BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul’un nabzı

İstanbul’un nabzı

“İstanbul” dergisinin Ocak 2000 sayısında dosya konusu “Balık”... Balık ve balıkçılık hakkında her türlü bilginin ele alındığı dergi üç ayda bir yayımlanıyor. 30 yıl öncesine kadar Marmara denizi gerek yerli, gerekse gezici ve geçici balıklar için mükemmel bir meraydı.



Dergiler yaşayan varlıklardır. Bir ülkenin edebiyatının nabzı dergilerde atar aslında. Edebiyat nabzının atışıdır dergileri canlı kılan. Ocak 2000 sayısıyla dokuzuncu yılını tamamlayan “İstanbul” dergisinden söz etmek istiyoruz. Dokuz yıllık ömründe gerek yazılarıyla, gerek pırıl pırıl baskısıyla tam 32 sayı sunmuş okuyucularına. Derginin yeni sayısı Ayla Ödekan’ın yazısıyla başlıyor. Ödekan, tüketim toplumunda reklam sektörünün en önemli reklam alanı olan kent mekânında meydana gelen görsel kirliliği inceliyor. Atilla Alpüge, şehirlerde reklam kullanımı açısından bir başka örneği, Paris’i kaleme almış ve bu konuda uygulanan kuralları aktarıyor. Bünyamin Çelebi’nin, Ara Güler’le yaptığı söyleşiye eşlik eden fotoğraflar bu defa başkalarının objektifinden. Yeni yılda “İstanbul” dergisinin bir de armağanı var. Ara Güler’den bir İstanbul fotoğrafı. Fotoğrafa eşlik eden mısralar da Ara Güler’den. Yüzyıllar boyu felaketlerle boğuşan İstanbul’un yaşadıklarının en kötülerinden biri depremse, diğeri de yangın. Depremde yıkılan yapılar yerine depreme dayanıklı olsun diye inşa edilen ahşap yapılar bu defa yangına yenik düşerek kül olmuş. Bunlardan hâlâ ayakta olan St. Pierre Hanı, Yonca Koçbay ve Hasan Kuruyazıcı’nın araştırmalarıyla geçmişin farklı yönlerine ışık tutuyorlar. BALIĞA GEL!... Bu sayının dosya konusu “Balık”... Balık ve balıkçılık, İstanbul’da yüzyıllardır bir geçimin kaynağı olmakla kalmamış, kültürünü önemli bir parçasını oluşturmuş. Bayram Öztürk, balıkçılığın İstanbul’daki serüvenini tartışıyor ve gerekli önlemler alınmazsa yaşanabilecekleri hatırlatıyor. Oğuz Tekin, bizi Altın Boynuz olarak anılan Haliç’te palamutun elle bile tutulabilecek kadar bol olduğu zamanlara götürüyor. Ali Pasiner, 30 yıl öncesine kadar hâlâ balıklar için mükemmel bir mera olan Boğaz’dan balıkçılık tecrübelerini anlatıyor. Eser Tütel, bir zamanlar, balık cenneti olan İstanbul’da, Beyoğlu Balıkpazarı’nda geçen çocukluk anılarından yola çıkıp bugüne geliyor. “İstanbul” dergisi yazılarıyıla önemli bir boşluğu dolduruyor. İstanbul’da yaşayan, İstanbul’u seven ve ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir dergi... (0 212 227 37 33)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT