı şeyi olmasa bile, iki kesin, üç ihtimâl diye ANAP’a şâmil kılmak mümkün. Ne var ki, seçim sürecinde Samsun’da da öne çıkan “yerel” olanı. Mahallî, geneli bastırmış. Belediye başkanlığı için sıkı bir mücadele var. Başkan, Muzaffer Önder, on yıllık iktidarını uzatmak için uğraşıyor. Seviliyor. O nedenle kişisel oylarına partisinin yıpranmışlığının gölgesinin düşmesini istemezmişcesine bir kampanya yürütüyor. Ama, telâşlı. Borç almadım, hizmetler “o kadar ekmek, o kadar köfte” mazereti ile kapatamayacağını söylüyor sokaktaki adam. “Dürüst” başkanın el altından dağıttırdığı söylenen ve ANAP’ın belediye başkan adayı Yılmaz’ı holdingci olmakla suçlayan broşürleri ile bu kez bel altından çalıştığı halkın gözünden kaçmamış. Kamuran Çörtük’ün “desteği”nin tesirine gelince, görüştüğümüz Samsunlu, “Keşke öyle olsa. Türkiye’de sanayici bağrından çıktığı memleketini unutuyor. Keşke Kamuran bey daha fazla yatırım yapsa... Aslında, onun için Pakistan’daki Peşaver, holdingi için Samsun’dan önemli...” diyor. İşler, ANAP’ın yörenin hatırı sayılır yerel gazetesi “Halk”ı alması iddiasıyla patlak vermiş. Önder’in Halk Gazetesi’ni hedef almasına neden de gazetenin dürüstlüğü ile halkın sevdiği Başkan’ın belediyesinde bazı yolsuzluk iddialarını manşetten vermesi olmuş. Gazetede Şenol Kocatepe, “Temel’in Kalemi”nde şöyle yazıyor: “Hep sineye çekmiştik, Sayın Önder’in proje ve hizmet üretememesini... Hep savunmuştuk, dürüstlüğünün hatırına... Ama o da gitti... Yerin ayağının altından kaydığını hissettim... Dürüstlüğe ihanet edecek son kişi olarak gördüğüm, Önder, dünyamı karartmıştı.” Önder iddialıydı. Fazilet yabana atılmaz. Cemâl Yılmaz Demir, Tayyip beyin kefâletine sahip. Onu andıran birisi. Ama, MHP ile çekişiyorlar. DSP adayının olamayışı, ANAP’a yarayacak, öyle diyor halk. Yılmaz’ın son bir haftada karşılanışındaki rüzgâr acaba değişime mi işaret ediyor?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT