BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Barış için kilit ülke TÜRKİYE

Barış için kilit ülke TÜRKİYE

Aralarında İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un da bulunduğu Türk gazetecilerle sohbet eden Suriye lideri Beşar Esad, “Türkiye’nin bölgedeki rolü bakımından rakibi yoktur. Suriye-İsrail barışında, Irak ve Lübnan meseleleri konusunda Türkiye her zaman önemli roller oynamıştır” dedi.



> HALEP - Nuri ELİBOL ‘BÖLGEDE RAKİBİNİZ YOK’ Aralarında İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un da bulunduğu Türk gazetecilerle sohbet eden Suriye lideri Beşar Esad, “Türkiye’nin bölgedeki rolü bakımından rakibi yoktur. Suriye-İsrail barışında, Irak ve Lübnan meseleleri konusunda Türkiye her zaman önemli roller oynamıştır” dedi. GÜL ÇİFTİ HALEP’E HAYRAN KALDI Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, Halep’in tarihî yerlerini gezdirdi. İki lider, ilk olarak tarihî Emevi Camii’ni ziyaret etti. Yoğun güvenlik tedbirleri altında gerçekleşen ziyarette Gül ve Esad, cami hakkında bilgi aldı. Ardından eşleri ile birlikte tarihî Halep Kalesi’ni gezen iki cumhurbaşkanı zirveden kenti izledi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Orta Doğu’daki problemlerin aşılmasında Türkiye’nin varlığının çok önemli olduğunu söyledi. Esad, Halep’teki sarayında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Suriye gezisine katılan Türk gazetecileri kabul ederek, iki ülke ilişkileri ve bölgesel meselelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. * Irak’ın kuzeyindeki PKK lider kadrosunun üçte biri Suriye’de. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? - Bu oranın doğru olduğunu sanmıyorum. Teröristin sayısı bir de bin de olsa Türkiye ile ilişkilerimiz değişmez. Sayı değil, terörün varlığı önemlidir. İki tane temel iş birliği alanımız var. Biri emniyetle ilgili. Bu bakımdan çok önemli adımlar kat ettik. Fakat bu meselenin aynı zamanda siyasi boyutunu da araştırmak lazım. Mesela Irak’ın içişleri. Aslında bunları Irak’ın içinde kim destekliyor, dönüp bakmak lazım. Bazı siyasi girişimler yapmak gerekmektedir. Bu meselede Irak’ın toprak bütünlüğü en önemli başlık. Irak’ın toprak bütünlüğü bozulursa, Irak parçalanırsa sayı artar veya azalır. Onun için diyorum ki, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması hararetle desteklenmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı Gül, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasına dikkat çekti. Başbakan Maliki bölücü güçlere karşı tutum aldı. FİLİSTİN HALKINI DESTEKLİYORUZ * ABD heyetinin Suriye ziyaretinde neler görüşüldü? - ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçen hafta bizi ziyaret etti. Bizden terörle mücadele konusunda iş birliği istedi. Halbuki birkaç gün önce de ABD’de yayınlanan raporda; ABD, bizi terörle destek vermekle suçluyor. Ben de kendilerine, teröre destek vermekle suçladığınız bir ülkeden nasıl bir iş birliği istiyorsunuz dedim. Aslında bu durum, açık bir şekilde kendi raporlarının, kendilerini ikna etmediğini gösteriyor. Suriye’nin teröre destek vermekten ne menfaati olabilir. Irak’ta bir terörist varsa, sadece ABD’lilere karşı savaşmıyor, aynı zamanda Iraklıları öldürüyor. Eğer onların terör diye kastettikleri şey, Filistin’deki direniş ise; biz hem Lübnan’daki, hem Filistin’deki direnişi destekliyoruz. Çünkü direnişi yapan, Filistin halkıdır. Halkın yaptığı bir direnişe kimse terör diyemez. O zaman biz terörü değil, halkı desteklemiş oluyoruz. Suriye halkı bütünüyle direnişi destekliyor. Halk, terörü mü desteklemiş oluyor o zaman? Türkiye’de Gazze katliamından sonra büyük gösteriler oldu, Türkiye halkı terörü mü, direnişi mi destekliyor? Direnişi desteklemeye devam edeceğiz. * Terörün tarifi konusunda ABD’lilerle görüşmelerinizde bir ortak noktaya yaklaşabildiniz mi? Hayır. ABD’liler, İsrailliler, onlara karşı olan herkesi terörist olarak nitelendiriyorlar. Bize göre bir toprağın işgali terör olayıdır. İnsanların kendi topraklarından def edilmesi terördür. Suçsuz insanların kendi evlerinde öldürülmeleri terördür. Bizim yaptığımız ise, teröre karşı direnişe destek vermektir. * Başbakan Erdoğan’ın Davos Zirvesi’ndeki tavrı, barış sürecinde Türkiye’yi devre dışı bırakır mı? - Orta Doğu’daki barış çabalarında aktif rol alma konusunda ülkeler arasında rekabet olabilir. Bazı ülkeler yapay rolleri üstlenebilirler. Ama bazı ülkelerin bu süreçte doğal rolleri vardır. İşte Türkiye’nin rolü, doğal bir roldür. Böyle role sahip olana kimse rakip olamaz. Türkiye, bölge ülkeleri için güvenilirliğini özellikle son 6 yılda ispatlamıştır. Türkiye, bağımsız hareket etmektedir. Gerçekçi tespitleri vardır. Tarafsızdır. Herkesle diyaloğu mevcuttur. Bu sebeple Orta Doğu’daki rolü çok önemlidir. Kimse Türkiye’yi bu açıdan görmezlikten gelemez. Türkiye’nin bu rol bakımından rakibi yoktur. Suriye-İsrail barışında, Irak ve Lübnan konusunda Türkiye önemli roller oynadı. Başbakan Erdoğan, orada bütün Türkiye halkının tepkisini verdi. Orada Başbakan’a yapılan saygısızlık, Türkiye halkına yapılan bir saygısızlıktır. Zaten ben Başbakan’dan başka bir türlü davranış da beklemiyordum. ÖNYARGILARIMIZ YIKILDI * Suriye-İsrail görüşmelerinde Türkiye tekrar rol alacak mı? - Daha bu dolaylı barış görüşmeleri başladığında bile, İsrail’le herhangi bir hükümet değişikliği olsa da, Türkiye’nin arabuluculuğunun devam edeceğini öngörmüştük. Türkiye’nin arabuluculuğu için yeni bir işaret vermemize gerek yok. Türkiye’nin de bizim de beklediğimiz, İsrail tarafından bu konuda bir işaret gelmesidir. Suriye-İsrail görüşmeleri tekrar başlarsa, Türkiye aktif olarak bu sürecin içinde olacaktır. Türkiye bu konuda bizim güvenimizi tam olarak almıştır ve tam yetkilidir. * Suriye’nin 10 yıl öncesine göre Türkiye’ye bakış açınızda bir değişiklik oldu mu? - Türkiye’ye ilk gelişimde, 20. yüzyılın başlarında yabancı güçlerin çatışmalarının malzemesi oluyorduk. Kendimizle ilgili bilgileri maalesef başkalarından alıyorduk. Hem Türk halkının, hem Türk yetkililerin muhabbetleri karşısında şok oldum. Biz, Türk halkının Suriye halkına bu kadar büyük sevgi duyduğunu beklemiyorduk. Türk halkının Irak savaşı sırasındaki tavrı sırasında; biz düşünürdük ki, bize öyle empoze edilirdi ki, Türkiye kendi kararlarını alamaz! 1 Mart tezkeresinin reddi, bu önyargıları yıktı. Artık biliyoruz ki, Türkiye bir karar alıyorsa, kendi iradesiyle alıyordur. * Yasaklar yüzünden internete giremedik. Demokratik reform çalışmaları hangi aşamada, Suriye açık topluma doğru gidecek mi? - İnternet teknik bir konu, yasak yok, baskı yok. Suriyeli giriyor. Bazı internet sitelerinin yasak olduğunu da biliyorum. (Gülerek) Suriyeliler, yasak olan sitelere de giriyorlar. Demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesi için bir takım çalışmalar yapıyoruz. Toplumun siyasi kararlara katılımını sağlamak için 2005 öncesinde ciddi bir açılım yaptık. Seçim yasasını belirledik. Şimdi Türkiye’den yerel yönetimler yasasını aldık, inceliyoruz..Yerel yönetimler yasasını çıkaracağız. Çabalarımız devam ediyor. Geçmişte tehlike vardı rahat hareket edemiyorduk. * Orta Doğu’da genellikle halktan kopuk liderler hakimdir. Siz farklı bir profil çizmeye mi çalışıyorsunuz? - Halka yakın olmak durumundasınız. Ben kendimi farklı biri olarak göstermek için bir gayret sarf etmiyorum. Ancak sokağın ne düşündüğü önemlidir. Lider, başarı için halkla iç içe olmalıdır. Reformları yapmak için halkın içine girmek zorundasınız. Halkın gönlünde meşruiyet kazanmak çok önemli. Halkın problemlerini raporlardan öğrenemezsiniz. Halkınızla bütünleşebilirseniz istikrarı sağlarsınız. İnsanlara ‘senin ülken çok iyi’ deyip de kenara çekilirsen olmaz, Halkla yaşayacaksınız. * İsrail’in açıklaması var; ‘Suriye barış görüşmelerinde samimi değil’ diye!.. - Nasıl samimi, nasıl ciddi olmayız, biz toprağımızı talep ediyoruz. * İsrail’in ülkenize uyguladığı ambargodan nasıl etkilendiniz? - Suriye’nin 2007’de büyümesi yüzde 7’ye kadar ulaştı, piramidin kaidesi dardır. Bu kaideyi nasıl büyüteceğiz, refahı halka nasıl yayacağız? İlk aşamada çok normal. Yolsuzlukla ve yoksullukla savaşmak, bürokrasiyi azaltmak gerekiyor. İnsanlar arasında fırsat eşitliği vermek gerekiyor. Görev dağılımı ve yatırımlarda fırsat eşitliği gerekiyor. Burada çok büyük bir zorluk var. Bilgi akışı gelişmiş bir ülke değiliz. Her alanda ambargolarla karşı karşıyayız. Uzmanlık ve bilgi alımında Türkiye‘den destek alıyoruz. Şu anda Türk firmaları Suriye’de yatırımlar yapıyor. Suriye, özelleştirme için henüz hazır değil. Mesela iletişim şu anda devlette. İletişimi özelleştirmeniz için, önce özerk bir yapı kurmanız gerekiyor. İRAN VE SURİYE MÜTTEFİK * Suriye Irak’ın toprak bütünlüğüne nasıl bakıyor? - Irak’ta mezhepsel ve etnik federalizme karşıyız. Bu durum Irak’ı parçalar. Irak’ın içişlerine karışmayız, ama muhtemel sonuçlardan etkileneceğimiz de açıktır. Irak’taki son yerel seçimlerde de görüldü ki, halk etnik ve mezhebe bağlı ayrımcılığa karşı. Buna karşı olanlar, seçimi kazandı. * İran ve Suriye ilişkileri... - İran, Suriye’nin müttefikidir. İttifak ilişkilerimiz var. İran’ın bölge ile ilgili politikalarını doğru buluyoruz ve destekliyoruz. Aynı şekilde Türkiye ile Suriye ilişkileri, ittifak ilişkileridir. Konjonktüre bakmak lazım, konjonktürü etkileyebilecek en önemli şey; Türkiye, Suriye ve İran’ın birlikte bir şeyler yapmasıdır. * Fenerbahçe ile aranız nasıl? - Ailem, ben, çocuklarımın hepsi Fenerbahçeliyiz. Fenerbahçe buraya maça geldi, sağ olsunlar, beni kulübe üye yaptılar ve bana bir üye kartı gönderdiler. Ayrıca çocuklarıma formalar gönderdiler. Bütün aile Fenerbahçeli olduk. Maçlarını takip ediyoruz. * Başbakan Erdoğan Fenerbahçeli, Cumhurbaşkanı Gül Beşiktaşlı. Arada kalmayın sakın!.. - Bu sene Beşiktaş’ı da davet ederiz Suriye’ye, böylece dengeyi kurarız... ABDULLAH GÜL: Obama’ya telkinlerde bulunduk ABD Başkanı Barack Obama’nın ziyaretinde Orta Doğu’yu da konuştuklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Bize empoze olmadı, aksine bizim telkinlerimiz oldu” dedi. Türk gazetecilerle yaptığı sohbette, Obama ile görüşmesi hakkında da açıklamalarda bulunan Gül, şu bilgileri verdi: “Obama, Türkiye’ye geldiğinde sadece Türkiye-ABD ilişkilerini konuşmadık. Bütün bölge meselelerini konuştuk. O ziyaret Türkiye içinde iyi değerlendirilemedi, iyi anlaşılamadı. Dünyanın en önemli ülkesinin başkanı, daha yüz günü dolmadan, Türkiye’ye geldi ve hiçbir empoze söz konusu olmadı. Empoze olmuşsa, bizim empozemiz olmuştur. Filistin-İsrail arasında şunu yapmanız gerekir, İran’ın nükleer meselesi ile şöyle uğraşın, Pakistan-Afganistan meselesinde böyle yapın dedik. Afganistan coğrafyası imparatorlukların battığı yer, Büyük İskender batmış, İngilizler, Sovyetler gitmiş. Biz bunları söyledik. Dikkatle dinledi.” Cumhurbaşkanı Gül; ABD’nin, Afganistan’ın ardından dünyadaki öncelikli meselesinin Pakistan olduğuna dikkat çekerek, bu konuda da Türkiye’nin rolüne vurgu yaptı. Gül, “Biliyorsunuz ilk defa devlet başkanı, askerin başı, istihbaratın başı birlikte Türkiye’ye geldi. Bunları anlattık. Sadece bilgi verme olmadı, görüşlerimizi koyup ‘şöyle yapmak lazımdır’ vurgusu yaptık” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT