BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Küs ve dargın durmak

Küs ve dargın durmak

Erkek olsun, kadın olsun, dünya işleri için, müminin mümine darılması, yani onu terk edip uzaklaşması, aradaki bağlılığı, ilgiyi kesmesi caiz değildir.



Erkek olsun, kadın olsun, dünya işleri için, müminin mümine darılması, yani onu terk edip uzaklaşması, aradaki bağlılığı, ilgiyi kesmesi caiz değildir. Müslüman olan ve dine uygun yaşayan akrabayı ise, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyâret etmeli, kırk günü geçirmemelidir. Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek gönlünü almalıdır. Dargın olsa da ziyareti ve gönlünü almayı ihmal etmemelidir. Akrabası gelmezse, cevap vermezse de, giderek veya hediye, selâm göndererek, yahut mektup ile, telefon ile yoklamaktan vazgeçmemelidir. Allahü teâlâ, müslüman olan ve sâlih olan akrabayı ziyareti emrediyor. Bunun tersi olanları ziyaret etmeyi emretmiyor. Hele kendilerinden zarar gelecek günahkâr akrabadan uzak durmak gerekir. Barışmak gerekir Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günah başlar ve gün geçtikçe artar. Günahın artması, barışıncaya kadar devam eder. Hadis-i şerifte, (Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!) buyuruldu. Üç günden fazla dargın duran kimse, şefaat olunmazsa, affolunmazsa, cehennemde azap görecektir. Günah işleyene, ona nasihat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur. Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadis-i şerifte, (Hastanın hâlini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir din kardeşini ziyâret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km git!) buyuruldu. Hz. Mûsâ, (Yâ Rabbî, dargın olanları barıştırana ne ecir verirsin? diye sordu. Hak teâlâ, (Kıyâmet gününde selâmet verir, korktuğu şeylerden emîn eder, umduğu şeylerle şereflendiririm.) buyurdu. Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen barışması gerekir. Hoşgörülü olmalı Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusurundan dolayı iyi bir kimseye darılmamak gerekir. Dargınlık olsa bile 3 günden fazla sürmemelidir. Bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Bir müminin din kardeşiyle üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte, sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) (İnsanların amelleri, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu magfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Cenab-ı Hak, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini getirmeyin” buyurur.) (Müslüman kardeşine, üç günden fazla dargın duran kimse, ölünce Cehenneme gider.) [Cehennemde günahı kadar ceza çektikten sonra çıkar.Yahut şefaate veya affa uğrarsa hiç Cehenneme girmez.]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT