BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tam üyelik formülü

Tam üyelik formülü

Türkiye’nin AB’ye katılmak için “tam üyelik=hedef+program+takvim+bütçe” formülünü hayata geçirmesi gerekiyor



AB adayı bir ülkenin, üyeliğe hazırlanması, “tam üyelik=hedef+program+ takvim+bütçe” formülünü uygulamasından geçiyor. Türkiye, Lüksemburg Zirvesi kararlarına itiraz ederek, Brüksel ile siyasi diyaloğu askıya almıştı. AB de Helsinki’de Lüksemburg kararlarını telafi ederek, Ankara’nın ‘’siyaseten ve hukuken tam üyelik ‘’ adaylığını resmen teyit etti. AB formülünün birinci ayağı Helsinki’de resmen sağlanmış oldu. ÖNCE STRATEJİ İkinci aşama olan, “program” ise üyelik öncesi strateji ile belirleniyor. Stratejinin üç temel unsuru bulunuyor. Kopenhang antlaşmasının siyasi ve ekonomik kriterlerinin aşamalı olarak yerine getirilmesi ile AB mevzuatına uyum. Buna göre, siyasi diyaloğun hayata geçirilmesi sonrası, katılma ortaklığı ve milli programın oluşturulması ile Türkiye “birlik programları”na dahil edilerek, bütçe kaynaklarının tesis edilmesi çerçevesinde tam üyelik yolunda yürüyecek. KATILIM ORTAKLIĞI Birliğin siyasi ve ekonomik şartlarına uyum için, Türkiye’ye AB tarafından bir yol haritası verilmesi, katılım ortaklığı şeklinde tanımlanıyor. Katılım ortaklığı, AB’nin Türkiye’den kısa ve orta vadede beklentilerini ifade ediyor. Bu belge, Ankara ile istişare edilmekle birlikte, Brüksel tarafından hazırlanan ve Türkiye’nin altına imza atmasının beklenmediği bir antlaşma. Katılım ortaklığı belgesinde, AB, Türkiye’nin yapması gereken reformların envanterini çıkarıyor. Buna paralel olarak, Ankara’nın bu reformları gerçekleştirmesi için gerekli mali ve teknik dayanışma ile refakat tedbirlerini belirtiyor. Ankara ile iştişare edilerek, Brüksel tarafından onaylanan belgenin belli bir serbestliği ve elastikiyeti bulunuyor. MİLLİ PROGRAM Türkiye de belgedeki hedeflere ulaşabilmek için milli program tespit edecek. Örneğin, Ankara, malların serbest dolaşımı konusunda, AB’nin rekabet kurallarına uymak için, milli düzeyde birliğin normlarına uyacağı zamanı belirtecek. Bunların dışında, Brüksel, Ankara’nın topluluk müktesebatına, usûl ve çalışma esaslarına adapte olması için, AB’nin çesitli program ve ihtisas ajanslarını diğer adaylara olduğu gibi açacak. FARK YOK AB’nin Türkiye’ye uygulayacağı metot, bütün aday ülkeler için öngörülen adaylık prosedürüyle aynı. Her yıl AB, Türkiye’nin katılma ortaklığı ve milli program hedeflerine ne derece uyduğunu, bu programları hangi ölçüde gercekleştirdiğini ‘’siyasi ve analitik’’ metotlar ile inceleyecek. Türkiye’nin katettiği mesafe ile ilgili yıllık değerlendirme raporları yayınlıyacak. AB Komisyonu tarafından hazırlanacak rapor, diğer aday ülkeler için hazırlanan raporlar ile aynı anda yayınlanacak. Bütün adayların, global olarak tam üyelik yolunda katettikleri yol, aynı metot ve usûllere dayalı olarak karşılaştırılabilecek. MÜZAKERELER Raporların sonuçlarına bağlı olarak, AB Komisyonu, Türkiye’nin Kopenhag kriterleri ve muktesebat uyumuna ilişkin yeteri kadar ilerleme katettiğine kanaat getirdiği takdirde, AB Bakanlar Konseyi’ne, Ankara ile tam üyelik müzakerelerini başlatma önerisini yapacak. AB Komisyonu’nun, bu öneriyi Bakanlar Konseyi’ne sunması için, diğer aday ülkeler ile arasındaki mesafeyi kapatmak amacıyla, Ankara’nın uyum çalışmalarını bütün sektörlerde, topyekün bir seferberlik halinde süratli bir şekilde harekete geçirmesi gerekiyor. EKİM’E KADAR Komisyonun yıllık izleme raporları, 31 ana başlıktan oluşuyor. AB, söz konusu başlıklarda, gelinen noktayı, her yıl Ekim ayında komisyona duyuruyor. Bu sebeple, Ankara ile Brüksel’in, Eylül ayına kadar, katılım ortaklığı ve milli programları bitirmesi gerekiyor. Bu çerçevede, müzakereler 2000 yılının ilk 6 ayında sürecek. İlk somut neticeler de muhtemelen Nisan ayında yapılması beklenen Ortaklık Konseyi’nde açıklığa kavuşacak. Bütçe için, Türkiye ile ilgili çeşitli mali yardımların, tek bir fonda toplanması hedeflendi. AB’nin, çok kısa zamanda Ankara ile ilgili bütçe fonunu oluşturarak sonuçlandırması hayati önem taşıyor. Türkiye’nin, mali desteği almadan AB’nin ekonomik ve siyasi normlarına uyması ise imkânsız olacak. AB için hazırlık TESK, KOSGEB ve MEKSA’nın AB temsilcisi olan Ahmet Yorgancı, Ankara’da 17 Ocak’ta düzenlenen seminerde, küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak, 31 başlıkta toplanan AB müktesebatının neler olduğunu açıklamak, bunların Türk işletmeleri ile girişimcilerini ne şekilde etkiliyeceğini ivedilikle masaya yatırdıklarını söyledi. Yorgancı, seminerde, katılımcılara, sektöre düşen görev ve muhtemel menfi etkileri konusunda bilinçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. AMACA ULAŞILDI Toplantının amacına ulaştığını belirten Yorgancı, özel ve kamu sektör temsilcilerinin dile getirdikleri en öncelikli konular arasında, kobilerin kredi ve finansman sorunları ile kalite ve standartlara yönelik teknik mevzuat uyumu olduğunu kaydetti. Yorgancı, yeni üretim teknolojilerine erişim ve insan kaynaklarının geliştirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Türk ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’lerin öneminin bir kez daha ortaya çıktığına işaret eden Yorgancı, KOBİ’lerin uluslararası rekabete ve açılıma ayak uydurabilmeleri için desteklenmeleri gerektiğinin ortaya çıktığını savundu. TESK, KOSGEB ve MEKSA olarak, bundan sonra aynı amaç ve hedefler bağlamında bilgilendirme seminerleri yapacaklarını söyleyen Yorgancı, KOBİ’lere ilişkin sorunları teker teker inceleyerek, değerlendirme raporları hazırlayacaklarını, resmi makamları ve AB’yi bilgilendireceklerini anlattı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT