BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MIT’in gayri resmi tarihi

MIT’in gayri resmi tarihi

Hiram Abas’ı araştırırken, ister istemez çevresinde cereyan eden, kendisinin de karıştığı olayları tespit ettiklerini belirten Doğan Yurdakul, “Böylece MİT tarihi hakkında da yazmış olduk. Buna da ‘MİT’in gayri resmi tarihi’ dedik. Çünkü resmi tarih, genellikle yöneticilerin görmek istedikleri tarihtir. Onun için ‘gayri resmi tarih’ ya da ‘alternatif tarih’ denmesini uygun bulduk” dedi.



MİT’in unutulmaz Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas hakkındaki “Bay Pipo” isimli kitabın yazarlarından Doğan Yurdakul, 1946’da Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde doğdu. İlkokulu Sivas’ta, orta ve liseyi Ankara’da Deneme Lisesi’nde okudu. Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Paris ve Vincennes üniversitelerinde lisans üstü eğitim gördü. Cenevre Üniversitesi’nde Fransız Dili ve Uygarlığı eğitimi yaptı. Gazeteciliğe, lisedeyken 1963’te Yenigün gazetesinde başladı. Sonra sırasıyla; Ulus gazetesi, Kim dergisi, Yön ve Devrim dergileri, Vatan ve Aydınlık gazeteleri ile Yankı dergisinde çalıştı. 1980’de Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin köşe yazısı dalında “Yılın Gazetecisi” ödülünü aldı. 12 Eylül’den sonra yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. 1991’de yurda döndü. Evrensel Gazetesi Ankara Temsilciliği, Siyah Beyaz Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği, Günaydın’ın Ankara Haber Müdürlüğünü yaptı. Son olarak 32. Gün programı Ankara temsilciliğinden sonra aktif gazeteciliği bıraktı. Halen araştırma ve çeviri yapıyor. Soner Yalçın ile birlikte “Reis” isimli kitapta Abdullah Çatlı’nın hayatını yazdı. Cengiz Erdinç ile birlikte de “Çetele”yi yazdı. Doğan Yurdakul ile “Bay Pipo” üzerinde konuştuk. * Kışlalı -Hiram Abas’ın hikayesini yazmak aklınıza nereden geldi? Yurdakul -Gazeteci arkadaşım Soner Yalçın, bu kitabı yazmayı Hiram Abas öldürüldüğünde aklına koymuş. 1997’de “Reis”i tamamladığımızda söyledi. Konuya ben de epey yakındım. Özellikle 1970-80 dönemini iyi biliyordum. Biraz tartıştık. Abas’ın renkli ve hareketli yaşam öyküsünden yola çıkarak bir dönemin bilinmeyenlerini anlatmanın ilginç olacağına karar verdik. BİYOGRAFİ MERAKI * Kışlalı -Yani bu konuyu seçmenizin özel nedeni yok? Yurdakul -Hayır yok. Soner biyografiye meraklı. Ben de polisiye ve casusluk gibi esrarengiz, gizli kapaklı kalmış konulara meraklıyım. İkimiz de yakın tarihi incelemeyi seviyoruz. Hiram Abas’ın yaşam öyküsünde bunların hepsi var. * Kışlalı -Kitabı tamamlamak ne kadar zamanınızı aldı? Yurdakul -Yaklaşık iki yıl. Ama kitaba yansıyan birikim çok uzun sürecin birikimidir. Soner bu konuya çalışmaya 1990’da başlamış. Benim katılmam 1997’de oldu. İki yıl birlikte çalıştık. Eldeki bilgi ve belgeleri düzenledik. Eksikleri tamamladık. Tanıklarla görüştük. Planı, 1998 başında yaptık. 1999 sonunda tamamlayıp yayınevine teslim ettik. * Kışlalı -”Reis”i ne kadar zamanda yazdınız? Yurdakul -Dört ayda tamamlamıştık. Ama konu Susurluk idi. Çok günceldi. Biran önce bitirmemiz gerekiyordu. İkimiz de Ankara’daydık. Sık sık biraraya gelebiliyorduk. “Bay Pipo”yu yazarken ayrı şehirlerdeydik. Konu çok güncel değildi. Gecikmesinde sakınca yoktu. Ayrıca Reis’e göre çok belge ve bilgi biriktirmiştik. Yan konularla ilgili kitaplar fazlaydı. İkimiz de bir yandan kendi işlerimize baktık diğer yandan zaman zaman buluşarak kitabı yazdık. * Kışlalı -Ortak çalışmanın zorlukları yok mu? Yurdakul -Var ama zevkli yanları daha fazla. Kitabın ilk planından sonra hangi konuları kimin yazacağını saptadık. Sık sık görüştük. Tartıştık. Yazılan bölümleri değiş tokuş yapıp üzerinde çalıştık. Reis’i yazarken birlikte çalışma alışkanlığı edinmiştik. Uzun süre aynı gazetede de çalışmıştık. KAYNAK SIKINTISI * Kışlalı -Araştırma yaparken en büyük güçlükler nerede oldu? Kaynak sıkıntısı MİT’in konu olduğu kitapta sorun değil miydi? Yurdakul -Haklısınız. Yazılı kaynaklara ulaşmak zor. Tanıklar konuşmaktan çekiniyor. Ama neyi nerede bulacağınızı bilirseniz neticede oraya ulaşıyorsunuz. Yazılı kaynaklar çok ama dağınıktı. Soner konuyu bana getirdiğinde yedi yılda tam altı klasör belge, bilgi notu ve gazete kupürü biriktirmişti. * Kışlalı -Kitaptaki belge ve bilgilerin büyük kısmı Hiram Abas ile ilgili değil? Yurdakul -Doğru. MİT ve MH ile, yabancı gizli servislerle, anlattığımız tarih dönemiyle ilgili belgelerdi bunlar. Onlara yenilerini de ekledik. Kaynakçada 20’den fazla resmi belge var. Sadece Susurluk Komisyonu Raporu 3 bin sayfa. 150’den fazla kitap var. Bizden önce Cüneyt Arcayürek ve Tuncay Özkan doğrudan MİT hakkında kitap yazmışlardı. Bir de MİT mensubu Mehmet Eymür’ün anıları var. Diğer kitaplarda da konumuzla ilgili dolaylı bilgiler bulduk. * Kışlalı -MİT konusu hassas. Gizli bilgilere ulaşmak ise çok zor olmalı? Yurdakul -Gizlilik konusunda batılı meslektaşlar bizden daha şanslı. Oralarda mahkeme kararları araştırmaya açık. Gizlilik kararı verilmemiş belgeleri gazeteciler okuyabilir. Not ve hatta fotokopi alabilirler. Kamu görevlileri de bizdeki kadar aşırı ketumiyet içinde değillerdir. Neredeyse Türkiye’de bir konuyu merak edip araştırmak yasaktır. Konuyu en iyi bilen kişiler de konuşmak istemezler. * Kışlalı -Ama esas olan bulunan ip uçlarının birbirine eklenmesi. Bu arada doğru analizlerin yapılabilmesi olmalı? Yurdakul -Haklısınız. Bunu istihbaratçılar da itiraf ediyor. MİT’in kaynaklarının yüzde 80’inin açık kaynaklar olduğunu söylerler. Önemli olan, toplanan bilgilerin bir sistem dahilinde birleştirilip olaylar arasındaki bağların kurulması. * Kışlalı -Çalışmanıza “MİT’in gayri resmi tarihi” diyorsunuz. Bu çok iddialı bir tavır değil mi? Yurdakul -Bu kitap sadece bir Hiram Abas biyografisi değil. Onu ortaya çıkaran tarihsel koşullar incelenmeden biyografinin boyutları anlaşılamaz. Hiram Abas’ın 33 yıllık istihbaratçılık hayatını araştırmaya girince, ister istemez MİT’in tarihine de dalmış oluyorsunuz. CIA İLE İLİŞKİLER * Kışlalı -MİT’in tarihinde daha ziyade nelere önem verdiniz? Yurdakul -Soğuk savaş döneminde CIA ile ilişkileri önemli. İçte ise siyasi iktidarlar hep MİT’ten siyasi rakipleri hakkında bilgi istemişler. MİT’i siyasi rakiplerine karşı bir örgüt gibi kullanmak istemişler. 1960’tan itibaren buna ordu içinden bilgi alma arzusu da eklenmiş. MİT ordu içi konulara alet edilmek istenmiş. * Kışlalı -MİT içinde olup bitenleri de herhalde araştırmışsınız? Yurdakul -Orası da nihayet bir devlet kuruluşu. Koltuk kavgaları, partizanlık falan gibi diğer kuruluşlarda olanlar var. Gizlilik kılıfı ardında bunlar daha da kolay olmuş. Sadi Koçaş-Fuat Doğu, Hiram Abas-Nuri Gündeş kavgası gibi mücadeleler var. “Amerikan casusu” oldukları gerekçesiyle tutuklanmış, cezalandırılmış üst düzey MİT yetkilileri var. Devlet büyükleri hakkında hazırlanmış raporlar var. * Kışlalı -Hiram Abas’la bütün bunlar ilintili mi? Yurdakul -Oldukça. Biz doğrusu MİT’in tarihini yazalım diye başlamadık. Hiram Abas’ı araştırırken ister istemez çevresinde cereyan eden, kendisinin de karıştığı olaylar saptadık. Böylece MİT tarihi hakkında da yazmış olduk. Buna da “MİT’in gayri resmi tarihi” dedik. Çünkü resmi tarih genellikle yöneticilerin görmek istedikleri tarihtir. Onun için “gayri resmi tarih” ya da “alternatif tarih” denmesini uygun bulduk. * Kışlalı -Kitabın içinde maddi hatalar var? Yurdakul -Bu kadar hacimli kitapta gözden kaçmış olabilir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT