BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsanlara iyilik etmek

İnsanlara iyilik etmek

İnsanlara iyilik etmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (İnsanların hepsi Allahın ıyâli [ev halkı] gibidir. Allahın en çok sevdiği kimse, Onun ıyâline [insanlara] en faydalı olandır.



İnsanlara iyilik etmek çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (İnsanların hepsi Allahın ıyâli [ev halkı] gibidir. Allahın en çok sevdiği kimse, Onun ıyâline [insanlara] en faydalı olandır. Allahın en buğzettiği kimse de Onun ıyâline iyilik etmiyendir.) (Şu iki şeyden daha iyisi yoktur: Allaha iman ve Onun kullarına iyilik etmek. Şu iki şeyden de kötüsü yoktur: Şirk ve insanlara kötülük etmek.) (İnsanların iyisi, insanlara iyilik edendir.) (Arkadaşın iyisi, arkadaşına iyilik edendir.) (Allaha ve kıyamete inanan, komşusuna iyilik etsin!) (En iyi kimse, kendisinden hep iyilik beklenendir.) (Bir kimse bir mümine bir iyilik yapınca, Allahü teâlâ bu iyilikten bir melek yaratır. Bu melek, hep ibâdet eder. İbadetlerinin sevabları bu kimseye verilir. Bu kimse ölüp, kabre konunca, bu melek nurlu ve sevimli olarak bunun kabrine gelir. Meleği görünce ferahlanır, neşelenir. “Sen kimsin” der. “Ben, falancaya yaptığın iyiliğim. Allahü teâlâ beni, bugün seni sevindirmek ve kıyamette sana şefaat etmek ve cennetteki yerini sana göstermek için gönderdi” der.) (İyilik etmek ömrü uzatır.) (Kime bir iyilik yapılırsa, o iyiliği ansın! İyiliği anmak şükür, iyiliği gizlemek nankörlüktür.) Allahü teâlâ da, (İyilik edene kötülük eden, nimetime nankörlük etmiş olur, kötülük edene iyilik eden de, bana şükretmiş olur) buyuruyor. Herkese iyilik etmek çok sevaptır. Akrabaya yapılan iyilik daha sevaptır. Günahların yok etmek için her zaman iyilik etmek gerekir. Kur’an-ı kerimde mealen, (İyilikler, kötülükleri elbette yok eder) buyurulmaktadır. (Hud:114) Zâlime yardım eden, ondan zarar görür. Peygamber efendimiz, (Allah, bir zâlime yardım edene, o zâlimi ona musallat eder.) buyurmaktadır. Mısır’da Cemal Abdünnasır’a yardım eden gâfil müslümanlar, ondan büyük zarar görmüşlerdir. Pakistanlı bir ahmak da, dini siyasete alet ederek, siyasetçilere yanaştı. Bid’atleri islâm ülkelerine yaymak için kurulmuş olan bir derneğe üye oldu. Fakat (Zâlime yardım eden, ondan zarar görür.) hadis-i şerifi tecelli ederek, yanaşmak istediği kimseler tarafından hapsedildi. İyilik etmenin de Allah için, Allah rızası için olduğunu söyleyen Yunus Emre diyor ki: Benim kaygım Canlar fedâ yoluna, bu can kaygısı değil, Sen can gereksin bana, cihan kaygısı değil. Canlar içinde cansın, sen yüce bir sultansın, Bize dîn ve îmânsın, iman kaygısı değil. Kanlı yarayı sildim, yara kimdendir bildim Kaygım yârdır benim, yara kaygısı değil. Derman ola mı bana, derdim benim kim ona, Dert ile varam sana, derman kaygısı değil Aşkın oku zehirli, parçalar yüreğimi, Öldüren aşktır beni, zehir kaygısı değil. Ummanlara dalmışım, ne sedefler bulmuşum, Cevher ile gelmişim, umman kaygısı değil. Dediler kervan geçti, Yunus kuş gibi uçtu, Menziline erişti, kervan kaygısı değil.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT