BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CNN altyazı geçmiş... TIME da kapak yapmış...

CNN altyazı geçmiş... TIME da kapak yapmış...

Konumuz ünlülerin doğduğu hastanelere dayanıyor... Sözkonusu hastanelerde söylenen sözler, karalanan duvarlar, alınan notlar...



Konumuz ünlülerin doğduğu hastanelere dayanıyor... Sözkonusu hastanelerde söylenen sözler, karalanan duvarlar, alınan notlar... ... “Bahçıvan olacak... Aslan oğlum benim...” (Kamer Genç’in babası) ... “Canım oğlum... Biliyorum bana kızacaksın ama, bedelliye yetişmeyeceksin galiba...” (Cem Yılmaz’ın babası) ... “Yeter lan velet. Annenin karnını tekmeleme artık...” (Cüneyt Arkın’ın babası) ... “Aslan oğlum, müzik piyasasını alt-üst edecek... Pardon kızım...” (Bülent Ersoy’un babası) ... “Ultrasona bakılırsa iki tane hava yastığımız olacak ama hayırlısı bakalım...” (Nadide Sultan’ın babası) ... “Sen içerdeyken ben iki paket cigara bitirdim...” (İbrahim Sadri’nin babası) ... “Canım yavrum... Artık kontratın doldu, evi hemen terket. İcra memurlarını fazla uğraştırma...” (Seda Sayan’ın babası) ... “Oğlum bugün Türkiye’den Ali Sami Yen diye bir adam aradı... Acele et 35 yıl sonra önemli bir maçları varmış...” (George Hagi’nin babası) ... “Erkek adamın erkek oğlu oldu... Ayvayı yediniz kızlar...” (Beyaz’ın babası) ... “30 saatlik dünya rekoru senin oldu... Başka rekorlar da bekliyorum ona göre...” (Naim Süleymanoğlu’nun babası) ... “Oğlum bir doğsun CNN altyazı geçecek... TIME da kapak yapacak...” (Ahmet Mete Işıkara’nın babası) ... “Demek bu şirin şey benim oğlum... Bu şimdi kaç yaşında hemşire hanım?...” (Reha Muhtar’ın babası) ... “Bak yavrum başın belaya girecek, kaç aydır kira vermeden oturuyorsun...” (Kadir Çelik’in babası) ... “Normal süreden 4 dakika sonra oldun... Oyun o kadar durmuş muydu velet...” (Metin Tokat’ın babası) Borsa bedduaları...  Büyük umutlarla aldığın kağıt taban taban gide, satamayasın...  Spekületörlerin hışmına gelesin, yanlış tüyo alasın, saçını-başını yolasın...  Aldığın kağıt grip mikrobundan bile etkilene... Tavan yüzü görmeyesin inşallah...  Sabah erken uyanamayasın; 1.seansı kaçıra, tarihi manevrayı yapamayasın...  Girdiğin kağıdı kafana kafana çakalar inşallah...  Sen satasın kağıt tavan üstüne tavan gide...  Yaptığın çıtırlar boğazına dizile...  Yukarıdan alıp, aşağıdan satasıca seni... Kral çıplak... Bundan çok zaman önce mutsuz bir kral varmış... Ne yapsa, ne etse mutlu olamıyormuş... Derken ülkenin en bilge kişisini huzura çağırtıp mutluluğun formülünü sormuş. Bilge; “-Sevgili kralım... Mutsuzluktan kurtulmanın biricik yolu mutlu bir adamın gömleğini giymektir” demiş. Bunun üzerine ülkenin dört bir yanına adamlar gönderilmiş. Adamlar aramışlar taramışlar fakat mutlu birine rastlamamışlar. Herkes birşeylerden yakınıyormuş... Çaresiz saraya dönmeye karar vermişler. O esnada bir evin önünden geçiyorlarmış. İçeriden birinin dûasını duymuşlar; “Allahım... Sana şükürler olsun... Bugüne dek senden ne istediysem verdin. Ben mutlu olmayayım da kim olsun?...” Bunu üzerine hemen içeri dalmışlar. Fakat içeri girince bir de ne görsünler, adamın sırtında bir gömlek bile yok... Ey dost... Sen de mutluluk gömleğinin nerede olduğunu soruyorsun öyle değil mi?... Belki de çıplak adamın sırtındadır... Kim bilir?... (Chartier Alain) BİZİMKİLER  Ayakkabısında demir ökçe olan Mustafa Abi yine güvenliğe takıldı... “Bir makinaya söz geçiremiyoruz” diye yakınıyor...  Mehmet Emin gündemi yorumladı, “Yahu Hizbullahçılar yanlışlıkla mezarlığı göstermiş olmasınlar”...  Hüseyin’le arkadaşı İnternetc@fe’ye girip rica etmiş, “Bize iki tane verir misin, biri sütlü olsun...” Erkekler & Kadınlar - 4 Sadeddin Çelikkaya göndermeye devam ettikçe yayınlıyoruz... Ayrıca acayip merak ediyorum nasıl cesaret edip bu tür şeyler gönderiyor diye?... Kılıbık diyenler utansın... ... Başarı: Başarılı bir erkek karısının harcayabileceğinden fazla para kazanan erkektir... Başarılı bir kadın, böyle bir erkeği bulabilen kadındır... ... Stil: Erkekler sabah uyandıklarında akşam yatağa girdikleri kadar iyi görünümlüdür. Kadınlar her nasılsa gece boyunca çirkinleşirler. ... Parayı idare etme: Erkek istediği 100 bin liralık bir şey için 200 bin lira öder. Kadın istemediği 200 bin liralık şey için 100 bin lira öder. ... Mutluluk: Bir erkekle mutlu olmak için onu çok anlamak, az sevmek gerekir. Bir kadınla mutlu olmak için onu çok sevmek ve hiç anlamaya çalışmamak gerekir. ... Evlilikten beklentiler: Bir kadın bir erkekle onun değişeceğini umarak evlenir, ama o değişmez. Bir erkek bir kadınla onun değişmeyeceğini umarak evlenir, ama o değişir. ... Evlilik kararları: Erkek yorulduğu için evlenir. Kadın meraklı olduğu için evlenir. İkisi de hayal kırıklığına uğrar. ... Evlilik ve gelecek: Kadın bir koca buluncaya kadar gelecekten endişe eder. Erkek bir kadın buluncaya kadar gelecekten endişe etmez. ... Hatıralar: Kadın daima onunla evlenmek istemiş olan erkeğin anısını yaşatır. Erkek daima evlenmediği kadının anısını yaşatır. ... Kadınları anlamak: Erkeğin kadını anlamadığı iki dönem vardır: Evlilikten önce ve evlilikten sonra. ... Kadın ne ister: İnsanın karısını mutlu kılmak için iki şeye ihtiyacı vardır: Kadının kendi bildiği gibi davrandığını sanmasını sağlamak. Kadının kendi istediği davranmasına izin vermek. ... Uzunluk: Evli erkekler bekarlardan daha uzun yaşarlar, ancak evli erkekler ölümü daha çok arzularlar. ... Hatalar: Evli bir erkek hatalarını unutmalıdır: İki kişinin birden aynı şeyi hatırlamasına gerek yoktur. ... Savaş: Herhangi bir tartışmada kadın daima son sözü söyler. Bundan sonra erkeğin söylediği her söz yeni bir tartışmanın başlangıcıdır. TEMEL’İN YERİ Belediye otobüs şoförü Temel, güzel bir bahar sabahı garajdan otobüsünü alır ve yola çıkar... Problemsiz bir şekilde bir duraktan diğerine giderken iri-yarı, güçlü-kuvvetli ve oldukça tehlikeli görünüşe sahip bir adam otobüse biner... Temel’e sert bir bakış atar ve; “Karagümrüklü bilet atmaz” diyerek arkadaki bir koltuğa geçip oturur. Ertesi gün, sonraki gün ve her gün aynı şey tekrarlanır. Bu duruma sinirlenen Temel’in hat değiştirme dilekçesi de reddedilince son çare olarak bir kursa yazılır. Her akşam devam ettiği kursta; judo, karate, aikido ve benzeri tüm döğüş teknikleri konusunda ihtisas yapar. Yazın sonlarına doğru, kendine güveni olan iyi bir döğüs ustası haline gelmiştir. Kursları bitirdiğinin ertesi günü tekrar otobüsüyle yola çıkar. Uzaktan, Karagümrüklü’nün durakta beklediğini görür. Sinirini gizlemeye çalışırken, dişlerini gıcırdatarak otobüsün kapısını açar. Karagümrüklü otobüse biner, Temel’e sert bir bakış fırlatır ve “Karagümrüklü bilet atmaz” diyerek ilerleyecekken tam o sırada, sıkı bir kavgaya hazır olan Temel birden koluna yapışır; “Neden atmıyor muşsun?...” Şoföre şaşkınlıkla bakan adam cevap verir; “Karagümrüklü’nün mavi kartı var...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT