BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genelkurmay’ın açıklaması

Genelkurmay’ın açıklaması

Genelkurmay dün Hizbullah vesile edilerek devletin ve dolayısı ile de askerin örtülü olarak hedef alınmasına açıklama yaparak cevap verdi ve de irtica hassasiyetini tekrarladı. Silahlı Kuvvetlerimizin gösterdiği bu tavır yerindedir. Bazı çevreler maalesef işi şirazeden çıkarıp neredeyse Hizbullah’ı TSK’nın bir unsuru gibi göstermek istiyor.



Genelkurmay dün Hizbullah vesile edilerek devletin ve dolayısı ile de askerin örtülü olarak hedef alınmasına açıklama yaparak cevap verdi ve de irtica hassasiyetini tekrarladı. Silahlı Kuvvetlerimizin gösterdiği bu tavır yerindedir. Bazı çevreler maalesef işi şirazeden çıkarıp neredeyse Hizbullah’ı TSK’nın bir unsuru gibi göstermek istiyor. Cumhurbaşkanı Demirel’in söylediklerine kulak veriyoruz: “Hizbullah PKK’nın ürünü, daha doğrusu türevidir. Başlangıçta PKK’ya karşı çıkan bir hareket gibidir. PKK marksist, dinsiz, terörist bir hareket. Güneydoğu halkını rahatsız ediyor. Hizbullah başlangıçta PKK’ya karşı halkın kendini korumaya kalkması gibi bir olaydır. Halkı korumaya yönelen bir olay gibi ortaya çıkmış, o da terörist, ayrılıkçı ve dinci bir örgüt olmuştur.” Devam ediyor Cumhurbaşkanı: “Hizbullah’ın bir dönem devlet tarafından korunup kollandığı doğru değil. Devlet cinayet işlemez ve işletmez.” Cumhurbaşkanı Demirel’in bu sözlerini aktardıktan sonra Genelkurmay Başkanlığı’nın dünkü açıklamasına geçelim. Genelkurmay dün irtica hassasiyetinin altını bir kez daha çizdikten sonra Hizbullah terör çetesinin Silahlı Kuvvetler ile dolaylı-dolaysız irtibatlandırılmasına adeta isyan ediyor ve hadiseyi iftira olarak açıklıyor. Benzer bir açıklama Jandarma Genel Komutanlığı’nca da yapılarak iddialar yalanlanıyor. DOĞUŞ VE SONRASI Gelelim değerlendirme ya da yorumumuza: Cumhurbaşkanımızın beyanlarında da görüldüğü gibi Hizbullah etki-tepki realitesinin ürünü. Dinsiz bölücü örgüt PKK’nın, değerlerine bağlı bölge halkıyla çatışmasıyla oluşan bir birliktelik. Daha doğrusu PKK’ya karşı tepki adresi. Devlet, eşyanın tabiatı gereği başlangıçta bu adrese yani Hizbullah’a PKK’ya karşı meşru birliktelik kimliği taşıdığı için müsamahakar. Müsamahadan da destek de söz konusu. Dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi bir ülkenin PKK gibi tehditler sürecinde bu tür politikaları izlemesi onun devlet olma özelliğinin sonucudur ve kendi içinde kuralına uygundur. Ama ya daha sonraki süreç? Halkın başkaldırısı kimlikli bu örgüt ya da birliktelik varoluş amacından saparak kanundışına çıkıyor ve bizatihi kendisi tehdit oluyor. Masumiyetten kirliliğe ve de alçaklığa geçişte İran ve benzeri ülkelerin payı bugün biliniyor. Başka bir ifade ile halkın samimi başkaldırı sembolü olan bu birliktelik, malum dış güçler tarafından tabir yerinde ise iğfal ediliyor ve Türkiye’nin karşısına çıkarılıyor. İşte bu kirlilik sürecinde Türk Devleti eşyanın tabiatı gereği yoktur. Başlangıçtaki varlığı da meşruiyet sınırlarındadır. Efendim bu meşruiyet bazen zorlanmamış ve istisnalar olmamış mıdır? O ayrı bir konu. Esas olan özdür ve burada kirlilik amaç değildir. Yani başka bir ifade ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman Hizbullah’ın kanun dışılıklarını teşvik etmemiş ya da o çarkın içinde olmamıştır. Devlet Hizbullah olayını yukarıda belirttiğimiz gibi başlangıçta PKK’yla psikolojik mücadele noktasında değerlendirmek istemiştir. Onun ötesindeki şeyler devlet politikası olarak bahis konusu değildir. Buradan hareketle Cumhurbaşkanımızın söylediği “Devlet cinayet işlemez ve işletmez” sözü yüzdeyüz bir gerçeğin ifadesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi siyaset belgesinde Hizbullah’la kolkola girip adam öldürmek gibi bir şey bahis konusu edilemez. ASKERİN HASSASİYETİ Gelelim Genelkurmay’ın dünkü açıklamasına: Yaşanan son vahşetlerden sonra asker irtica hassasiyetlerinin haklılığını hatırlatıyor ve Hizbullah ile dolaylı örtüştürmeye başkaldırıyor. Asker haklıdır. Bazı çevreler son günlerde maalesef işi şirazeden çıkarıyor ve Hizbullah’ı adeta Silahlı Kuvvetler’in bir unsuru gibi sunmaya çalışıyor. “Hizbullah’ı bunlar doğurdu, sorumluları da bunlar” iması ya da yaklaşımı haliyle askeri rahatsız ediyor. Yukarıda da belirttik: Hizbullah terör döneminin meşru doğup, sonradan malum destek ve ilişkilerle nesebi kirlenen bir yapının ifadesidir. Devletin meşru bile olsa bu tür yapıları kullanması ya da hoş görmesi belki sorgulanabilir de, bu canilerin cinayetlerine ortak edilmesi olacak iş değildir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT