BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sen de mi Kohl?

Sen de mi Kohl?

'Dev Alman Şansölyesi de götürmüş! Götürmüş ki ne götürmüş! Partisi dahi sallanıyor. Siyasetin finansmanı konusunda kılı kırk yaran Avrupa’da bile bunlar olabiliyorsa!



'Dev Alman Şansölyesi de götürmüş! Götürmüş ki ne götürmüş! Partisi dahi sallanıyor. Siyasetin finansmanı konusunda kılı kırk yaran Avrupa’da bile bunlar olabiliyorsa! Politik yozlaşma az gelişmiş demokrasilerin illetidir. Siyasi hayat şeffaflaştıkça bu pislik yer etmez... Diye ahkâm kesen kamu yönetimi uzmanları şapa oturmuş vaziyette. Alman demokrasisi az buz bir örnek mi? Üstelik, anayasal olarak öyle yaptırımlar var ki, göz korkutan. Dahası, Kohl hem “Hıristiyan”, hem “Demokrat”. Yani, işin manevî ciheti kısmında da hassasiyeti olmalı diye düşünüyor, insan. Demek ki, ne kültürel, ne hukukî umdeler yetmemiş. Bayağı götürmüş adam! “Demokrasi” değil, “Kleptokrasi”: Alt başlıkları; rüşvet, zimmet, siyasî kayırmacılık, patronaj, nepotizm, kronizm, oy ticareti, lobicilik, rant kollama vs... Siyaset gerekli. Zıddı veya yokluğu diktatörlük. İkinci hâlde yolsuzluk olmayacak diye garantiniz de yok. O zaman siyaseti “dezenfekte edeceksiniz.” O da çok zor. Ekonomi ile siyasetin ayrılması, devletin ekonomiden çekilmesi, hükûmetin iktisadî rant dağıtan, ekonomik bölüşümü sağlayan “ana bayii” olmaktan çıkması en kapitalist rejimlerde bile mümkün olamaz. Özelleştiremediklerimizden misiniz?... İşin bahanesi. Tam teşekküllü gerçekleşse yine siyaset, doğası icabı ekonomi ile içiçedir. Siyasetin “işi” budur! O zaman güzel ahlâklı insanlar iktidara gelsin. Yani, dürüst insanlar politikaya girsin! Çoğu girmiyor. Hayatı boyunca sürdürdüğü sermaye addettiği namusunun dolaylı bile olsa lekelenebileceği bir ortama niye kendini soksun? O zaman? Temizlensin, biz o zaman siyasete gireriz diyorlar. Böylece, kısır daire tamamlanmış oluyor. Bugünü kurtaramayız, artık. Gelecek için şimdiden çocuklarımızın eğitimi seviyesinde tedbir alırsak, belki!.. Doğrusu milenyumla birlikte yeni bir yaşıma girdim ve şunu anladım. İnsanlar için şahsi dürüstlük yetmezmiş. Çevresi de temiz olması şartmış. Ben daha fakir, fakat daha az yolsuz bir ülkede yaşamayı tercih ederdim. Toplum etiği için kampanya mı, lobi mi, sivil hareketlilik mi neyse artık millî mefkûre hâline gelmeli. Toplum etiği, kutsallaşmış devlet için birtakım odakların kullanılmasına da karşı çıkmalı artık. Dinsizin hakkından imansız gelir zihniyeti de siyasi yozlaşmadır. Cevabı malûm. Kohl zamanında PKK’nın da “kullanılması” olayına girecekler mi?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT