BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Isınıyormuş!

Isınıyormuş!

Siyaset ısınıyormuş. Yeni oluşumlar, gündeme damgasını vuracakmış. Oluşumlardan ne kastedildiğini henüz anlayabilmiş değiliz, ama şunu biliyoruz: Siyasetin ısınmasına katkıda bulunabilecek en önemli katalizör, popülizm, yani halk dalkavukluğudur. İçimizi bayıltan, kabak tadı veren popülist söylemlere, yeniden tanık olabiliriz. Ne var ki, popülizmi merkez siyasete ya da iktidara taşımak, pek mümkün görünmüyor. Sebebi son derece açık. Biz bu filmi defalarca gördük.



Siyaset ısınıyormuş. Yeni oluşumlar, gündeme damgasını vuracakmış. Oluşumlardan ne kastedildiğini henüz anlayabilmiş değiliz, ama şunu biliyoruz: Siyasetin ısınmasına katkıda bulunabilecek en önemli katalizör, popülizm, yani halk dalkavukluğudur. İçimizi bayıltan, kabak tadı veren popülist söylemlere, yeniden tanık olabiliriz. Ne var ki, popülizmi merkez siyasete ya da iktidara taşımak, pek mümkün görünmüyor. Sebebi son derece açık. Biz bu filmi defalarca gördük. *** Özetlemek gerekirse: Geçmişte, popülist politikalarla kamufle edilen “ahbap çavuş kapitalizmi”, kamu maliyesini “müflis ve mefluç” kılarak, ekonomik istikrarsızlığı bir hayat tarzına dönüştürdü. “Kaynak tahsisi ve bölüşüm” süreçlerinde Ankara’nın ağırlığı arttıkça, ülkemiz, uluslararası yolsuzluk endekslerinde füze gibi tırmandı; demokrasi irtifa kaybetti. Özellikle “batık bankalar ve görev zararları”, siyaseti kokuşturan bakteri faaliyetinin omurgasını oluşturdu. Daha önce de yazdığımız gibi, “hababam ekonomisi” ile tetiklenen yüksek kronik enflasyon, ekonomiyi bol sıfırlı bütçelerle tanıştırdı. İş bitirici ve vizyon sahibi iktidarlar tarafından kotarılan istikrarsız ortam, bütçeleri bir “borç yönetimi” enstrümanına indirgedi. *** Ankara, iş âlemine yıllarca şu mesajı verdi: -Siyaseti finanse edersen, siyaset de seni finanse eder. İstersen ortak da olabiliriz! Ekonominin aktörleri, oyunun ikinci yarısında kuralların değiştiğini, hakemin sahaya girip şut çektiğini hayretle gördüler. Hakeme (Ankara’ya) daha yakın olmanın önemli bir yatırım olduğunu düşünmeye başladılar. Özel sektörün bir bölümü, böyle bir yapılanmada kritik roller üstlendi. Bir başka ifade ile, söz konusu ‘özel kesim!’ bir türlü özelleşemedi. “Paylaşmak için üretmek gerekmiyor, üretmeden de paylaşılabilir” gibisinden alaturka vizyonlar ortalığı sardı. Velhasıl.. Temel kaygı, katma değer üretmek değil, var olanı paylaşmaktı. Dolayısıyla ne oldu? Ekonomi, küresel rekabet ortamından koptu. *** Sonuç mu? Sonuç şu: -Otuz beş senelik yüksek kronik enflasyon, bol miktarda kriz ve IMF ile imzalanan 19 tane Stand-by! Yetmez mi?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94212
    % 0.64
  • 5.3123
    % -0.54
  • 6.0663
    % -0.39
  • 6.8093
    % -0.49
  • 208.583
    % -0.19
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT