BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NASIL BİR BELEDİYE-8-

NASIL BİR BELEDİYE-8-

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen: Ülke çapında baktığımız zaman, deprem Türkiye’nin üçte birinin imarı demektir.



Depremden ders almalıyız İzmit Körfezi’nin güneyinde, belediyenin Vinsan şantiyesinde Başkan Sefa Sirmen’le sohbete devam ediyoruz. Belediye mevzuatı ve hizmetlerinin yanı sıra konu dönüp dolaşıp depreme geliyor. *Sayın Sirmen, İzmit depremle neler kaybetti? - Bu asrın bir felaketi. 17 Ağustos depremi ile birçok değerimizi kaybettik. Bir kere prestijimizi kaybettik. Çıtamız aşağı düştü. Ben de depremi bizzat çocuklarımla yaşadım. İkinci dereceden 39 yakınımı kaybettim. Nasıl gömüldüler, nereye gömüldüler, onlara bile gidemedim. Sadece Kocaeli’de 10 bin şehit verdik. Büyük bir felaket. Allah bir daha böyle bir felaketi ne ülkemizde, ne de dünyanın başka bir ülkesinde göstermesin. Tabii bu afet birçok değerimizi, yetişmiş insanımızı aldı götürdü. Ölen 10 bin vatandaşımızın içinde yılların birikimi ile mesleğinde uzmanlaşmış çok kaliteli, kalifiye elemanlar vardı, onları da kaybettik. İnsanlarımız mal varlığını kaybetti. Kocaeli olarak son yıllarda çıtasını en çok yükselten illerden biriydik. Bu deprem nedeniyle çıtamızda gerileme oldu. Bazı bölgelerimiz yeniden imar edilecek. Ülke çapında baktığımız zaman, deprem Türkiye’nin üçte birinin imarı demektir. ÖNCE BİLİMSEL PROJE * Depremden ders alındı mı? Aynı hataları tekrar edecek miyiz? - Onu zaman gösterecek. Ben 11 yıl önce göreve başladığımda “vize” uygulaması getirdim. İlk meclis kararlarından biriydi. Bu, meslek odalarına saygımın bir gereğiydi. Onları sahiplenmek, onlara güç vermek. İkincisi, kaliteli projeler ortaya çıksın diyeydi. Vatandaşın belediyeden ruhsat talebi olduğu zaman önce odalara gidiyor, projesini incelettiriyor, vize alıyor öyle geliyordu. Ona göre de bilimsel, tekniğe ve zemine uygun projeler ortaya çıkıyordu. Bu projelerin depremden korkusu da olmadı. Belediyenin projeleri de zarar görmedi. Benim 200 projemden bir tanesinde bile sıva dökülmedi. Bu çok önemli. *Depremin en büyük zararı sahillerde oldu. Yeni dönemde bu sahilleri yapılaşmadan arındırıp yeşil alana dönüştürecek misiniz? - Geriye dönüp şöyle bir bakıyorum. Gölcük, Yeniköy, Döngel, bizim Cumhuriyet Mahallesi ve Saraybahçe bölgelerinde geçmişte imara açık olmayan, 1980 öncesi imara kapalı olan yerlerdeki yapılaşmaların maalesef yüzde 60’ı yıkıldı. 1983 yılında imar affı çıktı. O aftan sonra bu bölgeler imara açıldı. Zemine uygun projeler de üretilmediği için zayiatımız büyük oldu. MASTER PLAN YAPAMIYORUZ *Belediye sınırlarının belirlenmesi daha mı esnek olmalı? - Tabii, eğer ben büyükşehir belediyesiysem sınır belirleme çalışmasının kararını meclisimde verebilmeliyim. Kocaeli, Türkiye sanayiinin kalbi. Ama yönetim tarzı çarpık bir kentleşmeye açık. Master plan yapamıyorsun. Konut, turizm ve spor alanları nerelerde olacak, bunları bir bütün olarak değerlendirmek zorundasınız. Ama bu yapılamıyor. Büyükşehir sınırlarının dışında bir sürü belediye başlıyor. Herkes kendine göre sanayi bölgesi ayırıyor. Bir bakıyorsunuz, yeşil kalmamış. Bunların tek elden yapılması gerekiyor. Büşükşehirin kadrosu, ekibi, şehircilik, planlama ve imar daireleri bütün bir bölgenin planlamasını gelişmiş ülkelere örnek teşkil edecek şekilde yapabilir; yeni bir şehircilik anlayışını ortaya koyabilirler. TOPLAM KALİTE *Sayın Sirmen, belediyenin kaynakları nasıl daha verimli ve kârlı hale getirilebilir? - Toplam kaliteye önem vermek lazım. Birçok belediyemizde başlatıldı. Biz de başladık. Kocaeli’nde Değirmendere Belediyesi 5 yıldır toplam kalite üzerinde çalışıyor. Kaliteli personel, kaliteli üretim vb. Bu hem kaynak tasarrufunu sağlıyor, hem de az kaynakla çok iş yapmış oluyorsun, standardı da yükseltiyorsun. Planlama çok önemli. Her işyeri ve her kurum için bu önemli. Biz de belediye olarak yıllardan beri planlı programlı çalışıyoruz. Ne zaman ne iş yapacağımızı biliyoruz. Onun için ne kadar kaynağa ihtiyaç olduğunu, o işi kaç kişiyle yapacağımızı biliyoruz. Bunları tabii daha yüksek standarda getirmek gerekiyor. Eldeki iş makinalarını, araç gereci ve insan kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirmek hem tasarrufa yöneltecektir; hem az parayla çok iş yapmaya sevkedecektir. Böylece kaliteli iş üretmiş olacağız. VATANDAŞ BİZE ULAŞABİLMELİ * Sizce belediyelerle halkın diyaloğu yeterli mi? Birçok belediyemiz beyaz masa veya halk meclisi türü uygulamalar yapıyor. - Ben beyaz masa veya benzeri ayrı bir hizmet birimine ihtiyaç hissetmedim. Bu birimler tabii kurulabilir. Ama vatandaş belediye başkanına ulaşabilecek. Bazı belediyeler vatandaşa kapılarını tamamen kapatmışlar. Ne işin varsa git ilgili dairede işini gör diyor. Halbuki o belediye başkanı ile görüşmesi içinde belki psikolojik olarak, moral olarak tatmin olacak. Aynı zamanda başkan halkın arasında olmalı. Yoldan geçen herkes belediyeye girip randevu almadan benimle görüşebilir. Cep telefonum 24 saat açıktır. Vatandaşların çoğunda telefon numaram vardır. PTT’de de kaydı vardır. SOSYAL ve KÜLTÜREL FAALİYETLER * Kültürel ve sosyal faaliyetler konusunda da bilgi verir misiniz? - Ben Süleyman Demirel Kültür Merkezi’ni açtım. Türkiye’de 3 tane varsa ilk üçün içinde. Ses dizaynı, teknik donanımı, konforu ve kalitesi ile mükemmel bir kültür merkezi. İzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nı kurduk. Ödenekli. Uluslararası oyunlara gidiyor ve ses getiriyor. 11 yıldır 3 kütüphane açtım. Maalesef burada Kültür Bakanlığı’nın bir tane kütüphanesi var. Kocaelispor gerçeği * Sayın Sirmen siz aynı zamanda sporla da yakından ilgilisiniz. Neden spor? - Spor bir şehrin sosyal görüntüsünde çok önemli yer tutar. Spor birleştirici unsur olması nedeniyle çok önemli katkılar sağlıyor. Her düşüncedeki insan aynı anda üzülüyor, aynı anda sevinebiliyor. Bizim belediye başkanı seçildiğimiz tarihte Kocaelispor ikinci ligteydi. Böylesi önemli bir sanayi merkezindeki takımın ikinci ligde olması vatandaşlarımızı huzursuz ve rahatsız ediyordu. Başkan da bulamadık. Kulüp sanki sahipsiz gibi kaldı ortada. Başkan çıkmadı kongrede. * Daha önce sporla ilginiz var mıydı? - Var. Profesyonelce değil ama amatörce var. Ben başkan seçilmeden önce Kocaelispor’da asbaşkanlık gibi görevlerim vardı. Belediye başkanı olunca bu işe talip yönetici de çıkmayınca, başkanlık görevini ben üstlendim. O tarihten bugüne Kocaelispor’u yönetiyorum. İlk seçildiğim yıl ikinci ligden birinci lige çıktık. O yıl ilk yarıyı lider götürdük. İkinci yarıyı dördüncü bitirdik ve ilk kez UEFA’ya katıldık. Kocaelispor bizim çıtamızın yükselmesinde önemli bir katkı sağladı. Kocaeli Üniversitesi’nin kazanımında, büyükşehir olmamızda Kocaelispor’un önemli katkıları oldu. Bu nedenle Kocaelispor’u, kulübümüzü sırtladık götürüyoruz. Tabii tesisleri ile mükemmel, köklü bir kulüp oldu. Şu anda Türkiye’de ‘beşinci büyük’ olarak düşünülebiliyor. Bir şehrin gelişmesi, çıtasının yükelmesi ve tanıtımı için spor kulübü çok önemli rol oynuyor. Başka kentlere de ben tavsiye ediyorum. Zaten ikinci ligde olsun, üçüncü ligde veya amatör takımlar seviyesinde olsun zaten belediyeler kulüpleri sırtladılar götürüyorlar. Belediye başkanlarının o şehrin ihtiyaçlarını karşılamanın yanında mutlaka sporla ilgili, gençlerle ilgili önemli görevleri de var. Bunlardan biri de kulüp yöneticiliğidir. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT