BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vitamin al kanserden kurtul

Vitamin al kanserden kurtul

A vitamini ihtiva eden besinler sigara içen erkeklerde akciğer kanserini önlüyor. D vitamini eksikliği de kemik kanseri riskini artırıyor



Vitaminler, vücudumuzun temel yapı taşlarıdır. Bu sebeple; dengeli beslenme ve vucudun ihtiyaç duyduğu vitaminlerin yeterli miktarlarda alınması, hastalıklara karşı mücadelede vücuda büyük avantaj sağlamaktadır. Aksi ise, bu mücadelede vücudu silahsız bırakmak anlamına gelmekte, hastalık risklerini artırmaktadır. Beslenme uzmanlarının bu konuda en önemli uyarılarından biri de şu: Vücutta oluşan vitamin eksikliği haplarla değil, vitamin açısından zengin doğal besinlerle karşılanmalıdır. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Baysal da geçtiğimiz günlerde dengeli beslenmenin önemi konusundaki konuşmasında, vitaminlerin kanser oluşumunu önlediğini, özellikle bazı vitaminlerin gerekenin üzerinde alınmasının kanser riskini en aza indirdiğini söyledi. Baysal’ın sözleri vitaminlerle hastalıklar arasındaki bağlantı konusunda çok önemli ipuçları veriyordu. İşte Prof. Baysal’ın sözlerinden bazı satırbaşları. A vitamini içeren besinler, sigara içen erkeklerde akciğer kanseri riskini önlüyor. Genellikle yeşil, sarı renkli sebze ve meyvelerle karaciğer, kaymak ve yumurta sarısında bulunan A vitamininin yetersiz alındığı durumlarda, solunum, yemek borusu, idrar yolları, mide, prostat, akciğer ve kalın bağırsak kanserlerinin oluşma riski artıyor. A vitamini ayrıca meme, deri, akciğer ve idrar yollarında kanser oluşumunu da önlüyor. Yetersiz miktarda alınan B vitamini kanser riskini artırıyor. B vitamininin yeterli düzeylerde alınması, vücudun savunma sistemlerinin yeterliliği için gereklidir. Savunma sistemleri yeterli olunca, kanser dahil, birçok hastalığa karşı vücut dirençli olmaktadır. C VİTAMİNİ VE KANSER Taze sebze ve meyvelerde bulunan C vitamini solunum, yemek borusu, mide ve kalın bağırsak kanserlerinin önlenmesinde önemli görevler üstlenir. Bir paket sigara, günlük normal alınan C vitaminini yok eder. Bu sebeple sigara içenler, günlük ihtiyaçtan daha fazla C vitamini almalıdır. Bu durumda onlar için kanser riski azalmaktadır. E vitamini bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, özü alınmamış tahıllar, fındık, fıstık kurubaklagillerde bulunur. Toksik maddelerle teması olanların ve sigara içenlerin vücudun ihtiyacından daha fazla E vitamini almaları gerekir. Bunun yanında E vitamini kaynağı oldukları için bitkisel yağları çok tüketmek doğru değildir. Karaciğer, yumurta sarısı, balıkyağı, süt ve süt ürünlerinde bulunan D vitamininin günlük beslenme ile karşılan ması mümkün değildir. D vitamini bakımından en iyi kaynak balık yağıdır. Düzenli olarak güneşle temas edildiğinde deride D vitamini oluşur ve vücudun ihtiyacını karşılar. Ancak uzun süre derinin güneşte yanması durumunda vitaminin etkisi kaybolduğu gibi deri kanserine sebep olur. D vitamini eksikliği de kemik kanseri riskini arttırır. Bu sebeple güneşten düzenli biçimde yararlanarak bedende yeterli D vitamini oluşumunun sağlanması ve yeterli kalsiyum alınması, gereklidir. Bu uygulama menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri riskini de asgariye indirir. Cildinizi soğuktan koruyun Cildimiz, özellikle kış aylarında soğuk, yağmur ve rüzgar gibi dış etkenlerden fazlasıyla etkelindiği için esnekliğini ve canlılığını kaybeder. Cilt soğuğa karşı iyi korunmazsa elde ve yüzde çatlaklar bile oluşabilir. Buna meydan vermemek için cildi yumuşak tutacak kremler kullanılmalıdır. Ayrıca cildi eski canlılığına ve esnekliğine kavuşturmak için kolayca hazırlayıp kullanabileceğiniz maskelerden yararlanabilirsiniz. İşte bunlardan biri: Sıkılıp süzülmüş bir çay bardağı çilek suyunun içine bir tane çiğ yumurtanın akı dökühüp iyice karıştırılır. Daha sonra içine bir tatlı kaşığı gülsuyu ilave edilir. Elde edilen karışım, pamukla cilde sürülür. Bir saat bu şekilde beklenir. Sonra, 4 bardak ılık suya bir çorba kaşığı karbonat konup eritilir ve bu su ile cildimiz güzelce temizlenir. Bu uygulamadan sonra cildiniz eski esnekliğini, yumuşaklığını ve canlılığını yeniden kazanacaktır. Mide ve akciğer dostu:Kantaron Bütün dünyada, özellikle ılıman bölgelerde yaygın olan bir bitkidir. Kırmızı, sarı, mavi ve nâdiren beyaz çiçekli çeşitleri vardır. Hekimlikte sarı çiçekli olanı kullanılır. Kökü acıdır. Bu türüne “Büyük kantaron” da denir. Yaz aylarında toplanıp, kurutulur. Faydalarına gelince: Vücûdu kuvvetlendirir. Ateşi düşürür. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İshali keser. Nekahet devresini kısaltır. Nezle ve bronşite faydalıdır. Öksürüğü keser. Mide ağrılarını dindirir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Astım, mide ülseri, midede asit fazlalığı, akciğer hastalıkları, damarsertliği ve sinir iltihaplarında da faydalıdır. Hastalıklar ve çareleri Kanın koyulaşması Bazı hastalıklar kanın koyulaşmasına ve yarı katı (pıhtı) haline gelmesine sebep olur. Kan bu şekilde koyulaşınca, damarlarda dolaşması zorlaşır. Bu da damar sertliği gibi rahatsızlıkların oluşmasına yol açar. Rahatsızlığın boyutları giderek, felç, beyin kanaması ve kalp krizine kadar uzayabilir. Kanı koyulaştığı zaman insanlarda; uyuklama, el ve ayaklarda sürekil üşüme, cinsel isteksizlik, çok uyuma, unutkanlık, zihin faaliyetlerinde azalma ve sürekli bir ağırlık gibi rahatsızlıklar görülür. Kanı sulandırmak için aşağıdaki formüllerden faydalanılabilir. * Dört bardak suya 4-5 tutam kuşkonmaz konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. İçine 2 çay bardağı toz şeker konup, hafif ateşte 5-10 dakika ısıtılır. Sonra süzülüp bir şişede saklanır. Günde 3 defa, yarım kahve fincanı veya yarım çay bardağı içilir. * Bir litre suya, bir baş kereviz ile bir tane pırasa ince ince doğranır. 5 dakika kaynatıldıktan sonra yarım saat kadar bekleyip süzülür. Suyuna bir tatlı kaşığı tereyağı, bir tatlı kaşığı limon suyu ve bir çay kaşığı tuz konup karıştırılır. Sabah, akşam aç karına birer su bardağı içilir. Donmalar Üşümenin en ağır şekline “donma” denir. Donan kişiyi, birden bire ısıtmamak gerekir. Böyle durumlarda yapılacak ilk iş; vücuduna bir battaniye sarıp, ılık bir yere taşımak, orada başı hafif geriye doğru olmak üzere sırtüstü yatırmak, kol ve bacaklarını soğuk su ile iyice ovmaktır. Limonsuyu ile de masaj yapılabilir. Aşağıdaki reçeteler de aynı maksadla kullanılır. * 4 bardak suya; 2 avuç kereviz yaprağı konur. 10 dakika kaynatılır. 10 dakika bekletilip, süzülür. Bu suyla, vücudun donan yerleri ovulur. * 2 su bardağı süte; 1 tane parçalanmış zambak soğanı konur. Kaynatılıp, lapa yapılır. Donan yerlere sürülür. * 4 bardak suya, 2 avuç sığırkuyruğu (yer pırasası) konur. Kaynatılıp, süzülür. Donan yerler, bu su ile ovulur. * 4 bardak suya, 1 avuç gecesafası yaprağı konur. Kaynatılıp, süzülür. Bu suyla, donan yerler iyice ovulur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT