BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Resulullahın ilk ezanı

Resulullahın ilk ezanı

Ezân okumak, hicretin 1. senesinde, Medîne’de başladı. Bundan önce, namaz vakitlerinde yalnız “Essalâtü câmi’a” denirdi. Medîne’de ilk ezân okuyan, Bilâl-i Habeşî’dir. Mekke’de ise, Habîb bin Abdürrahmân’dır.



Ezân okumak, hicretin 1. senesinde, Medîne’de başladı. Bundan önce, namaz vakitlerinde yalnız “Essalâtü câmi’a” denirdi. Medîne’de ilk ezân okuyan, Bilâl-i Habeşî’dir. Mekke’de ise, Habîb bin Abdürrahmân’dır. Hicretin 1. senesinde, Resûlullah, Eshâb-ı kirâma sordu. Kimisi, namaz vakitlerini bildirmek için, nasârâ gibi çan çalalım dedi. Kimisi, yahûdîler gibi boru çalınsın dedi. Kimisi de, namaz vakti ateş yakıp yukarı kaldıralım dedi. Resûlullah, bunları kabûl etmedi. Abdullah bin Zeyd bin Sa’lebe ve Hz. Ömer rüyâda ezân okumasını görüp söylediler. Resûlullah bunu beğenip, namaz vakitlerinde böyle ezân okunmasını emir buyurdu. Cum’a namazındaki 1. ezân, Hz. Osmân’ın sünnetidir. Önceleri, bu da câmi’ içinde okunurdu. Abdülmelik zamanında Medîne vâlisi olan Ebbân bin Osmân hazretleri minârede okuttu. Melik Nâsır bin Mensûr, yediyüz senesinde, Cum’a ezânından önce, minârelerde salâtü-selâm okuttu İsrâîl Peygamberleri, sabâh ezânından önce tesbîh okurlardı. Eshâb-ı kirâmdan Mesleme bin Mahled, Mısır’da vâlî iken, ellisekiz senesinde, Hz. Muâviye’nin emri ile ilk minâreyi yaptırıp, müezzin Şerhabîl bin Âmire sabâh ezânından önce salât verdirdi. Ezândan sonra salât ve selâm okumak, ilk olarak 781. senesinde, sultân Nâsır Salâhuddînin emri ile Mısır’da başladı. (Cenâze olduğunu bildirmek için, minârelerde salât okun ması mu’teber kitâblarda yazılı değildir. Çirkin bid’attir.) Resûlullah, Bilâl-i Habeşî’ye, “İki parmağını kulaklarına koy! Böylece, sesin çok çıkar” buyurdu. Elleri kulaklara koyarsa iyi olur. Böyle yapmak, ezânın sünneti değil ise de, sesin çoğalmasının sünnetidir. Çünkü, rü’yâda, melek okurken böyle yapmamıştır. Ezân okumak için değil, okumayı, sesi arttırmak için sünnet olmuştur. Çünkü, sesini yükseltir buyurularak, sebep gösterilmiş, hikmeti bildirilmiştir. Parmaklar kulaklara konmazsa, ezân güzel olur. Konursa, sesi yükseltmesi güzel olur. Eskiden, minârede ve Cum’a hutbesi okunacağı zaman, birkaç müezzin birlikte ezân okurlardı. Buna “Ezân-ı Cavk” denir. Sesin çoğalması için, bir ağızdan okumaları, mütevâris olduğu için, ya’nî asırlardan beri yapıldığı için, sünnet-i hasenedir, câizdir. Müslümanların beğendiğini Allahü teâlâ da beğenir. Müslümanların güzel demeleri, müctehidlerin güzel demeleridir. Müctehid olmayanların beğenip beğenmemelerinin kıymeti yoktur. Müctehid olmıyanların câiz demeleri ile, yapmaları ile, ibâdetleri değiştirmek, bid’at olur. Büyük günâh olur. İkâmet, ezândan daha eftaldir. Ezân ve ikâmet, kıbleye karşı okunur. Okurken konuşulmaz ve selâma cevâb verilmez. Konuşursa, her ikisi de tekrâr okunur. Yarın: Günlerin en şereflisi ve en üstünü
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT