BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hizbullah ve laiklik

Hizbullah ve laiklik

Yaşamaya devam ettiğimiz Hizbullah dehşeti laikliğin Türkiye için ne ifade ettiğini gözler önüne seriyor. Evet, laiklik Türkiye’de temiz inançların da sigortasıdır. Bu arada Hizbullah olayının irtica paranoyasına dönüştürülmesi de yanlıştır.



Yaşamaya devam ettiğimiz Hizbullah dehşeti laikliğin Türkiye için ne ifade ettiğini gözler önüne seriyor. Evet, laiklik Türkiye’de temiz inançların da sigortasıdır. Bu arada Hizbullah olayının irtica paranoyasına dönüştürülmesi de yanlıştır. Hizbullah mezar açmaya devam ediyor. İstanbul, Ankara, Konya derken dün de Mersin’de cesetler çıkarıldı. Bu şekilde Hizbullah’ın boğduğu insan sayısı 30’u aştı. Devam eden operasyonlarla bu sayının artmasından endişe ediliyor. İnanç taassubu altındaki orta çağ Avrupa’sının fanatizmini bile fersah fersah aşan Hizbullah vahşetinin dehşetengiz boyutunu, inanç ya da ideolojideki yerini keskinlikle izah etmek mümkün değil. Hadise olsa olsa kesim bir çılgınlık halidir. Anlayamadığımız bir örgütün sürekli böyle bir halde nasıl bulunabileceği ve 10 yıl nasıl ayakta kaldığıdır? LAİKLİK NİÇİN GEREKLİ? Hizbullah olayı laikliğin Türkiye için neler ifade ettiğini net olarak ortaya koymuştur. Bir süre önce önemli bir isimden şu yorumu dinlemiştim: “Atatürk’ün bu ülkeye yaptığı en büyük hizmetlerden biri de tekke ve zaviyeleri kapatmasıdır.” Hizbullah dehşetini gördükten sonra bu değerlendirmeye katılmamak mümkün müdür? Osmanlı’nın son dönemindeki tekke ve zaviyelerin pek çoğunun; özü, esası terkedip bid’atlarla içiçe olduğu artık sır değildir. Dolayısı ile böyle bir iklimde bunların kapatılması gerçekte İslama hizmet olmuştur. Eğer amacından sapan tekke ve zaviyeler o gün kapatılmasaydı, bugün yüzyüze geldiğimiz Hizbullah heyulâsına daha o günlerde tanık olurduk. Laiklik olgusu Türkiye’de sadece sosyal barışın teessüsü ve korunmasına değil, dinin muhafazasına da büyük katkılar sağlıyor. Dinin berrak ya da temiz kalması laiklikle mümkün olmuştur. Eğer laiklik olmasaydı dinimiz parçalara ya da kendi jargonuyla fırkalara bölünecekti. Siyasallaşan İslam, Hizbullah benzeri canavarlar doğuracak ve din inanç olmaktan çıkıp eksterm bir ideolojinin aracı haline gelecekti. Laiklikle dinin siyasallaşmasına set olunmuş ve bu şekilde bizatihi dinin kendisi kurtarılmıştır. Lafı dolandırmaya gerek yok. Hizbullah Afganistan’daki Taliban’ın başka bir türüdür ve amaçları noktasında farkı da yoktur. Ancak hakkını yemeyelim Taliban, Hizbullah’tan daha insaflıdır. DEVLET VE HİZBULLAH Gelelim Devlet-Hizbullah ilişkisine. Doğrudur devlet PKK’ya karşı “panzehir” diye bu canilere hoşgörülü davranmıştır. Aslında bir ülkenin bu tür tercihleri yapması ya da politikalar izlemesi, onun devlet olma özelliğidir. Ancak izlemek ve kontrol içinde tutmak koşuluyla. Bugünkü fotoğraf devletin Hizbullah’ı değil, sanki Hizbullah’ın devleti kullandığı biçimindedir. Devlet bir vahşetin önüne geçiyorum diye başka bir vahşete zemin ya da ortam hazırlamamalıdır. Burada bir parantez açıp bazı çevrelerin devletin Hizbullah’ı kullanmasından hareketle bu örgütün örtülü olarak caniliklerinden vareste tutma gayretlerine değinmek istiyorum. Malum çevreler açılan çukur ya da mezarların müsebbibi olarak öncelikle devleti sorumlu gösteriyor. İnsaf... Hizbullah’ın palazlanmasında devletin payı olabilir lakin bu cinayetlerde devletin ne payı ne de yararı olabilir? Neymiş efendim öldürülenler dindarmış da, Hizbullah niye bunları öldürmüşmüş! Böyle bir yaklaşım Hizbullah’ın sapıklığını inkar ve onu meşru görme halinin örtülü ifadesidir. İRTİCA PARANOYASI O malum kesimlerin Hizbullah’ı caniliklerinden örtülü olarak vareste tutma yaklaşımları ne kadar yanlışsa, bu hadiseyi irtica paronayasına dönüştürmek de o kadar yanlıştır. Hizbullah olayı siyasal ya da sosyolojik bir olay değil, zihinlerin bulanması ve cinnet haline düşülmesidir. Yani Hizbullah bir ulviliğin ya da ciddiyetin ürünü değil, tamamen ruh hali kararması ve nevroza duçar olmadır. Hizbullah Batı ülkelerinde ve Japonya’da görülen sapık inançlılığınTürkiye’deki adıdır. Evet buna irtica denilebilir ancak Hizbullah bugün yediden yetmişe herkesin lanetlediği bir örgüttür. Olayı genelleştirir ve topyekun ve bir irtica rüzgarı estirirsek Hizbullah ve benzerlerinin önüne set çekeriz. Hizbullah ve benzerlerini gerçek İslam ve mütedeyyin kesimden ayırmazsak farkında olmadan irticaya hizmet etmiş oluruz, dikkat...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT