BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yorgo Papandreu

Yorgo Papandreu

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun temaslarını ve özellikle, ODTܒde verdiği konferansı, televizyondan izledim.



Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun temaslarını ve özellikle, ODTܒde verdiği konferansı, televizyondan izledim. İyi yetişmiş, İngilizce’yi, dinleten ve söylemek istediklerinin katılıklarını kolayca yumuşatabilecek, genişlik ve zenginlik içinde kullanmasını biliyor. Gayet ustaca, daha gelmeden önce, öyle bir hava oluşturuldu ki, bu zatın her söylediğinin arkasında yepyeni bir iklimin müjdesi olduğu veya olacağı peşin kabulü, zihinlere yerleştirildi. Buna, bir de bize has, birden herşeyi unutup, düğün bayram etmeye çoktan teşne olma özelliği ilave edilince, Papandreu, günlerce manşetten inmedi. Önceleri, kimse, Papandreu’nun, ne söylemek istediğini irdelemeye lüzum dahi görmedi. Ancak, ev sahibini, kaldığı sürece hoş tutmasını bilen bu misafir, ayrıldıktan sonra, bir bilanço çıkarılmak istendiğinde, aktif hanesine koyacak pek dişe dokunur bir şey olmadığı görüldü. Dışişleri Bakanımız Sayın İsmail Cem, her zamanki düşünürlüğü ile, bu ziyaretin, aramızdaki belli başlı uyuşmazlık konularını da, nihai sonuçların alınması gibi, iddialı bir gündemi taşımadığını, bununla beraber, yolun açılması için, önce, eski mevsimlerden kalan buzların erimesini başlatacak ılık bir havaya ihtiyaç olduğunu ve bu ziyaretle, bu havanın estirilmesine çalışıldığını söyledi. Doğrusu, hepsi bu kadar. Daha fazlasını beklemek, ya çok iyimser tabiatlı olmak veya Yunanistan’ı yeteri kadar bilmemek olur. Yunanistan, çok gerilere kadar gitmeye gerek olmaksızın, seksenlerden sonra, edindiği Avrupa Birliği üyeliği kartını kullanarak, fırsat bu fırsattır diyerek, Türkiye’yi hep köşeye sıkıştırmak ve sorunları bu baskı altında, kendi bildiği gibi çözmek istedi. Olmadı. Türkiye direndi. Öte yandan, Avrupa da Yunan oyunlarından sıkılmaya başladı ve Yunanistan’ı uyarma ihtiyacını hissetti. Bizim adaylığımız, bu ortam içinde gerçekleşti. Yunanistan buna evet demek zorunda kaldıysa, bu Yunanistan’a bir bedel ödenmesini asla gerektirmez. Akıllı Papandreu bunu gördü ve Türkiye ile ilgili ön yargılardan kendisini henüz kurtaramayan Başbakanı Simitis’i de ikna ederek, çıktı Türkiye’ye geldi. Taktiği, her halinden belli oluyordu. Sizin AB’ye adaylığınıza yardımcı olduk, bundan sonra, AB yolunda, sizin kılavuzunuz biz olacağız. Sonuç almak istiyorsanız, birlikte hareket edelim. Bu arada, içeride, Yunanistan’da, bizim elimize yardımcı olun. Güney Kıbrıs Rum yönetiminin üyeliğine engel çıkarmayı bırakın. Ege’de uluslararası hukuku kabul edin, olsun bitsin. Zaten Avrupa Birliği’ne girdikten sonra normlar neyse, onlara uyacaksınız, demeye getirdi. İkili planda Türkiye ile başa çıkamayan Yunanistan, bu defa, Avrupa Birliği kalkanını deneyecek. Bu aşikâr. Ancak Yunanistan, bu yolu da, iyice istismar etmekten geri kalmayacak. Bunu bilelim. Şarkılar, türküler ve oyun havalarına rağmen, Yunanistan’ın, kendisini, hâlâ, Türkiye ile barışık hissetmediği görülüyor. Bir iki tali önemdeki anlaşmaya aldanmayalım. Temel sorunlarda, Papandreu açık vaziyet almadı ve büyük bir kısmını yine komisyona havale için, bundan senelerce önce denenmiş, sonuç alınamamış, “Akil Adamlar” denilen bayat senaryoyu, yeniden ısıtıp, önümüze koymak istedi. Allahtan, Sayın Cem, nazik, ama bazı çevrelere uyup, zil çalıp oynamıyor, ihtiyatla hareket ediyor ve bunu da, alışılmıştan farklı olarak, açıkça ifade ediyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT