BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adam olacağız ama...

Adam olacağız ama...

Ortaçağ’da Avrupa, vahşet ve kıyımı yaşarken İslâm Dünyası altın çağını yaşıyordu.



Ortaçağ’da Avrupa, vahşet ve kıyımı yaşarken İslâm Dünyası altın çağını yaşıyordu. Papazlar tarafından değiştirilip yazılan İncillerde dünyanın düz olduğuna inanılırken Müslümanlar, Kur’an’ın ışığında ilimde ve fende hamle üzerine hamle yapıyorlardı. Bırakınız dünyanın yuvarlak olup döndüğünü; Kur’an’ın bildirdiği güneşin gerçeğini insanlık ancak 20. Asırda çözebildi. “O, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı... yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.” (Enbiya, 33) ve; “Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner)” (Yasin, 38) Kendi değerlerimizi unutup, yönümüzü Batı’ya döndükten sonra, Batı gibi biz de, 20. Asrın ortalarına kadar, güneşin sabit olup, dünyanın onun etrafında döndüğüne inanıyorduk! Çünkü, ilim kitabı olarak Batı’dan tercüme ettiğimiz astronomi kitapları öyle yazıyordu. Cebiri, matematiği, fiziği, kimyayı, trigonometriyi, geometriyi, tıbbı, astronomiyi, optik hesapları... kurup geliştiren, hep Müslümanlardır. Yakınçağ’da Avrupa üniversitelerinde hep İslâm alimlerinin kitapları okutulmuştur. Batı’da kadın eşya bile sayılmaz, uğursuz şeytan olarak bilinirken İslam dini, kadını, bütün hak ve hukukuyla baştacı etmiştir. Hak, haklının olduğu dönemlerde bütün bu gerçekler apaçık ortada idi. Ne zaman ki Müslümanlar, kuvvet ve kudretlerini kaybetti ve güç Batı’nın eline geçti; artık hak güçlünündü! Güçlü ne diyorsa hak o idi! Müslümanlar, inançları gereği gittikleri yerlere, aldıklarından katbekat fazlasını verdiler. Bu hal, hem insan hakları açısından böyledir, hem de beldeleri imar konusunda... Eğer, Müslümanlar da Batı’lılar gibi emperyalist davransalardı, belki güç ve kudretleri daha artar, ama âdil olamazlardı. İslam, medeniyetini insanî değerler üzerinde kurmuş; bugünkü insaf sahibi Batı’lılar bile o mehabetli günlere gıpta etmektedir. Batı ise, medeniyetini kan ve gözyaşı üzerine kurdu. Bizim medeniyetimize, tarihin şehadet etmesi gibi; bugünkü dünya coğrafyası da Batı’nın gözyaşı medeniyetine şehadet etmektedir. Kitleler halinde Afrika’dan Amerika kıtasına götürülen ve 200 sene boyunca (1970’lere kadar) işkence çektirilen zenciler, bunun açık delilidir. İşte; Avrupa’lı yeni bir kıtaya gittiğinde oranın yerlilerine (kızılderililere) uyguladıkları vahşet ve oralara götürdükleri zencilere uyguladıkları köle muamelesi!.. Koskoca İslam tarihinde Hitler’in, Mussolini’nin, Stalin’in, Lenin’in, Miloşeviç’in emsalini gösteremezsiniz. İslam’ın saf hakikatinden uzaklaşıp, aşk ve vecdimizi yitirdiğimiz dönemde şevket ve kudretimiz de bitti. 16. Asra rastlayan bu inhitat (çöküş) devremiz, git gide Batı ile aramızı açtı. Onlar ilerledi biz durakladık; onlar daha ilerledi biz geriledik! Onlar, bizden aldıkları fen ve bilimin aydınlığında Rönesansı ve Reform’u gerçekleştirip, yeni dünyaları keşfettiler, bizse önce kendi nûrumuzu söndürdük ardından da zifiri karanlıkta kalıp Batı’dan aydınlanmaya çalıştık. İşte, Sultan II. Mahmud’dan beri Batı’da aradığımız budur. Ve bu, bizim kaybettiğimiz öz değerimizdir. Bakınız, 21. Asrın eşiğinde hâlâ insan haklarını arıyoruz! Çetelerden ve yağmalardan arınmış hukuk devletini arıyoruz! Para gibi para eden parayı arıyoruz! Refahı yani medeniyeti arıyoruz... İş, o raddeye geldi ki; bulamazsak bile, birileri bize bulduracak! Haa, bu ne pahasına olacak? Tabii, bunu zaman gösterecek!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104322
    % -0.51
  • 5.4689
    % -0.19
  • 6.2114
    % -0.1
  • 7.2404
    % -0.35
  • 229.55
    % -0.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT