BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hanya ile Konya

Hanya ile Konya

ASIR başındaki iktisat politikamız evlere ve aileye şöyle yansıyordu: “İşten artmaz, dişten artar” Yani, çalışıp çabalamak yerine az yiyecek, az sarfedeceksiniz.



ASIR başındaki iktisat politikamız evlere ve aileye şöyle yansıyordu: “İşten artmaz, dişten artar” Yani, çalışıp çabalamak yerine az yiyecek, az sarfedeceksiniz. Öyle her gün hababam koşturup terlemektense, boğazdan giyimden kısmak en kârlısıdır. Ne oldu sonra? Sanat, zenaat, ticaret, yıllar ve yıllar boyunca sevgili azınlıklarımıza havâle edildi. * * * 1930’lara gelindiğinde bu defa ana iktisat politikamız evrime uğradı. Artık: Damlaya damlaya “Göl” oluyordu. Elimize geçeni biriktirmeğe; çıkın üstüne çıkın, düğüm üstüne düğüm komaya başladık. Eldeki üç kuruşa üç daha eklemenin zenginliğe giden tek yol olduğunu herkese ezberlettik. Çocuklara durmadan kumbaralar alıp, hiç harcamamayı, devamlı biriktirmeyi öğütledik. Eeee... Yukarıdakiler de zaten öyle istiyordu. * * * “Yemezsen kazanırsın”dan, “Biriktiren mutlu olur”a terfih etmiştik. Her çocuk, her ana, her baba, her abla, her teyze, elde kumbara, on güne bir bankalara seyirtiyordu. Biriken 5-10 liraları vezne önlerine döküyor, târifsiz rahatlıyordu. Bu arada ticarete hiç mi yüz vermedik? Hayır, o konuda da millet şırpadanak kendi sloganını buluverdi: “Paran varsa ya katır al, ya bakır” Katır gayretli hayvandı, yediğinin üç katını geri veriyor, öyle zırt pırt hastalanmıyordu. Bakıra gelince, her yanımız bakırdı zaten. Tencereler, sahanlar, leğenler, siniler, bakraçlar, tavalar, kazanlar, lengerler olduğu gibi bakırdı. Bakırın ölüsü bile para ederdi. * * * Yanisi şu: Türkiye durmadan kazanç yolları arıyordu. Yemedi... olmadı, Biriktirdi... olmadı, Katıra, bakıra yatırdı... gene olmadı. Bir türlü zenginleşemiyorduk. Kahveci Yorgo’ya, lokantacı Stefan’a, manifaturacı Mişon’a yetişmek mümkün değildi. Türkler çocuğunu okutamıyor, sağlığına para ayıramıyor, askerdeki oğulcuğunu ziyaret edemiyordu... * * * Derken, birileri uzaklardan bağırdı: “Çalışan kazanır!” O hızla Alamanyalara, Hollandalara, Fransalara koşuştuk. Kalanımız, tarlalar kiralayıp; tütün, pancar, soğan, mercimek, patates yetiştirdik. Çoluk çocuk geceyi gündüzlere katıp; çapaydı, sulamaydı, yolmaydı, yüklemeydi demeyip kanlı terlere bulandık. “Çalışan kazanıyordu” madem, durmak ayıptı. * * * Birden, birden, birden, farkettik ki: İşler öyle değil, Düşler öyle değil, Gülüşler o yanda değil. Meğer, meselenin doğrusu başka yöndeymiş. Yemeyen, içmeyen, biriktiren, katıra bakıra para yatıran, tütün eken değil, sadece “Çalıştıran” kazanıyor imiş. Şimdi o adreslerdeyiz. İş kurmayı, firmalaşmayı, fabrikalaşmayı öğrendik. Üretmenin ve pazarlamanın püf noktalarını her fırsatta kurcalamaktayız. Bundan ötesi gayri düz yoldur. * * * Hanya’yı Konya’yı öğrenmek üzereyiz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98362
    % -0.97
  • 5.5145
    % -0.89
  • 6.2348
    % -0.94
  • 7.3138
    % -0.16
  • 234.837
    % -0.47
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT