BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşte 20. yüzyılın Koca Yusuf’u

İşte 20. yüzyılın Koca Yusuf’u

Bazı kişiler vardır, konuşmayı pek sevmez. Konuşmak yerine, iş yapmayı, tercih eder.



Bazı kişiler vardır, konuşmayı pek sevmez. Konuşmak yerine, iş yapmayı, tercih eder. Sanki, atalarımızın “İştir kişinin aynası, lâfa bakılmaz” sözünü kendilerine düstur edinmişlerdir Kırkpınar’ın efsanevi başpehlivanı Ahmet Taşçı, aynası iş olanların başında gelmektedir. Herkesin, on kuruş için on takla attığın bir zamanda, o, günümüzde yapılmayanı yaptı. Ne mi yaptı? Taşçı, 3 yıl üstüste Kırkpınar Şampiyonu olarak kazandığı, 22 milyar değerindeki ve her gramı alın teriyle hakedilmiş Altın Kemer`i Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e verdi. Cumhurbaşkanı Demirel de Altın Kemeri, Türk sporundaki başarının sembolü olarak Çankaya Köşkü`nde sergileyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Demirel, Taşçı’yı “Meydanların aslanı, hoşgeldin” diye karşıladı. “Bu büyük madalya, Türkiye Cumhuriyeti Devleti`ne armağandır. Bunu kazanmak için çok terlemek, çok gayret sarf etmek ve yaptığı işte inanç sahibi olmak lâzım. Ahmet, onu yaptı. Ben, bunu, burada teşhir edeceğim. Gelen giden görecek” dedi. Bana sorarsanız, bu kemeri, yalnızca Köşk’te değil de, herkesin rahatlıkla görebileceği yerlerde sergilemeli ki, insanımız, işini, mesleğini ciddiye almak, işine aşık olmak neymiş görsün. Başarının birinci şartı, işini sevmek, ona âşık olmaktır. Taşçı ise, işine âşık değil, kara sevdalı. Şu yapılanlar, başka nasıl izah edilir? 25 yaşında, yağlı güreş gibi sporların en zoruna başlıyor. Başladığı sene de, 1986’da büyük ortada, 1987’de başaltında birinci oluyor ve 1988’de başta güreşmeye başlıyor. Yalnızca 1988’de derecesi yok. 1988’den sonraki 11 senede hiç kürsüden inmiyor. 1989’da üçüncü oluyor. Daha sonraki 10 senenin tamamında final güreşti. Finallerden yalnızca ikisini kaybetti ve böylece 8 defa şampiyon, iki defa ikinci, bir defa da üçüncü oldu. Güreşe başladıktan sonra hep zirvede uçtu. Bunu, grup desteğiyle izah etmeye imkan var mı? Fırtına gibi estiği ilk yıllarda, başta, Karamürselli güreşçi olarak yalnızca ustası Kadir Birlik, vardı. Bu yıllarda, Balıkesirliler’in ve Samsunlular’ın çok kuvvetli grupları bulunuyordu. Taşçı, bu gruplara rağmen şampiyon oldu. Taşçı, bırakın grup desteğiyle şampiyon olmayı, “Kırpınar’daki al gülüm ver gülüm devrine son verdi”. Kimse, Taşçı, grup desteğiyle şampiyon oldu demesin, özellikle de Taşçı’nın ne olduğunu, ondan yediği paça kazıklarla çok iyi anlayan pehlivanlar... Kimse, başarısızlığını, “Taşçı’nın şampiyonlukları grup desteğiyle” diyerek örtmeye çalışmasın. “Taşçı’nın başarısının arkasındaki en büyük gerçek, işini, kara sevda derecesinde sevmesi, bu sevginin gereğini yerine getirerek senenin 365 günü çalışması.” Tabii ki, Karamürselliler’in güreşe olan büyük desteğini, sevgisini de unutmamalı. Taşçı, için 20. yüzyılın Koca Yusuf’u dedim. Taşçı’nın işine sevgisi, işini ciddiye alması rahmetli Koca Yusuf’tan aşağı değildir. Koca Yusuf, Avrupa ve Amerika’daki güreşlerinde, rakiplerini çok kısa zamanda yenince, bazen yenilmesini teklif ederler. Son derece kızar. Berabere kalmasını isterler, kabul etmez. Hiç olmazsa, biraz uzatmasını söylerler, “Ben güreşe, Allah’ın bana verdiği bu kabiliyete ihanet edemem” diyerek yine kabul etmez. İşte Taşçı’nın güreş anlayışı, yukardaki sözleri söyleyen Koca Yusuf’tan farklı değildir. Bunun için Taşçı 20. yüzyılın Koca Yusuf’udur, diyoruz. Taşçı’ya, “2000’de iddialı mısın”, diye sorduk. “Tabii ki, iddialıyım, kemerin birini Cumhurbaşkanı’na verdik, yerine başka kemer almamız lâzım” cevabını verdi. Bu; Allah, kaza bela vermez, bir aksilik olmazsa, 2000 ve 2001’in şampiyonu Taşçı demektir. 1999’da şampiyonluğu Taşçı almıştı. İki yıl daha alırsa, üçüncü kez altın kemere sahip olma başarısını göstermiş olacaktır. Başarı; işini kara sevda derecesinde sevenlerin, bu sevginin gereği çalışanlarındır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT