BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maxi’mum şans!

Maxi’mum şans!

Maxi; Silivri’de kurulan büyük bir alış-veriş merkezi... Avrupa standardında, hoş bir mekan.



Maxi; Silivri’de kurulan büyük bir alış-veriş merkezi... Avrupa standardında, hoş bir mekan. Sahibi; bir dönem Beşiktaş Kulübü’nde yöneticilik de yapan Ahmet Hamoğlu... Klassis Otelleri de onun. Tuğla fabrikasından başlayarak, farklı sektörlerde dinamik yatırımlar yaptı. Şimdi de, Salacak’taki Kız Kulesi’ni restore ediyor. Anlayacağınız; Hamoğlu işadamı olarak atılgan, yenilikçi, yatırımcı bir kimliğe sahip... El attığı herşey, belli bir kalite düzeyinin net izlerini taşıyor. Yaptıklarını, öncelikle kişisel ticari işleri olarak değil; ülke hizmeti olarak görüyorum. Türk halkı adına, teşekkür ederiz. * * * Ancak, geçenlerde Maxi’de tuhaf bir şey oldu. Sadece Lever ürünlerinden almak koşuluyla; her 10 milyon liralık alış-verişe bir kura numarası verilerek; 55 kişiye Grundig televizyon armağanı dağıtılacaktı. Çekiliş yapıldı. Fakat ortaya ilginç bir sonuç çıktı. 55 televizyonun 20’si, Emin Gürbüz adlı bir kişiye çıkmış... Maxi’de maksimum şans! Allah Allah... Elemterefiş, kem gözlere şiş... Bu nasıl iş? * * * Neler olup bittiğini anlamak için; Hamoğlu Holding’i aradım. Bir kaç görevlinin dışında; son olarak şirketin 8 yıldır basınla ilişkiler sorumluluğunu yürüten, Nilgün Büyükodabaş hanımla da konuştum. “Bir kişiye 20 tane birden televizyon çıkması, sizce normal mi?” dedim. Gayet kesin ve soğukkanlı bir şekilde; “Evet, son derece normal” karşılığını verdi. Sonra izah etti: “Emin Gürbüz bey, toptancı müşterimiz... Ama çekiliş olduğunu duyunca, ayrı ayrı periyodlarla milyarlarca liralık perakende alış- veriş yapmış, her 10 milyona da kura numarasını almış... Çok alış-veriş, çok şans... Basit bir kural... Meselâ siz Milli Piyango’nun bütün biletlerini almak isteseniz; büyük ikramiyeyi yakalama düşüncenize, yasak koyan mı var?” Hemen itiraz ettim: Gene de ortada bir yanlışlık sözkonusu... 15-20 milyon lira alış-veriş yapan bir ev kadını ile, 40 milyarlık toptan alış-veriş yapan bir işadamını aynı kaba koyamazsınız... Bu; 48 kilo boksörünü, ağır sıklet boksörü ile ringe çıkarmaya benziyor. Bu işte, daha baştan adalet ve fırsat eşitliği yok! Nilgün hanım hemen; “Ne yani; müşterimizi yeter artık, bu kadar alış-veriş yapmayın diye kolundan tutup dışarı mı atalım?” diye itiraz etti. “Hayır” dedim, “Dışarı atmanıza gerek yok... Belli bir taban limit koyarsınız, aşan bölümler için kura numarası vermezsiniz.” Onun da cevabını yetiştirdi: “Milli Piyango idaresi, böyle bir sınırlama koymaya izin vermiyor”. İyi de arkadaş... Bir ev kadını, Lever temizlik malzemelerinden alsa alsa en fazla 20 ya da 30 milyonluk alır. Bu da 3 kura numarası demektir. Ama Emin Gürbüz adlı toptancı; 40 milyarlık alış-veriş yapmış... Bu ne demektir? 1 milyara 100... 4 milyara 400... 40 milyara tam 4.000 adet kura numarası? Çekilişe 514 kişi katılmış; ama toptancı beyin 4 bin kazanma hakkı var. Demek oluyor ki, 20 televizyon az bile çıkmış; tamamını da götürebilirdi. Zaten öyle bir şey olmuş ki; yedek listelerinde de hep Emin beyin adı var. Yani kurada adı çıkanlar, bir şekilde armağanlarını almazlarsa; televizyon yedek listedekilere geçecek. Ama gelin görün ki; Emin Gürbüz’ün orada da adı 30 yerde geçiyor. Yani asıl listeyi olduğu gibi, yedek listeyi de ele geçirmiş. Pes doğrusu! * * * Olayın katakullilik bir yanı yok. Yasal açıdan suç da değil. Ama kabul etmek gerekir ki; etik açıdan spastik bir durum... En azından sevimsiz! Bir kişiye çekilişte tam 20 televizyon çıkması, rahatsız edici bir gerçek.. Bundan sonraki çekilişlerinize; bir aile reisinin, bir ev kadının katılmasının anlamı kalmıyor. Afedersiniz; biraz enayi yerine konulmak gibi bir durum var ortada... Armağanı toptancılar götürecekse; vatandaşın çekilişlere katılmasının, aksesuar olmaktan başka bir anlamı yok demektir. Maxi bu komediye bir çare bulsun! Aksi takdirde itibar erozyonuna uğrar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT