BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Finans Dünyası

Finans Dünyası

Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde Bankalar Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hukuki altyapıda uyum sağlanırken, bu çerçevede yüksek kâr döneminin sona ermesi, sektörü, kaynakların en etkin şekilde kullanılması hedefine yöneltti.



AB’ye giriş öncesinde Türk bankaları birleşme dönemecinde... Avrupa Birliği’ne giriş süreci çerçevesinde finans sektörümüzün nasıl uyum sağlayacağı konusu ekonomi çevrelerinin gündemini oluştururken, yüksek kârlardan mahrum kalacak olan Türk bankalarının ayakta durabilmek için önce kendi içerisinde sonra da yabancı bankalarla evliliklerinin kaçınılmaz hale geldiği belirtildi. Gelişmiş ülkelerde de banka krizlerinin yaşandığı kaydedilirken, Hükümetlerin bu birleşmelerde aracılık yaptığı vurgulandı. Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinde Bankalar Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hukuki altyapıda uyum sağlanırken, bu çerçevede yüksek kâr döneminin sona ermesi, sektörü, kaynakların en etkin şekilde kullanılması hedefine yöneltti. Ancak Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin bankalarına göre mali büyüklük açısından “küçük çaplı” kalan bankacılık sektörümüz, Avrupa finans sektörü için ciddi bir tehdit oluşturmazken, Türk bankalarının ayakta kalabilmek için mali gücü yüksek bankalarla evlilik yoluna gitmelerinin kaçınılmaz olduğu savunuldu. “TATLI KÂR DÖNEMİ BİTTİ” İhlas Finans AR-GE Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Avrupa Birliği’ne Uyum Süreci ve Türk Bankacılık Sektörünün Yapısı’ konulu araştırmada, ülkemizin AB’ye giriş sürecinde Bankalar Kanunu’nda yapılan son değişiklikler ile hukuki boşlukların ortadan kaldırıldığına dikkat çekildi. Enflasyon, hızlı kur artışı ve yüksek faiz uygulamalarının bugüne kadar Türk bankacılık sektörünün en etkin kâr enstrümanları olduğuna işaret edilen araştırmada, yeni istikrar programı ve lMF ile imzalanan stand-by anlaşmasıyla finans sektörünün önemli kayıplara uğrayacağı belirtildi. Yüksek kâr döneminin sona ermesiyle birlikte tatlı kârlardan yoksun kalacak olan Türk finans sektörünün, mali bakımdan ayakta kalabilmek için mutlak surette kaynakların etkin kullanımına yönelmesi gerektiği belirtilen araştırmada, “Kaynakların etkin kullanımı hedefinde herhangi bir olumsuz durum gözükmemektedir. Ancak mali gücü yüksek olan bankalarla zayıf olanların birbirleriyle ortaklık içine girmeleri gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bunun için de, AB öncesi kendi içimizde banka evlilikleri yoluna gidilmeli daha sonra uluslararası pazarlara açılınmalı.” görüşü savunuldu. “HÜKÜMETLER ARACI OLMALI” Uluslararası bankacılık sektöründe yeniden yapılanma yolunda önemli adımlar atıldığının hatırlatıldığı araştırmada şu görüşlere yer verildi: “Birçok ülkede yaşanan bankacılık krizleri ve büyük bankaların yaşadığı sorunlar yeniden yapılanma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Aynı zamanda Türk bankacılık sistemininde yapılan kanuni değişiklikler ve bazı bankalara el konulması gibi etkenler bu yapılanma sürecinin ülkemizde de başladığını göstermektedir. Artan rekabet, teknolojik gelişmeler bankaları geleneksel yapılarının dışına çıkarmış ve rekabet edebilir konuma gelmelerini gerektirmiştir. Bankaların hayatta kalabilmek için müşterilerine sundukları ürün ve hizmetlerini çeşitlendirmek, kalitesini arttırmak için birleşme sürecine girdikleri gözlemlenmektedir. Türk bankacılık sistemi de AB’ye giriş öncesinde bu rekabetten ve birleşmelerden uzak kalamayacaktır. Yaşanan krizin gelişmiş ülkelerde de olduğu göz önüne alınırsa Hükümetlerin bu banka birleşmelerine aracılık etmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.” Haber Turu * Özel Finans Kurumları arasında en büyük pazar payına sahip olan İhlas Finans Kurumu’nun internet ve telefon bankacılığı konusunda da en önde olmak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. * Akbank’tan yapılan açıklamada Alman Deutche Bank’tan sonra Merrill Lynch tarafından da “Avrupa gelişen piyasaları içinde alıma en uygun hisse senedi” seçildiği açıklandı. * Lefkoşa Hükümeti’nin faaliyetleri durdurulan, Kıbrıs Yurtbank ile Everestbank’a, mali durumlarını düzeltmesi için verdiği süreyi 11 Şubat’a kadar uzattığı bildirildi. * Yapı Kredi Bankası’nın vadesiz hesaptan para çekme ve kredi kartından para çekme limitlerini 400 milyon liraya yükselttiği bildirildi. * TÜSİAD Başkanı Erkut Yücaoğlu, “Türkiye’nin global dünyada oynayacak şirketlere ihtiyacı var. Bazı sektörlerde Türk firmalarının işbirliği yapması lazım. Aile şirketlerinin de sinerji sağlamak için işbirliğine gitmesi gerek. Şirketleri bir araya getirecek akıllı kurumlara ihtiyaç var”, “Mali sektördeki yeniden yapılanma sürecinde bazı bankalarda birleşmeler bekliyoruz “olması lazım” diyoruz” dedi. * Geçen yıl başında günlük 1.6 trilyon lira zararı olan Emlak Bankası’nın, 31 Aralık 1999 itibariyle zararı sıfırlandıktan sonra özelleştirileceği bildiridi. * Salomon Smith Barney’in Türk bankacılık sektörünün değerlendirmesini yaptığı bir raporda, “Türk bankalarının hisse senetleri alınabilir” yönünde görüş bildirdiği ve Türk bankacılık sektörünün raitingini orta (neutral) olarak değerlendirdiği bildirildi. * Uluslarası Visa Report’un son sayısında yer alan bir açıklamaya göre Türkiye İş Bankası Visa Elektron Kartı’nın Avrupa’da en çok kullanılan kart olduğu açıklandı. * MB’nin döviz rezervlerinin, 2000 yılının ilk haftasında 760 milyon dolar artış gösterdiği bildirildi. * Europay International’ın, 2000’li yıllarda Türkiye’de % 60 pazar payına ulaşmayı hedeflediği açıklandı. MasterCard kredi kartı ve Maestro banka kartını çatısı altında toplayan Europay International’ın geçtiğimiz yıl Türkiye’de pazar payını % 49’a ve kart sayısını 15 milyon adede yükselttiği bildirildi. * İş Bankası’nın Kayseri’de bulunan Sanayi Şubesi’nde geçen hafta arasında alarmın çalışması üzerine şubeye giren polislerin farelerle karşılaştığı bildirildi. Finans Sözlüğü Sabit Kur Sistemi: Bir ülke parasının yabancı ülke paraları karşısındaki değerinin hükümetçe belirlendiği ve döviz piyasasındaki arz ve talep şartlarından bağımsız olarak, olabildiğince sabit tutulmaya çalışıldığı döviz kuru sistemi. Resmi Döviz Kuru: İlgili kamu otoriteleri tarafından belirlenen döviz kurunu ifade etmektedir. Serbest Krediler: Kullanımının, kredi alan ülke tarafından belirlenebildiği, krediyi veren ülke ya da kuruluş tarafından, kullanımına herhangi bir şart ya da sınır getirilmeyen kredi türü. Poliçe: Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı yolu ile gönderdiği ödeme emri. Sağlam Para: Resmi değeri ile fiili satın alma gücü büyük ölçüde birbirine denk olan para. Üretim Desteği: İşletmeleri için gayrimenkul, ham ve yarı mamul maddeler ile teçhizat ve makine temini amacıyla başvuranlara söz konusu malların üçüncü şahıslardan peşin satın alınıp, vadeli satılması işlemine verilen isim olup Özel Finans Kurumlarınca kullanılan bir finansman yöntemidir. Özdeyişler “Nasipse Akbank’ı evlendiririz.” Sakıp Sabancı
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT