BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > GÜNEYDOĞU MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN UMUTLUYUM

GÜNEYDOĞU MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN UMUTLUYUM

Güneydoğu probleminin çözümü için sivil, asker bütün kesimlerin ortak anlayış içerisinde hareket ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “On senedir devlet sisteminin içindeyim. Çözüm konusunda çok ümitliyim” dedi.



> ŞAM - Nuri ELİBOL ABDULLAH GÜL’E SEVGİ SELİ... Halep’te, Bakanlar Zafer Çağlayan ve Mehdi Eker’le birlikte tarihî yerleri ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, halkın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Ellerinde Türk ve Suriye bayraklarıyla, Gül’ü görebilmek için birbirleriyle yarışan Suriyeliler güçlükle zaptedilebildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,, Güneydoğu meselesinde çözümün demokrasinin standartlarını yükseltmekten geçtiğini belirterek, “Devletin kurumları arasında ortak anlayış var, ben çok ümitliyim. Türkiye kendi problemini çözmek için kapsamlı çalışmalar yapıyor” dedi. Gül, bütün kesimlerin hamasetten uzak kalarak bu sürece olumlu katkıda bulunmalarını istedi. Cumhurbaşkanı Gül, Suriye ziyareti sırasında Ankara Temsilcimiz ve Yazarımız Nuri Elibol’un da aralarında bulunduğu gazete yöneticilerinin sorularını cevapladı. SURİYE BARIŞA HAZIR Ortadoğu, batı dünyası ile ilişkilerimiz ve “Güneydoğu sorunu”nun çözümüyle ilgili önemli mesajlar veren Gül, Ortadoğu meselesinin çözülmeden dünya barışının mümkün olmadığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Gül, “Ortadoğu bölgesi ve ikili ilişkilerimiz açısından Suriye çok önemli bir ülke. Ortadoğu’da problemler bitmeden dünyaya rahat yok. Ortada yeni bir dönem var. Bölge ülkelerinin ve ABD’nin iradesi çok önemli. Bunu görmek gerekiyor” dedi. Gül, Türkiye’nin bölgede herkes üzerinde bir güven duygusu oluşturduğunu kaydederek, “Hem Batılı devletler ve ABD, hem de Ortadoğu ülkeleri gördüler ki Türkiye tamamen iyi niyetle ve tarafsız bir şekilde bu bölge için çalışıyor. Türkiye’nin birilerinden rol çalmak ve her problemin içine elini sokmak gibi bir niyeti yok. Bölgede önemli bir aktör olarak mevcut sıkıntılar kendisini de etkilediği için samimiyetle bunların çözümüne katkı vermek istiyor. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye bütün tarafların kendisine duyduğu güvenin gereğini yapıyor” diye konuştu. Türkiye’nin problemleri istismar yerine iyi niyetle yaklaştığını herkesin gördüğünü vurgulayan Gül, “Türkiye çok ilkeli hareket etti. Doğruya doğru, yanlışa yanlış dedi. Telaviv’de intihar saldırısı olduğunda onları da kınadı, Gazze konusunda da söyleyeceklerini söyledi. Bunun sonucunda güven oluştu” diye konuştu. ALTERNATİF ARAYIŞINDA DEĞİLİZ “Her yaptığımızı överek anlatmak devlet adamlığına yakışmaz” diyen Cumhurbaşkanı Gül, ‘Biz bölgede problemleri çözmek için uğraşıyoruz. Bu Türkiye’nin itibarını arttırıyor” dedi. Araplar arasındaki bölünmüşlüğün giderilmesinde Türkiye’nin önemli rolü olduğunu vugrulayan Gül şöyle devam etti: “Türkiye’nin Arap dünyası ve çevresi ile bu kadar derinlemesine ilgilenmesi, asla AB’den, batılı müttefiklerinden uzaklaştığı anlamına gelmemeli. Türkiye bölgesinden çok uzak yerlerde bile meselelere çok önemli katkı sağlıyor. Bunların hiçbiri batılı müttefiklerden kopması anlamına gelmiyor tam tersine ilişkileri kuvvetlendiriyor. Dünyanın konuları ile ilgilenen bir ülke olmanın getirdiği bir prestij var.” Cumhurbaşkanı Gül’le yaptığımız sohbetin önemli konusu, ‘tarihi fırsat’ diye nitelediği Güneydoğu meselesi oldu. “Sorunun adını ister Güneydoğu, ister terör, koyun fark etmez” diyen Gül, muhalefet partilerinin eleştirilerini ‘Ben polemiğe girmem’ şeklinde değerlendirdi. ÇÖZÜM İÇİN GEÇ KALMAYALIM Cumhurbaşkanı Gül şöyle devam etti: “Türkiye, dışarıdaki meseleleri uğraşırken, içeride enerjisinin zaman zaman boşa gittiğini, israf edildiğini görüyoruz. Bu konuları tabii ki bizim konuşmamız gerekir. Siyasi parti liderleri ile yaptığım konuşmalarda da söyledim. Ben hükümet meselelerine, günlük meselelere, konjonktürel meselelere girmem. Türkiye’nin hükümetleri de aşan meseleleri var. Bunlarla elbette ilgileneceğiz. Polemik söz konusu değildir. Kim görev başında ise çözüm için sonuna kadar uğraşacaktır. ‘Aman bunlar zor meseleler, zamanımızda uğraşmayalım, şurada dursun’ demenin memlekete faydası yoktur. Zamanı geçtikten sonra, bir şey yapmanın anlamı yoktur.” AÇILIMLAR TERÖRLE GELMEDİ ‘Güneydoğu’daki açılım çabalarının ‘terör sayesinde’ gerçekleştiği yönündeki ‘menfi’ eleştirilere cevap veren Gül, şöyle devam etti: “Şimdi şu soruyu sorayım: Bir takım gelişmeler terör var diye mi gerçekleşiyor yoksa terör meselelerimizin çözümünü geciktirdi mi?.. Bunun bir sorgulanması lazımdır, bir simülasyon yapmak lazımdır. Türkiye; terör olmasaydı, çok daha hızlı gelişecekti. Sıkıyönetimler, olağanüstü hallerin şunların bunların ihtiyaç duyulmadığı için olmadığı, DGM’lerin ihtiyaç duyulmadığı için olmadığı bir Türkiye dünyanının modernleşmesinin gerisinde mi kalacaktı yoksa daha mı hızlı ilerleyecekti? Kesinlikle daha hızlı ilerleyecekti. Kesinlikle birçok meseleyi çoktan aşmış olacaktık, ne bu kadar bu işlerin maliyeti olacaktı, ne de bu kadar can kaybı olacaktı. O açıdan, bu geçen 20, 25 yıllık sürecin iki ayrı simülasyonunu yapmak lazım. Bir bugünü gözden geçirelim. Bir de düşünelim ki; terör yok, silahlı mücadeleler yok! Bunlar olmayınca, zaten Türkiye serbest pazar ekonomisine girmiş, zaten AB ile fırsatları kaçırmamak zorundaydı. Doğu bloku çözülmüş yarış içine daha hızlı girecekti. Türkiye o yılları kaybetti. Onun için de standartları böyle zoraki yükseliyor. Birileri eğer, ‘Terörle zorla, ben bir şey alıyorum, elde ediyorum’ diye düşünüyorsa bu büyük bir yanılgıdır. Televizyon, Kürtçenin serbest olması, bazı kursların açılması vesaire... Eğer ‘Bunlar terörden dolayı zorla yaptırıldı’ gibi düşünülüyorsa, bu büyük bir yanılgıdır.” MUHALEFET KATKI VERMELİ Köklü problemlerin çözümünün sadece hükümete bırakılmasının doğru olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, muhalefet partilerinin de katkı yapmasını istedi. Gül şöyle devam etti: “Parti başkanları haklı olarak günlük siyaset yapacak. Ben hiçbir zaman onlarla polemiğe girmem. Günlük siyaset yapmam. Dinlerim takip ederim. Onlar mecbur, bir şey diyecektir. Bir parti başkanı her gün konuşacak, bunlar normal. Köklü problemlerin çözümü sadece hükümete bırakılmaz. Belki yarın kendileri hükümet olacak. Seçimler her zaman iktidarı değiştirebilir. Kim hükümet olursa, bu problemleri daha kronik mi bulmak ister yoksa çözülmüş olarak mı? Bu konularda, Meclis’te çoğunluğu olduğu için esas dinamo elbette hükümet olacaktır. Partilerin bu konuların çözümü konusunda katkı sağlayıcı olması lazım.” HAMASET YAPILMAMALI Cumhurbaşkanı Gül meselenin çözümüne aydınların da destek vermesini isterken sözlerini şöyle sürdürdü: “Basın serbesttir, hürdür bunları savunan da olur savunmayan da. Ama bir noktada bu sadece hükümetin ve siyasî partilerin sorumluluğu değil, entelektüellerin de sorumluluğu var. Afganistan’la Pakistan’la ilgilenip, kendi sorunlarımızla ilgilenmemek olmaz. Irak’la nasıl çok ilgileniyorsak bunlarla ilgilenmeye mecburuz. Irak’ın birliğinin ve bütünlüğünün korunması için ilgileneceğiz. İkincisi, tabii oranın bir terör merkezi olmaması için ilgileneceğiz. Bizim büyük ekonomik çıkarlarımız var. Sadece mal alıp satmak değil, enerji kaynakları da buralarda. Bu konuları hiç hamasete getirmemek lazım. Daha açıkçası Çetin Altan’ın dediği gibi, “Türkün Türk’e Türklük propagandasına dönüştürdüğümüz zaman Türkiye’nin millî çıkarlarını zedelemiş oluruz.” BEN ÇOK ÜMİTLİYİM Cumhurbaşkanı Gül, Güneydoğu meselesinin çözümü konusunda, “Bütün bu konularda çok ümitliyim, on senedir devlet sisteminin içindeyim. Hiçbir dönemde olmadığı kadar, sivil asker bütün kesimler ortak anlayış, işbirliği ve koordinasyon içinde” şeklinde konuştu. Gül, “Bu meselenin çözümü için bir zaman verebilir misiniz?” sorusunu ise, “Bunlar bir bütün. Devlet sorunu çözmek için kapsamlı çalışmalar yapıyor” diye cevapladı. GAZETECİLERLE TOPLANTI Cumhurbaşkanı Gül, Suriye’de düzenlediği toplantıda gazetecilere gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Toplantıya, İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol da katıldı. Çözümün sırrı demokrasinin standartlarını yükseltmekte Güneydoğu meselesinin üzerine cesaretle gidilmesi gerektiğini vurgulayan Gül, şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanlığımda iki sene doluyor. Hükümetler sonuna kadar kalacak değil, her görevin sonu vardır. Zorsa, zorla yüz yüze gelecek olan yine bizleriz. Konular küçükken ne kadar çabuk çözüme kavuşturulmaya çalışılırsa, çözüm o kadar kolay olur. Türkiye’nin bir dolu meselesi var. Bunlar tek tek de ele alınabilir, bütün olarak da. İster Güneydoğu meselesi deyin, ister Güneydoğu meselesi, terör deyin ne derseniz deyin çözüme gitmek durumundayız. Bu çerçeve içinde baktığımızda durum şu; Noksanlığımız nedir eksikliğimiz nedir diye cesaretle bakabilmemiz lazım. Bunun en iyi yolu Türkiye’deki bütün demokratik standartları modern devletlerde olan standartlara yükseltmek. Bazı problemler niye var? Bundan on beş sene önce çok daha büyük olan problemler, şu anda önemli ölçüde çözüm yoluna girmiştir. Standartlar yükselince şikâyet mevzuları ortadan kalkıyor. Bir ara, televizyonlar için Kürtçe yayın suçtu, konuşmak suçtu şimdi değil. Güneydoğu meselesi vesaire başka konularla ilgili de böyle. İngiltere’de bazı konularda sorunlar niye olmuyor? Demokratik standartların yüksekliğinden...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT