BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NASIL BİR BELEDİYE-7-

NASIL BİR BELEDİYE-7-

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, belediyelerin demokrasinin beşiği olduğunu belirterek, “Türkiye’de yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Hem devlet, hem yerel yönetimler değişmeli. Belediyeler kendi idaresi ve kaynakları ile ilgili gerekli kararları alabilmeli, yasalar çıkarabilmeli” dedi.



Yeni bir anlayış şart Sefa Sirmen, tecrübeli bir belediye başkanı. Belediye mevzuatını ve uygulamalarını çok iyi biliyor. Mevzuatla ilgili belediyelerin problemlerini çözecek makul önerileri var. İzmit’te yıllardır devam eden istikrarlı yönetim, hem ona hem İzmit’e çok şey kazandırmış. Deprem çok şeyi alıp götürmüş olsa da belediyenin yaptıkları dimdik ayakta duruyor. Yoğun çalışmalarından bize vakit ayıran Başkan Sirmen’le uzun ve samimi bir sohbetimiz oldu. * Sayın Sirmen, yerinden yönetim anlayışı artık dünyanın her tarafında yerleşti. Türkiye’de bu anlayışın uygulamaya geçme şansı nedir? - Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde belediyelerin konumu belli. Biz daha vesayetten kurtulamamışız. Belediyeler ihtiyaçlarını, sorunlarını ancak Ankara’dan çözebiliyor. Aslında sorunlar, sorunları yaşayanlarla çözülebilir. Yerinden yönetim ilke olmalı. Zaten bunu savunmayan kimse yok. Bütün liderler, siyasiler ‘yerel yönetimler güçlendirilmeli, yetkileri artırılmalı, yerinden yönetilmeli’ diyor. Ama maalesef bu düşünce bir türlü yasaya dönüştürülemiyor. * Son yıllarda hazırlanan ve reform iddiası taşıyan mahalli idareler kanun taslaklarında belediyelerden çok özel idareler güçlendiriliyor. Bu mantık sizce doğru mu? - Reform diye öne sürülen taslağı incelediğimizde, hiç öyle vesayetin kaldırılması, adem-i merkeziyet zihniyetinin uzaklaştırılması gibi şeyleri göremiyoruz. Belki daha ileri düzeyde bir vesayet getiriliyor. Yetkilendirme daha çok özel idarelere kaydırılıyor. Ben şunu anlıyorum: Bu taslağın hazırlanmasında birinci derecede etken olanlar bürokratlar. Yetki vermeyi de pek istemiyorlar. Sanki kendileri dışlanacak veya yetkisiz kalacak gibi algılıyorlar. Maalesef hem siyasiler, hem bürokratlar yetkilendirmede cimri davranıyorlar. * Belediyecilik denince ne anlıyorsunuz? Yeni bir düzenleme ile belediye hizmetleri içine neler dahil edilmeli? - Belediye demokrasinin beşiği. Halkla yüz yüze, yakın temasta olan, bir bakıma aile reisi konumunda. Belediyeler o kentin, o beldenin evi durumunda. Doğumundan ölümüne kadar her türlü hizmetin üretildiği bir kurum. Çok geniş bir hizmet alanı var. YENİ YAPILANMA ŞART * Şehirlerimizi size göre şimdi olduğu gibi vali ve belediye başkanı mı, yoksa halkın seçeceği tek kişi mi yönetmeli? - Türkiye’de yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Hem devletin, hem yerel yönetimlerin değişiminde büyük fayda görülüyor. Birçok ülkede hem vali, hem belediye başkanı var. Valilerin de seçimle işbaşına gelmesinde fayda var. Başarılı olanlar devam eder, başarılı olamayanlar gider. Maalesef bizim ülkemizde siyasette kim kimin yanındaysa, kim iktidara daha yakınsa, ona yakın insanlar göreve getiriliyor. Başarısına, kariyerine, uzmanlığına bakılmıyor. Eğer siyasi düşünce olarak kendisine yakınsa o kişi hakkı olmadığı bir göreve getirilebiliyor. Bu tabii ki Türkiye’ye büyük zararlar veriyor. Silahlı kuvvetlerimizde nasıl terfi sistemi varsa, diğer kurumlarda da benzer bir sistem olmalı. Kurmay olmadan paşa olamıyorsun. Belli basamakları çıkıyorsun, hiçbir torpilin işlemediği bir kurul hakkını veriyor. Çalışan bir adım önde oluyor. Bizim kadrolarımızda da bu şekilde bir uygulama olması lazım. Yetenekli, kendini kanıtlamış, tahsili ile, kariyeri ile bir yerlere gelmiş insanları siyasi görüşü şudur diye bir kenara atmayacaksın. Onları değerlendireceksin. Bizdeki insan zenginliği maalesef bugüne kadar, “sen sağcısın, sen solcusun” denilip atılmış, bu zihniyetle birçok insanı kaybetmişiz. PERSONEL POLİTİKASI * Değerli elemanlar harcandı. Şimdi isteseniz de yeterince kalifiye eleman istihdam edemeyecek duruma geldiniz galiba? - Tabii. Belediye mevzuatına göre, 1580 sayılı yasa çok açık ve net şekilde belli. 657 sayılı memur kanunu belli. Aldığın personel, tahsil hayatını bitirmiş, uzmanlaşmış, kariyer sahibi olmuş; ama ücretini verirken belli bir kıstasın dışına çıkamıyorsun. Senin 150 milyon lira ücret verdiğin memura, dışarda özel sektörde 1 milyar, 2 milyar lira ücret veriliyor. O zaman kendini yetiştirmiş, kaliteli elemanları belediye bünyesinde tutamıyorsun. Tutamayınca da kaliteli, standardı yüksek hizmeti ortaya koyamıyorsun. KENDİ YASAMIZI ÇIKARABİLMELİYİZ * Belediyelere verilen yüzde 5 payı birkaç puan artırmak bir çözüm yolu mu? Yoksa belediyeler kendi kaynağını kendisi oluşturmalı mı? - Belediyelerin meclisleri var. Meclis üyeleri, o şehrin milletvekili gibi. Onlar da kararlar alıyor ve bu kararların hesabını zamanı gelince sorumlu olduğu kent halkına veriyor. Belediyeler kendi bünyeleri içinde kendi yasalarını çıkarabilseler, birçok şeyi Ankara’ya gitmeden halledebilirler. Meclis o sorumluluğu taşır. Onun hesabını da halka verir. İyi kararlar alıyorsa halktan ona göre itibar görür, kötü kararlar almışsa halk onu değiştirir. Onun için belediyeler kendi idaresi ve kaynakları ile ilgili gerekli kararları alabilmeli, yasalar çıkarabilmeli. * Sayın Sirmen, Büyükşehir Belediye Başkanları ne kadar yetkili? Bu yetkiler çerçevesinde İzmit’te neler yaptınız? - Ben belediye başkanlığı görevine geleli 11 yıl oldu. Geliri olmayan bir belediyeyi teslim aldım. Birçok ciddi sorunumuz bugün yok. 1989’da ben geldiğimde su krizi vardı; bugün Gebze’ye kadar tüm bölgeye dünya standardında arıtılmış su veriyoruz. Hastanelerden, evlerden, sanayiden çıkan atıklar denize dolgu maddesi olarak gidiyor, İzmit leş gibi kokuyordu. Bunlar Avrupa’da, Amerika’da nasıl arıtılıyor, yakılıyor, geri kazanılıyorsa şu anda onu yapıyoruz. Fabrikamızı kurduk, atıkları yakıp elektrik üretiyoruz. Çevreyi, doğayı kirletmiyoruz. Hava kirliliğinden nefes alamıyorduk. Doğalgazı getirdik, şimdi havamız tertemiz. Çağdaş bir yakıt olan doğalgaz artık İzmit’te kullanılıyor. Bunlara benzer birçok yenilikleri getirdik. İmkansız gibi gözüken projeleri gerçekleştirdik. Tabii tüm bunlarda büyükşehir olmamızın büyük katkısı var. 1993 Eylül’ünde büyükşehir olduk. Sefa Sirmen kimdir? 1949’da Gölcük’te doğdu. Eğitimini tamamladıktan sonra iş hayatına “inşaat müteahhidi” olarak başladı. 1969 yılında daha genç yaşta CHP’den politikaya girdi. 1989 yılı mahalli idareler seçimlerinde SHP’den İzmit Belediye Başkanı seçildi. Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden biri olan İzmit için, sanayinin getirdiği olumsuzluklara karşı büyük projeler üretti. 1994 ve 1999 seçimlerine CHP adayı olarak girdi ve her ikisini de kazandı. İzmit’te, tehlikeli atık depolama ve yakma üniteleri, atıksu arıtma tesisleri, içme ve sanayi suyu için baraj ve arıtma tesisleri kurup; doğalgaz projesini hayata geçirerek çağdaş bir şehrin temel altyapısını tamamladı. Büyük fuar, alışveriş ve sağlık merkezleri, kültür, sanat ve spor kompleksleri ile İzmit’i cazibe merkezi haline getirdi. Politikacı bir aileden gelen Sefa Sirmen, evli ve üç çocuk babası. Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Kocaelispor Kulübü Başkanlığı’nı da sürdürüyor. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT