BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peygamberimizin namazı...

Peygamberimizin namazı...

Kulluğu gerçekleştirmek namazla hâsıl olur. Diğer ibadetler namazın hakikatinin gerçekleşmesine vesiledirler.



Kulluğu gerçekleştirmek namazla hâsıl olur. Diğer ibadetler namazın hakikatinin gerçekleşmesine vesiledirler. Hak teâlâ, bütün gök ehline ayrılan ibadetleri Âdemoğullarından namaz ehli kullarına bir rek’atta müyesser etmiştir. Zira Hak teâlânın bazı melekleri vardır ki, onları halk edeliden beri rükûda dururlar. Tâ kıyamete dek başlarını rükûdan kaldırmazlar. Nice melekleri de vardır ki, secdede, kıyamda ve rükuda kıyamete dek dâimlerdir. İşte bütün bu ibadetler bir rek’atta hâsıl olu. Namaz içinde daha nice ibadetler toplanmıştır ki, başka ibadetlerde toplanmamıştır. Bunlardan temizlik, susma, kıbleye yönelme, iftitah tekbiri, Kur’an, kıyam, rükû, sücud, tesbihler ve diğerleri hep namazda toplanmıştır. Bunların her biri haddizatında başlı başına bir ibadettir. Namaz bu denli ibadetlerden mürekkep büyük bir ibadettir. Hak teâlâ, sevgili peygamberine namazı emredip: “Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı kıl”, (Ankebut sûresi: 45) buyurdu. Ayrıca: “Âilene namazı emret ve sen de ona sabret”, (Tâhâ sûresi: 132) buyurdu. Bu âyet-i kerîmede, namazda nefisler için büyük teklif bulunduğuna işaret olunmuştur. Şu cihetten nefislere külfet ve meşakkat olur ki, kulların dünya nimetlerinde lezzet aldıkları ve dünya işleriyle meşgul oldukları zamanlara gelir. Onlardan nefsi çekip Allah’tan başka şeyleri tamamen terkederek Allah’ın kudretiyle kıyam etmeyi gerektirir. Bunun için “Ona sabret” sözüyle “Onun meşakkatlerine sabreyle” diye buyurmuştur. Şuna işaret eder ki, namaz içinde sabra ihtiyaç vardır. Kişinin âzâlarını zabtedip fikirlerini ve düşüncelerini boş şeylere sarfetmekten korunması lâzımdır. Nefse, alıştığı, âdet ve itiyat edindiği şeyleri terkederek bunların gereğinin aksi ile kayıtlanmak çok büyük zorluk ve sıkıntı verir. Çaresiz namaz için de bu sıkıntı ve zorluklara sabır gerektir. Enes hazretleri anlatır: “Mirac gecesi Resulullah efendimize elli vakit namaz farz olunmuştu. Sonradan azaltıldı, nihayet beş vakit farz kılındı. Bunun üzerine Allahu teâlâ: - Ya Muhammed! Benim katımda söz tebdil olunmaz. Gerçekten sana bu beş vakit namaz karşılığında elli vakit namaz fazileti vardır, diye buyurdu, demiştir. İbn-i Abbas hazretleri: “Allah, sizin peygamberinizin lisaniyle namazı hazarda dört rek’at, seferde iki rek’at olarak farz etti”, demiştir. Yarın: Namaz vakitlerinin bildirilmesi
Kapat
KAPAT