BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pazar Yazıları

Pazar Yazıları

Hadis-i şerifte; (Dünya mel’ûndur ve dünyada olan şeylerden Allah için yapılmayanlar mel’ûndur) buyuruldu.



Hadis-i şerifte; (Dünya mel’ûndur ve dünyada olan şeylerden Allah için yapılmayanlar mel’ûndur) buyuruldu. İmam-ı Rabbânî Hazretleri bu Hadis-i şerifle süsledikleri (110.) mektubunda, bu hususu şöyle açıklıyorlar: “Hak teâlâ sizi, yüksek insanların istediği şeylerin sonuna kavuştursun! İnsan, kulluk vazifesini yapmak için ve hep Hak teâlâ ile olmak için yaratıldı. Bunlara da geçmişlerin ve geleceklerin efendisine (Sevgili Peygamber Efendimize) zâhiri ve bâtını tam uydurmadıkça kavuşulamaz. Allahü teâlâ, bizim ve sizin sözlerimizi, işlerimizi, zahirlerimizi ve batınlarımızı, ibadetlerimizi ve itikadlarımızı o yüce Peygambere uygun yapmakla şereflendirsin! Amin... - Hak teâlâdan başka olarak özenilen herşey ma’bud olur. Hak teâlâdan başkasına ibadet etmekten kurtulmak için, O’ndan başka hiçbir şeye özenmemek, hiçbir şeyin arkasına düşmemek lazımdır. Ahireti, Cennet nimetlerini de istemek böyledir. Bunları istemek, her ne kadar sevap ise de, mukarreblere günah sayılır. Ahiretteki şeyleri istemek böyle olunca, dünya işlerine düşkün olmanın neye varacağını anlamalıdır. Çünkü, dünya, Hak teâlânın sevmediği şeylerdir. Dünyadaki şeyleri, yaratıldığından beri, onlara hiç kıymet vermemiştir. Allahü teâlânın sevmediği şeyleri sevmek, günahların başıdır. Bunlara düşkün olanlar, arkalarında koşanlar merhametten uzak olur.” Allah’ı ve Ahiret’i unutan, bütün benliği ile dünyaya dört elle sarılan zenginlerin son derece cimri olduklarını görmüşsünüzdür sevgili okuyucularım. O kadar ki, yanlarındaki muhtaç fakirlerin böylesi zenginlerden daha cömert davrandıklarını sık sık müşahede ederiz. İşte bu, kötüler kötüsü hal, İmam-ı Rabbani Hazretlerinin tespiti ile, merhametsizlikten kaynaklanmaktadır. Böylelerinde acıma ve şefkat hissi yoktur. Dünya malı, onların gözlerini kör ettiği gibi kalplerini de mühürlemiştir. Bu ise, en büyük ahlaksızlıktır. Zira, ahlaka yani yaratılışa zıt harekettir. Yaratılış yani ahlak, Allah ile beraber olmayı gerektiriyor, böylesi habis ruh ise, inatla ve ısrarla Allah’tan ayrı kalmayı ve dünya ile bütünleşmeyi tercih ediyor. Ne acı! Bu, ne korkunç cinayettir. Yine İmam-ı Rabbani Hazretlerinin tespitine göre; (Allah’tan başkasına düşkün olan bir gönülden hiç hayır umulur mu? Dünyaya eğilmiş olan ruhtan, nefs-i emmare daha iyidir.) 166. mektup. “Ya Rabbi! Ölüm bizi uyandırmadan evvel, sen bizi uyandır. Kardeşim! İnsanları dünyaya, yalnız yiyip içmek için ve giyinip süslenmek için göndermediler. İstediklerimizi toplamak, sevdiğimiz şeylerle keyiflenmek ve oynayıp zevklenmek için yaratılmadık. İnsanların yaratılması, Allahü teâlâya karşı aşağılığını, gücü yetmezliğini, muhtaç, zavallı olduğunu göstermeleri içindir. Kulluk da bu demektir. Fakat, bu kulluk Muhammed aleyhisselamın getirdiği İslam dininin izin verdiği gibi olmalıdır” 206. Mektup.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99504
    % -0.33
  • 5.6395
    % -1.83
  • 6.3845
    % -1.52
  • 7.474
    % -1.46
  • 239.536
    % -1.56
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT