BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rumeli Notları -2-

Rumeli Notları -2-

İskeçe’nin odunu, yakan bilir tadını...



İskeçe’nin odunu, yakan bilir tadını... İskeçe’den kız alan / Hanım koysun adını. Balkanlar coğrafyasında ilerlerken peşimiz sıra türküler geliyor: Rumeli türküleri... Gittiğiniz yerde, sizden önce oraya varmış bir türkünüzü buluyorsanız orası vatan köşesi demektir. Siyasî coğrafyada elinizden çıkmış olabilir ama gönül coğrafyasında öyledir. Şimdiye kadar gittiğim her ülkede Türk izi aradım. Bulunca sevindim. Balkanlar’da Türk izi bulmak kolay. Ama bu buluş insanda karışık duygular uyandırıyor. Hem gurur hem hüzün. Kaybedilenin arkasından duyulan hüzün ve buralarda hâlâ azametle yükselen eserler bırakmış bir ecdada sahib olmanın gururu. Dedeağaç’ı, Gümülcine’si, İskeçe’si ile, Rodop Dağları’nın güney ucundan da geçerek Batı Trakya’yı geride bırakıp Kavala’ya revân olduk. Şehre girişte bizi Mimar Sinan’ın dimdik duran su kemerleri karşıladı. Bir taraf yemyeşil yamaçlar, yamaç yukarı kırmızı kiremitli küçük beyaz evler, bir taraf Kuzey Ege’nin maviliği. Kemerler şehrin boynunda gerdanlık gibi. Kavala sevimli bir sahil kasabası. Minaresi yıkılıp çan kulesi haline getirilerek kiliseye çevrilen İbrahim Paşa Camii (Kânunî’nin sadrazamlarından, Makbul iken Maktul olan Damat İbrahim Paşa), Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın imâreti ki Mısırlıların maddî desteğiyle otel haline dönüştürülmüş, Kavalalı’nın konağı, şehre hakim tepede yaptırdığı kale, taş döşeli daracık yollar... Kavalalı’nın adı kaleye giden bir sokağa verilmiş. Doğduğu evin önündeki meydana da at üstünde koca bir heykelini dikmişler. Haluk Dursun Hoca geçen yıllarda şahit olduğu bir olayı anlattı. Almanya’dan arabalarıyla Türkiye’ye gelmekte olan iki gurbetçiye rastlamış burada. İki adam heykele bir süre baktıktan sonra biri ötekine sormuş: “Sen biliyor musun kimdir bu adam? Ne yapmıştır? Neden heykeli dikilmiştir buraya?” Hoca hiç sesini çıkarmadan, kendini belli etmeden kulak misafiri oluyor. Öteki cevap vermiş. “Bilmiyorum. Amma bu bilmem ne adam hayırlı bir adam olaydı, bu bilmem ne adamlar buraya bu koca heykeli dikmezdi.” Hoca sansürlü anlattı, ben de sansürlü yazdım. Ve hükmünü verdi: “Türkler bilgileri yetmediğinde müthiş bir yorum kabiliyetine sahiptirler.” Evet, Yunanistan’da heykeli dikilen bir Osmanlı paşası! Ne dersiniz?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT